Giresun Sokakbaşı Mahallesi'nde Yöresel Bıçak Üretimi Yapılıyor
Giresun’un Sokakbaşı Mahallesi’nde bıçak üretimiyle uğraşan Haluk Kemal Yücesan, 40 yaşında çırak olarak başladığı bu meslekte, kentin bıçakçılık kültürünü yaşatmaya devam ediyor.
Giresun'un bıçak mirasını yaşatan Haluk Kemal Yücesan, 1999 yılında meydana gelen Marmara Depremi sonrasında İstanbul'dan memleketi Giresun'a dönerek, burada bıçakçılık mesleğine adım attı. 66 yaşındaki Yücesan, usta olarak çalışmaya başladığı dönemde, ustası "Çavuş Ömer" lakaplı Ömer Saraçoğlu'nun yanında çıraklık yapmaya başladı. Yücesan, mesleğin köklerinin geçmişe dayandığını vurguladı ve ustasının babasının bıçakçılığı Rum kökenli Anton Usta'dan öğrendiğini belirtti. Bu bağlamda, Giresun'daki bıçak yapımının kuşaktan kuşağa aktarılan bir gelenek olduğunu ifade etti.
Yücesan, İstanbul'dan ayrılma kararının arkasında yaşadığı psikolojik etkiler bulunduğunu dile getirerek, "Giresun'a geldikten sonra ustamın dükkanının önünden geçerken sohbet ettik. Dükkanı kapatacağını söyledi. ‘Bu Çin malı bıçaklarla uğraşamıyorum, öğrenecek kimse de yok’ deyince ben de ‘Bana öğret’ dedim. Ertesi gün sabah 6’da dükkana gittim; o günden beri bu mesleği yapıyorum" dedi.
Bıçak Kültürü ve Çeşitleri
Giresun'un bıçak kültürünün hem Türkiye'de hem de dünya genelinde ayrı bir öneme sahip olduğunu ifade eden Yücesan, çocukluğundan beri bıçaklarla iç içe büyüdüğünü söyledi. "Giresun’da hemen herkesin cebinde ya da belinde bir bıçak olurdu. Çocukluğumuzda oyuncaklarımızı bile kendimiz yapar, bunun için bıçak kullanırdık" diyen Yücesan, Giresun'da üretilen bıçakların sadece birer kesici alet olmadığını, her birinin farklı bir isim ve hikaye taşıdığını belirtti. "Giresun Saldırması, Yılan Dili, Sepet bıçağı, Kanun bıçağı gibi çeşitlerimiz var" diye ekledi.
Bıçakların kullanım amacına göre şekillendiğini belirten Yücesan, "Örneğin ‘Kanun bıçağı’ yasaklı olan sivri uçlu bıçakların dönemi geldiğinde ucu yuvarlatılarak yapılmış. ‘Giresun Saldırması’ ise koltuk altından kolayca çekilebilmesi için özel kavisli bir yapıya sahip. ‘Yılan Dili’ bıçağı da sepet yapımında ve savunma amaçlı kullanılmış. Her birinin kendine ait bir geçmişi ve hikayesi vardır" şeklinde konuştu.
Meslek Hayatı ve Çırak Yetiştirme
40 yaşında bıçakçılığa başlayan Yücesan, mesleğinde büyük bir özveriyle çalışıyor. "26 yıldır pazar günü dahil dükkanımda çalışıyorum. Bu iş sabır ve emek ister. Yeni nesil daha hızlı sonuç almak istiyor ama bu meslek göz nuru ister" dedi. 2010 yılında 'Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı' olarak onay aldığını belirten Yücesan, bugüne kadar birkaç çırak yetiştirdiğini ancak gençlerin ekonomik nedenlerle mesleği sürdürmekte zorlandığını ifade etti. Oğlunun da bu işi öğrendiğini ancak geçim sıkıntısı nedeniyle başka bir şehre gittiğini belirten Yücesan, Giresun’un bıçak kültürünün devam etmesini istediğini vurguladı.
Yücesan, “Biz burada sadece demiri dövmüyoruz; aynı zamanda Giresun’un kimliğini yaşatıyoruz” diyerek, bıçakçılığın sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir kültür olduğunu da söyledi.