Samsun'da Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Gökhan Özgür, Ekran Bağımlılığı Nedeniyle 2050'de Nüfusun Yarısının Miyop Olabileceğini Açıkladı.
Samsun'da artan ekran bağımlılığı, göz sağlığını tehdit ederken, Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Gökhan Özgür, bu alışkanlıkların devam etmesi halinde 2050'de dünya nüfusunun yarısının miyop olabileceğini ifade etti.
Teknolojinin günlük yaşamda giderek daha fazla yer edinmesiyle birlikte ekran bağımlılığı, bebeklerden yetişkinlere kadar her yaş grubunda yaygın hale geliyor. Uzun süre yakına odaklanmanın gözlerde kalıcı hasarlara yol açabileceği belirtiliyor. Medicana International Samsun Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği'nden Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Özgür, ekran karşısında geçirilen sürelerin artmasının göz sağlığını tehdit ettiğini vurguladı. Günlük hayatın büyük bir bölümünü ekranlara bakarak geçiren insanların göz kuruluğu, yanma, batma, kızarıklık ve geçici bulanık görme gibi şikayetlerle karşılaştığını ifade etti. Bu sorunların yaşam kalitesini düşürdüğünü söyleyen Özgür, ekran kullanımının mümkün olduğunca sınırlandırılması gerektiğini belirtti.
Dr. Özgür, "Ekran süreleri, dünyada da kayda değer bir artış gösterdi. Çoğumuz uzaklara bakmaktan kaçınıyoruz. Uzak mesafe deyince genellikle araç kullanmak akla geliyor. Ancak günlük hayatta 4-10 saat arası ekran başında geçirilen zaman var. Bu süre içinde yakına odaklanmak, özellikle çocuklar ve gençler için risk oluşturuyor. Yetişkinlerde de göz kuruluğu ve diğer sorunlar sıkça görülüyor. Çağrı merkezi çalışanları, muhasebeciler ve bankacılar gibi meslek grupları, uzun süre ekrana baktıkları için göz kuruluğu ile ilgili şikayetler yaşıyor. Bu durum yaşam kalitesini ciddi anlamda etkiliyor. Ekran sürelerini ihtiyaç dışında azaltmak, bilgisayar ve telefon kullanımını kısıtlamak gerekiyor" dedi.
"Ekran süreleri bu şekilde devam ederse 2050’de dünya nüfusunun yarısı miyop olacak"
Artan ekran bağımlılığı, toplum sağlığı açısından büyük bir sorun haline geliyor. Dr. Öğr. Üyesi Özgür, çocukların göz gelişimi devam ettiği için yakına bakmanın risklerini artırdığını belirtti. Gelecekte, eğer ekran süreleri bu şekilde devam ederse, 2050'de dünya nüfusunun yarısının miyop olacağı öngörülüyor. Bu oran oldukça yüksek. Çocuklar, ekran sürelerini artırarak yakından bakmaya devam ediyor. Ne kadar yakına uzun süre bakarsak, miyopi riski o kadar artıyor. Uzak mesafe görme sorunları ve gözlük kullanma ihtiyacı da ortaya çıkıyor."
"Ekranın dibine girmeden 35-40 santim uzaktan izlenmeli"
Özgür, zorunlu durumlarda bile ekrana çok yakından bakılmaması gerektiğinin altını çizdi. "Miyop’un derecesi önemlidir. 3 numaraya kadar hafif miyop sayarız. 3-5 arası orta miyop olarak kabul edilir. 5-6 numara ve üzeri ise ileri yüksek miyop olarak değerlendirilir. İleri yüksek miyoplar gözlükle görebilir, ancak retinayla ilgili ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. 2050’de dünya nüfusunun yarısının miyop olacağı, bunun yüzde 10’unun yüksek miyop olacağı öngörülüyor. Bu durum, toplum sağlığı açısından ciddi riskler taşıyor. Ekran sürelerini, zorunluluk yoksa mümkün olduğunca kısıtlamak en önemlisi. Çocuklarımızın ekran sürelerini de kontrol altında tutmalıyız. Göz sağlığı için, ekrana en az 35-40 santim mesafeden bakılmalı ve aralarda uzağa bakarak gözler dinlendirilmelidir." şeklinde konuştu.
"Bir gözde olan bozukluk anlaşılamayabilir, rutin muayene bu yüzden önemli"
Özgür, rutin göz muayenelerinin önemine de değinerek, "Yenidoğan döneminden itibaren muayenelerin yapılmasını öneriyoruz. İlk 3 ayda muayene yapılması önemli. Eğer bir sorun yoksa, yıllık kontroller öneriyoruz. Özellikle 5 ve 7 yaşları, okul çağında miyopinin başlaması açısından kritik dönemlerdir. Bir gözde bozukluk varsa, diğer göz iyi görüyorsa, bu durumun anlaşılması zor olabilir. Rutin taramalar ve muayenelerle bu sorunlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle, ilkokul çağındaki çocukların yılda bir kez mutlaka kontrol ettirilmesi gerekiyor." dedi.