İstanbul'da Hakim İzzet Durak, Okulda Şiddet ve Aile Yapısı Üzerine Değerlendirmelerde Bulundu
İstanbul'da Hakim İzzet Durak, okul saldırılarıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Aile yapısının çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çeken Durak, sorunlu ailelerin çocukları suça itebileceğini belirtti. Ayrıca, akran zorbalığının okul saldırılarındaki motivasyonun başında geldiğini ifade etti.
Uyuşturucu ile mücadele ve bağımlılıkla ilgili eserleriyle tanınan Hakim İzzet Durak, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarını değerlendirerek, bu olayların yalnızca anlık bir patlama değil, uzun yıllar süren ihmal ve sorunların bir sonucu olduğunu belirtti. Durak, "Dünyada suç işleyen kişi kadar sebep vardır; ancak çocuklar için en büyük faktör aile yapısıdır" dedi.
Aile Yapısının Rolü
Durak, suça itilen çocukların profilini inceleyerek, parçalanmış ailelerin ve aile bireylerinden birinin kriminal geçmişinin risk oluşturduğunu söyledi. Sevgi eksikliğinin, çocukları suça iten en temel faktörlerden biri olduğunu vurgulayan Durak, "Çocuğun ailede sevgi görmemesi, varlığının farkına varılmaması onu başka yollarla kendini ispat etmeye iter. Çocuk kendisini dışlanmış ve değersiz hissettiği an, bir suçlu adayı yetiştiriyoruz demektir. Sokakta geçirilen zamanın artması ve kriminal çevrelerle temas da durumu hızlandırıyor" şeklinde konuştu.
Akran Zorbalığı ve Şiddet
Durak, Türkiye’de yeni görülmeye başlanan ancak dünya genelinde yaygın olan okul saldırılarının arkasındaki en büyük motivasyonun "akran zorbalığı" olduğunu belirtti. "Okulda alay edilen, lakap takılan ve dışlanan çocuk, intikam duygusuyla şiddete yöneliyor. Bu saldırılar aslında birer intihar saldırısıdır; çünkü çocuk eylemden sonra başına ne geleceğini bilerek bu işe kalkışıyor" dedi.
Rehberlik Servislerine Dikkat
Toplumun olaylar sonrası "güvenlik önlemleri artırılsın" talebinin yetersiz olduğunu savunan Durak, çözümün rehberlik servislerinde olduğunu ifade etti. "Dünya standartlarında bir rehber öğretmen en fazla 250 öğrenciye bakmalıdır; bizde bu sayı çok üzerindedir. Çocuk sosyal medyada veya arkadaş ortamında planlarını anlatarak aslında sinyal verir. Bu sinyalleri yakalayacak olan uzmanlardır" şeklinde açıklamalarda bulundu.
Durak, medyada haberlerin veriliş biçimi ve dizi senaryolarının suçu özendirdiğine de dikkat çekti. "Medya kendi oto sansür uygulamalı. Kanlı görüntüler paylaşılmamalı ve fail asla kahraman gibi sunulmamalıdır. Bu, başkalarında ’gündeme gelme’ isteği uyandırır. Son 25 yılda çeteleri ve mafyayı yücelten senaryolarla ’ne olursan ol güçlü ol’ mesajı verildi. Etik ve manevi değerler hiçe sayıldı, bu da genç nesilde suç işleme oranını artırdı" dedi.
Son olarak, ailelerin çocuklarını takip etmesi gerektiğini belirten Durak, "Klinik yardım önerildiyse mutlaka üzerine gidilmeli. ’Benim çocuğum yapmaz’ demek yerine, çocukla bağ kurmak ve ona sınırları hatırlatmak hayati önem taşıyor. Türkiye’de bu olaylar artık yaşanmaya başladıysa, yarın tekrar etmeyeceğinin garantisi yok" ifadelerini kullandı.