Sivas'ta Prof. Dr. Mehmet Kanak, şiddet eğilimi ve önlenmesi hakkında ailelere ve eğitimcilere düşen sorumlulukları anlattı.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nden Prof. Dr. Mehmet Kanak, çocukluk döneminde şiddet eğiliminin erken belirtileri ve bunların önlenmesi için aileler ve eğitimcilerin rolü hakkında önemli bilgiler paylaştı. Şiddetin tek bir kaynağı olmadığını vurgulayan Kanak, biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin birleşimiyle oluştuğunu ifade etti.
Bilgi: Instagram'da @mersinhaber'i takip ederek anlık gelişmelerden daha hızlı haberdar olabilirsiniz.
Prof. Dr. Kanak, özellikle 0-6 yaş aralığının çocukların kişilik gelişimi açısından kritik bir dönem olduğunu belirtti. Bu dönemde çocukların çevrelerinden gözlem yoluyla öğrenmelerinin önemli olduğunu vurguladı. İhmal, istismar ve aile içi şiddete maruz kalan çocukların, zamanla bu durumu normalleştirme eğiliminde olduklarını ve şiddeti bir yaşam tarzı haline getirebileceklerini açıkladı.
Şiddet Eğilimi Gösteren Çocuklar
Şiddet eğilimi gösteren çocukların, duygularını düzenlemekte ve ifade etmekte zorluk yaşadığını dile getiren Kanak, bu çocuklarda empati yoksunluğu ve dürtü kontrolü eksikliklerinin sıkça gözlemlendiğini belirtti. Hayvanlara ve bitkilere zarar verme gibi davranışların bu çocuklar için sıradan hale gelebileceğini ifade etti. Bu tür belirtilerin erken fark edilmesi gerektiği konusunda uyarıda bulundu.
Aile içindeki sevgi ve güven ilişkilerinin, sağlıklı çocuk gelişiminin temelini oluşturduğunu vurgulayan Kanak, çocukların duygularını ifade etmelerine fırsat verilmesi gerektiğini kaydetti. Temel duyguların tanınması ve doğru bir şekilde yaşanmasının, şiddetin iletişim dili olarak benimsenmesinin önüne geçebileceğini belirtti. Ayrıca, yapılandırılmış ve kurallı oyunların, çocuklara beklemeyi ve duygularını kontrol etmeyi öğretmede önemli bir araç olduğunu ifade etti.
Eğitimcilerin, sınıf ortamında hoşgörüye dayalı sosyal becerileri kazandırmaya yönelik programlar uygulamalarının önemine değinen Kanak, çocukları yakından tanımanın ve onların duygularını anlamanın sosyal beceri kazandırmanın ilk adımı olduğunu belirtti.
Çocuklara yardımlaşma, paylaşma, sağlıklı iletişim ve özür dileme gibi davranışların kazandırılması gerektiğini vurgulayan Kanak, tüm bunların arkasında merhamet duygusunu öğretmenin yattığını belirtti. Son dönemde dijital medya ve çocuklarda şiddet eğilimi ilişkisi üzerine yapılan araştırmalara da değinen Kanak, şiddet içerikli dijital oyunların çocukların şiddete yönelmesinde etkili olabileceğini belirtti. Ancak şiddetin tek kaynağının dijital araçlar olarak görülmesinin yanlış olduğunu ifade etti. Kanak, dijital araçların kontrollü kullanımının sağlanması ve içeriklerin denetlenmesinin ebeveynlerin sorumluluğunda olduğunu belirtti. Bu bağlamda ebeveynlerin, dijital ebeveynlik becerilerini geliştirmelerinin önemine dikkat çekti.