Gaziantep'te Tekrarlayan Omuz Çıkıkları Hakkında Bilgilendirme Yapıldı
Gaziantep'te omuz çıkıklarıyla ilgili önemli bilgiler paylaşan uzmanlar, tekrarlayan omuz çıkıklarının genellikle ilk çıkığın ardından ortaya çıktığını belirtti. Bu durumun, omuzu yerinde tutan yapılar üzerinde kalıcı hasarların oluşmasından kaynaklandığı ifade edildi.
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Burçin Karslı, omuz ekleminin vücudun en hareketli ve sık çıkan eklemi olduğunu vurguladı. İlk omuz çıkığının genellikle bir travma sonrası gerçekleştiğini belirten Dr. Karslı, bazı hastalarda bu durumun başlangıçta travmayla oluşsa bile ilerleyen süreçte küçük hareketlerle tekrar edebileceğini ifade etti. Bu tablo, tekrarlayan (Rekürren) omuz çıkığı olarak adlandırılmaktadır.
Tekrarlayan omuz çıkığının en önemli nedeninin ilk çıkık sırasında oluşan kalıcı hasarlar olduğunu açıklayan Dr. Karslı, bu hasarları şu şekilde sıraladı: "Labrum yırtığı (Bankart lezyonu), kapsül gevşekliği, kemik kayıpları, doğuştan bağ gevşekliği ve uygun olmayan ya da gecikmiş tedavi." Bu durumun, genellikle genç ve aktif bireylerde daha sık görüldüğünü belirtti.
Dr. Karslı, ilk omuz çıkığı 25 yaş altında gerçekleşmişse, sonraki yıllarda tekrar çıkma olasılığının arttığını hatırlatarak, özellikle temas sporları ile kolun baş üstü kullanıldığı branşlarda tekrarlama oranlarının daha yüksek olduğunu ifade etti.
Tekrarlayan omuz çıkığı yaşayan hastalarda, omuzun bazen tam çıkma (Dislokasyon) ya da kısmi çıkma (Subluksasyon) hissi verebildiğini kaydeden Dr. Karslı, diğer belirtileri de şöyle sıraladı: "Kol belli pozisyona geldiğinde, özellikle baş üstüne kalkıp geriye döndüğünde boşalma, yerinden çıkacak gibi olma ve güvensizlik hissi tarif edilmektedir. Ayrıca, tekrarlayan çıkık sonrası ağrı, güçsüzlük ve omuzda hareket kısıtlılığı da gelişebilir. Bazı hastalar, omuzlarının çıkmaması için günlük hayatta bazı hareketlerden kaçınmaya başlar."
Omuz hareket açıklığı, kas gücü ve omuz etrafındaki hassasiyetin muayene sırasında önemli olduğunu belirten Dr. Karslı, "Stabiliteyi değerlendiren özel testler (Apprehension, relocation vb.) yapılır. Ayrıca, direkt röntgen, MR veya MR artrografi ve BT (Bilgisayarlı tomografi) gibi görüntüleme teknikleri de kullanılmaktadır." dedi.
Tedavi yöntemlerinin hastanın yaşı, aktiviteleri, mesleği, spor düzeyi, çıkık sayısı ve görüntüleme izlerine göre planlandığını ifade eden Dr. Karslı, tedavi seçenekleri hakkında şu bilgileri aktardı: "Konservatif (ameliyatsız) tedavi, daha ileri yaşta, aktivitesi düşük, çıkık sayısı az ve stabilite sorunu hafif olan hastalarda düşünülebilir. Cerrahi tedavi ise, tekrarlayan omuz çıkığı olan, günlük hayatı ve spor aktiviteleri etkilenen hastalarda genellikle kalıcı çözüm sunar. Tekrarlayan omuz çıkıklarında uygulanan cerrahi seçenekler arasında artroskopik bankart onarımı ve kemik bloğu ameliyatları yer alır."
Ameliyat sonrası sürecinin de önemli olduğunu vurgulayan Dr. Karslı, "Bir süre omuz askısı kullanımı gereklidir. Ardından kontrollü pasif ve aktif hareketlerle başlayan rehabilitasyon programı, kas güçlendirme ve propriosepsiyon (eklem hissi) egzersizleriyle devam eden bir süreç gerektirir. Spora dönüş süresi, uygulanan cerrahinin türüne ve hastanın durumuna göre değişiklik gösterebilir ve genellikle birkaç ay sürer." ifadelerini kullandı.
Dr. Karslı, "Omuzunuz bir kez bile çıkmışsa, özellikle genç ve aktifseniz, mutlaka bir ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelisiniz." diyerek, aşağıdaki durumlarda da zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini belirtti: "Omuzunuz tam çıkmasa bile, belirli hareketlerde yerinden oynayacakmış gibi his, güvensizlik veya ani boşalma hissi yaşıyorsanız. Tekrarlayan ağrı, gece ağrısı, güçsüzlük veya hareket kısıtlılığı varsa. Spor yaparken omuzda sık sık 'atlama, takılma, yerinden çıkacak gibi olma' hissi oluşuyorsa."
Erken tanı ve tedavi ile tekrarlayan çıkıkların önüne geçmenin mümkün olduğunu söyleyen Dr. Karslı, "Omuzdaki kalıcı hasarı ve ileride gelişebilecek kireçlenmeyi (artroz) azaltmak, hastanın spora ve günlük hayatına güvenli bir şekilde dönmesini sağlamak mümkündür." ifadelerini kullandı.