Sağlık »

Antalya'da Her 100 Erkek Bebekte İnmemiş Testis Görülüyor, Erken Tanı Hayati Öneme Sahip

Antalya'da her 100 erkek bebekten yaklaşık 3'ünde görülen inmemiş testis durumu, erken tanı konulması halinde tedavi edilebiliyor. Uzmanlar, ebeveynlerin bu konuda dikkatli olmaları gerektiğini vurguluyor.

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Uçar, çocukluk döneminde sık rastlanan ancak ebeveynler ve birinci basamak hekimlerin bu konuda yeterince bilgi sahibi olmaması nedeniyle gözden kaçabilen ürolojik rahatsızlıklar hakkında bilgi verdi. Özellikle inmemiş testis konusunda farkındalığın artırılması gerektiğini vurgulayan Uçar, zamanında konulan tanı ve cerrahi müdahalenin önemine dikkat çekti.

Testis Yolculuğu

İnmemiş testisin, anne karnındaki gelişim sürecine bağlı olarak ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Uçar, testisin normalde karın içerisinde yer alan bir organ olduğunu, çocuk anne karnında büyürken kasıklara doğru hareket ettiğini ve doğuma yakın dönemde kasık kanalından geçerek torbalara indiğini belirtti. Testisin karın içinde başlayıp torbalarda sonlanan bir yolculuğu olduğunu söyleyen Uçar, bu sürecin tamamlanamadığı durumlarda inmemiş testisten bahsedildiğini ifade etti. "Yaklaşık 100 erkeğin 3’ünde doğduğunda bu testis yerinde olmuyor. O yolculuğunu tamamlayamamış oluyor" dedi.

Prof. Dr. Uçar, doğumdan sonra 3 ila 6 ay içerisinde bazı testislerin kendiliğinden torbaya ulaşabildiğini aktararak, bu nedenle doğar doğmaz cerrahi müdahale yoluna gidilmediğini, ancak ilk 6 ay içerisinde çocuk ürolojisi muayenesinin önemli olduğunu kaydetti.

Önemli Kontroller

Genital bölgenin mahrem kabul edilmesi nedeniyle bu durumun zaman zaman gözden kaçabildiğini belirten Uçar, özellikle annelerin ve babaların alt değiştirme sırasında bu konuya dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Ailelerin testislerin torbalarda olup olmadığına dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Uçar, şüphe duyulması halinde uzman hekime başvurulmasının önemine değindi. Uçar, "Anneler çocukların bezini değiştirirken testislerin torbalarda olup olmadığını kontrol etmeli. Bu konuda bir şüpheleri varsa bir uzman hekime çocuklarını muayene ettirmeleri çok önemli" şeklinde konuştu.

Tümör Riski ve Diğer Sorunlar

İnmemiş testisin tedavi edilmesinin neden önemli olduğunu da aktaran Prof. Dr. Uçar, bu durumun ilerleyen süreçte çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekti. Uçar, "İnmeyen testislerde hücresel değişiklikler 3 aydan sonra hemen başlıyor ve o testiste tümör görülme ihtimali normal testislere göre 4-5 kat daha yüksek" diye belirtti.

Prof. Dr. Uçar, ayrıca inmemiş testislerde torsiyon riskinin de daha yüksek olduğunu vurgulayarak, "İnmeyen testislerin kendi etrafında dönerek beslenmesinin bozulması ve doku kaybına gitme ihtimali sağlıklı testislere göre 10 kat daha fazla" dedi.

Bu nedenlerle inmemiş testis tanısının ilk 6 ayda konulmasını, cerrahi tedavinin ise 6 ay ile 1 yaş arasında gerçekleştirilmesini istediklerini belirten Uçar, ailelerin şüphe duyduklarında çocuk hastalıkları uzmanı, üroloji uzmanı ya da aile hekimine başvurabileceklerini söyledi.

Haftada 1-2 Tedavi

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nin bu alanda önemli merkezlerden biri olduğunu kaydeden Uçar, muayenede ele gelen testisler olduğu gibi ele gelmeyen ve halen karın içerisinde bulunabilen testislerle de karşılaştıklarını ifade etti. Hem ele gelen hem de ele gelmeyen testislerin cerrahi tedavisini yapabildiklerini belirten Uçar, haftada 1-2 kez bebeğin bu tanıyla tedavi edildiğini söyledi. Uçar, "Testisleri yerine indirdiğimizde hem babalık oranlarının düşme riskini hem de testiste tümör gelişme oranlarını azaltmış oluyoruz" dedi.

Diğer Çocuk Ürolojisi Hastalıkları

Çocuk ürolojisi yalnızca inmemiş testislerle sınırlı olmadığını belirten Uçar, bu alanın çocukların hem doğumsal hem de kazanılmış hastalıklarının tanı ve tedavisini kapsadığını anlattı. Böbrekler, üreterler, mesane ve üretra gibi organların tüm hastalıklarının çocuk ürolojisinin ilgi alanında olduğunu belirten Uçar, toplumda sık görülen idrar reflüsü ve üriner sistem taş hastalıklarına da dikkat çekti.

İdrar reflüsünün mide reflüsü ile sık karıştırıldığını söyleyen Uçar, "Normalde idrarın böbreklerden mesaneye doğru tek yönde aktığını, eğer mesaneden tekrar böbreklere kaçıyorsa buna reflü deniliyor" dedi. Çocuklarda tekrar eden idrar yolu enfeksiyonları durumunda reflü araştırılması gerektiğini vurgulayan Uçar, sık idrar yolu enfeksiyonu yaşayan çocukların çocuk ürolojisi değerlendirmesinden geçmesini önerdi.

Türkiye’nin sıcak iklim kuşağında yer almasının çocuklarda üriner sistem taş hastalığını artırdığını söyleyen Uçar, ayrıca idrar yolu enfeksiyonu geçiren ve idrarında kan görülen çocukların da bu açıdan değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.


Daha fazlası ve daha hızlı bilgi için sizde;
Facebook'ta @mersihnaber 'i
Instagram'da @mersinhaber 'i veya
Twitter'da @mersinhaber 'i takip edebilirsiniz.
İlk olarak anlık gelişmeleri sosyal medya hesaplarımızdan paylaşıyoruz.. Dilerseniz sosyal medya hesapları üzerinden sizlerde bir olayı ihbar edebilir veya bir gelişmeden bizleri haberdar edebilirsiniz.