Antalya'da Kızını Kaybeden Aile, Oğluna Organ Bağışıyla Hayat Verdi
Antalya’da, karaciğer nakli bekleyen 10 yaşındaki Süleyman Taşkesen, 9 yaşındaki bir çocuğun organ bağışı sayesinde sağlığına kavuştu. Ailesi, kızlarını kaybettikten sonra oğulları için umut oldu.
Antalya'da yaşayan 10 yaşındaki Süleyman Taşkesen, 1 yaşında karaciğer yetmezliği tanısı aldıktan sonra yaklaşık bir yıl boyunca karaciğer nakli için bekledi. Ailesi, Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi'ne başvuruda bulundu. Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu tarafından yapılan değerlendirmede, Süleyman için uygun canlı donör bulunamadığı için kadavra bağışı bekleme listesine alındı. İki hafta önce, 9 yaşındaki bir çocuğun vefatının ardından, ailesinin organlarını bağışlamasıyla Süleyman’a uygun karaciğer bulunduğu bildirildi. Gaziantep’te yaşayan Taşkesen ailesi, haberi alır almaz Antalya’ya yola çıktı. Süleyman, Antalya’ya ulaştığı sabah ameliyata alındı ve başarılı bir nakil gerçekleşti. Küçük çocuk, yıllardır süren hastalığın zorluklarından kurtulmuş oldu.
Kızını Kaybeden Aile İçin Yeni Bir Umut
Nakil süreci hakkında bilgi veren Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu, Süleyman’a 2 hafta önce kadavradan karaciğer nakli yapıldığını belirtti. Ailenin yaklaşık bir yıl önce merkeze başvurduğunu ifade eden Aliosmanoğlu, uygun canlı donör bulunamadığını vurguladı. Ülkemizde kadavra bağışının yetersiz olduğunu dile getiren Aliosmanoğlu, aynı ailenin daha önce kızları için de nakil başvurusunda bulunduğunu, ancak uygun organ bulunamadığı için kaybettiklerini aktardı. Bu sefer, Süleyman’a kadavradan organ nakli ile şans tanındı.
Organ Bağışı Hayat Kurtarıyor
Vefat eden bir çocuğun ailesinin organ bağışı kararıyla Süleyman’ın nakil şansı bulduğunu ifade eden Aliosmanoğlu, ameliyat sonrası sürecin iyi gittiğini söyledi. Aliosmanoğlu, organ bağışının canlı donör bulunamayan hastalar için hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Toplumsal duyarlılığın artması gerektiğine dikkat çeken Aliosmanoğlu, yeterli bağış olduğunda hastaların tedavi edilebileceğini vurguladı. Türkiye'de yıllık yaklaşık 1.500 ile 2.000 arasında karaciğer nakli gerçekleştirildiğini belirten Aliosmanoğlu, bunun yanında çok sayıda hastanın karaciğer nakli beklediğini sözlerine ekledi.
Beyin Ölümü ve Kadavra Bağışı
Kadavra bağışının beyin ölümü gerçekleşen hastalardan yapılabildiğini anlatan Aliosmanoğlu, beyin ölümünün geri dönüşü olmayan bir durum olduğunu ifade etti. Hasta yakınlarının beyin ölümünü bitkisel hayatla karıştırabildiğini belirten Aliosmanoğlu, bu durumun yanlış anlaşılmaması gerektiğinin altını çizdi. Kadavra bağışının, beyin ölümü gerçekleşmiş hastalardan yapıldığını ve bağış yapılmadığında bu kişilerin zaten hayatını kaybettiğini anlattı.
Anne Arzu Taşkesen'in Duyguları
Anne Arzu Taşkesen, oğlunun nakil sürecini anlatırken, 7 yıl önce aynı hastalık nedeniyle kızlarını kaybettiklerini dile getirdi. Kızına geç kalındığını ve nakil yapılamadığı için kaybettiklerini belirten Taşkesen, "Süleyman için erken müdahale etmek istedik" dedi. Canlı donör olmasının risk taşıdığını ifade eden Taşkesen, doktorlarının kendilerini kadavra bağışına yönlendirdiğini söyledi.
Bir Ailenin Acısı ve Sevinci
Nakil olacağı haberini aldıklarında hem sevinç hem de başka bir ailenin acısını yaşadıklarını belirten Taşkesen, "Bir çocuktan vefat haberi geldi, hemen yola çıktık" ifadelerini kullandı. Organ bağışının sadece bir hastayı değil, tüm aileyi etkileyen bir karar olduğunu vurgulayan Taşkesen, insanların bu durumu anlaması gerektiğini söyledi. Süleyman’ın nakil öncesi yaşadığı sıkıntıları da dile getiren Taşkesen, artık sağlıklı bir hayat sürmesini umut ettiklerini belirtti.
Donör Aileye Mektup
Taşkesen, oğluna bağışlanan çocuğun ailesine duyduğu minneti bir mektupla dile getirdiğini ifade etti. Kaybettiği kızının acısını yaşadığı için donör ailenin acısını çok iyi anladığını belirten Taşkesen, "Böyle bir şeyi başarmışlar" diyerek, donör ailenin cesaretini takdir etti. Mektubunda, "Bana yaşattığınız mutluluğun tarifi yok" ifadelerine yer verdi. Ayrıca, kaybettiği kızına ve oğluna olan duygu ve düşüncelerini de aktardı.
Son Olarak
Baba Taşkesen de oğlunun yıllardır hastalıkla mücadele ettiğini ve naklin ardından büyük mutluluk yaşadıklarını söyledi. Kızlarını kaybetmenin acısını taşıdıklarını ifade eden baba Taşkesen, "İbrahim hocaya çok teşekkür ediyorum" diyerek, oğlunun sağlığına kavuşmasını sağlayan doktorlara minnettar olduklarını belirtti.