İstanbul Topkapı Sarayı Harem Bölümü, 'Cariyeler Taşlığı' ziyarete açıldı.
Topkapı Sarayı Harem Bölümü’nde yer alan 'Kadınefendiler ve Cariyeler Taşlığı', kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından ziyarete açıldı.
Topkapı Sarayı’nın Harem Bölümü’nde bulunan ‘Kadınefendiler ve Cariyeler Taşlığı’, Milli Saraylar Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen geniş kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından ziyaretçilere kapılarını açtı. Harem, yapısal olarak 'haremde yaşayanlar' ve 'hareme hizmet edenler' olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır. Harem'e hizmet eden erkek görevliler 'karaağalar', kadın görevliler ise 'cariye' olarak adlandırılmaktadır. Cariyeler, harem düzeninin ikinci halkasında yer almakta ve bu yapı içerisinde konumlanan Cariyeler Taşlığı, haremde gündelik yaşamın sürdüğü merkezlerden biri olarak öne çıkmaktadır.
İlk kez detaylı bir anlatımla sunuldu
Gezi güzergahında yer alan ancak daha önce sınırlı erişime açık kalan ‘Kadınefendiler ve Cariyeler Taşlığı’, restorasyonun tamamlanmasının ardından ilk kez kapsamlı bir şekilde ziyaretçilere sunulmuştur. Yeni düzenleme ile ziyaret süresine yaklaşık 20 dakika eklenmiş ve mekanın mimari bütünlüğü üzerinden saray içi yaşamın tüm aşamaları daha anlaşılır hale getirilmiştir. Kadınefendiler ve Cariyeler Taşlığı, üç kadınefendi dairesi, cariyeler koğuşu, çamaşırhane, mutfak, kiler, hamam, kahve ocağı ve yardımcı birimlerden oluşan çok katmanlı bir yapıya sahiptir. Gündelik hayatta cariyeler, dil ve din eğitiminin yanı sıra adab-ı muaşeret, el sanatları ve çeşitli hizmet alanlarında yetiştirilmiş ve dinlenme ile eğlenme imkanı bulmuşlardır. ‘Kadınefendiler ve Cariyeler Taşlığı’, Topkapı Sarayı’nın kapalı olduğu salı günleri dışında her gün 09.00–17.30 saatleri arasında, mevcut ziyaret düzeni çerçevesinde ek ücret alınmaksızın gezilebilecektir.
"Mimari ve tarihi açıdan önemli bir alan"
Restorasyon çalışması hakkında bilgi veren Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, "Bugün bu önemli mekanların ziyaretçilerle buluşması için bir aradayız. Topkapı Sarayı’nın şu an Cariyeler Taşlığı olarak bilinen çok önemli bir avlusundayız. Burası, mimari açıdan ve saray teşkilatında önemli bir nokta. Zira Harem bölümü, Topkapı Sarayı’nın hem yerli hem de yabancı ziyaretçiler tarafından en çok merak edilen bölümü; burası onun kalbidir. Burada yanımızda bulunan koğuşlarda da Cariye Koğuşları yer almaktadır. Bu cariyeler, Valide Sultan’dan başlayarak Osmanlı sarayında, padişah ailesinin hizmetinde bulunan özel görevlilerdir" dedi.
"Cariyeler Taşlığı'nın yapıları 17. yüzyıla ait"
Restorasyonu yapılan mekanın 17’inci yüzyılın sonlarına ait olduğunu belirten Yasin Yıldız, "Buradaki mimari kompozisyon ve içeride sergilediğimiz taşınabilir eserler, bize önemli bilgiler sunuyor. Eğitimlerin ve pratiklerin yansımalarını ziyaretçilerle buluşturacak bir düzen oluşturduk. Cariyeler Taşlığı'nın bugün açılan bölümlerindeki yapılar, 17’inci yüzyılın sonuna ait. Bu durum; 1660'lı yıllarda gerçekleşen Harem yangınından sonra kurulan düzen açısından büyük önem taşımaktadır. Geçtiğimiz yıl bu döneme ait Kara Ağalar Taşlığı ve bağlı birimleri de ziyaretçileri ile buluşturmuştuk" şeklinde konuştu.
"Altı yıllık restorasyon süreci tamamlandı"
Restorasyon çalışmasının 6 yıl sürdüğünü ifade eden Yasin Yıldız, "Bu süreçte, yerli ve yabancı ziyaretçilerin büyük bir ilgisiyle karşılaştık. Zira bu alanlar, Topkapı Sarayı Harem’inin daha önce görülmemiş ve çok özgün bölgeleridir. Restorasyon çalışmaları 2020 yılında başlamış olup, 6 yıllık bir süreç kapsamaktadır. Bu süreçte öncelikli olarak mimari restorasyonlar gerçekleştirilmiştir. Yaklaşık 350 yıllık binalardan bahsetmekteyiz" dedi.
"Osmanlı çini sanatının örnekleri sergileniyor"
Onarımı yapılan bölümde çini sanatının muazzam örneklerinden eserler olduğunu belirten Yasin Yıldız, "Bu binaların işlevleri oldukça farklı ve karmaşık yapılar. Özellikle kadın efendiler dairelerinde, padişah eşlerinin dairelerinde Osmanlı çini sanatının nadir örnekleri mevcuttur. Ayrıca, sarayın en eşsiz vitrayları burada bulunmaktadır. Kalem işlerinde, erken dönem kalem işlerinin muazzam örnekleri de bu alanda sergilenmektedir. Bunun dışında, hizmete yönelik çamaşırhane ve mutfak gibi bölümlerde ise mimari yapının daha kuvvetli, süslemenin ise daha az olduğu gözlemlenmektedir. Dolayısıyla oldukça öğretici bir restorasyon süreci gerçekleştirdik" diye ekledi.
"700 parça taşınabilir eser sergileniyor"
Onarım sonrasında 700 parça eserin bir araya getirildiğini ifade eden Yasin Yıldız, "Taşınabilir eserler anlamında, burada sergilediğimiz koleksiyon eserleri kapsamında yaklaşık 700 parça taşınabilir eseri de buralarda kullanılmış ve bu koleksiyonlara ait eserleri depolarımızdan çıkararak konservasyon ve restorasyonlarını tamamlayarak ziyaretçilerle buluşturmuş oluyoruz. Bu bizim için çok önemli; zira burayla ilgili temel veriler, arşiv verileri ve keşif defterlerinin yanı sıra burada kullanılmış olan bu koleksiyonlar oluşturuyor. Cariyeler bölgesinin de bir okul olduğunu unutmamalıyız, zira burada seçilen cariyeler, Acemioğlanlar Koğuşu’ndan başlayarak Gedikli Cariye olana kadar bir öğretim sürecinden geçiyorlardı. Burada aldıkları yabancı dil, el becerileri, geleneksel sanatlar ve musiki eğitimlerinin yansımalarını gösteren eserleri de taşınabilir olarak sergiliyoruz" ifadelerini kullandı.