Eskişehir'de Özel Ümit Hastanesi'nde İki Hastaya Kapalı Yöntemle Müdahale Yapıldı
Eskişehir'de özel bir hastanede, şah damarı darlığı yaşayan iki hastaya kapalı yöntemle müdahale gerçekleştirildi. Hastalar, ertesi gün taburcu edilerek sağlıklarına kavuştular.
Özel Ümit Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Göçer, şah damarı darlığı bulunan hastalara aynı gün içinde karotis stent işlemi uyguladıklarını belirtti. Kasıktan girilerek gerçekleştirilen endovasküler müdahale sonrası hastaların kısa sürede taburcu edildiğini ifade eden Dr. Göçer, operasyon sırasında pıhtı ya da plak parçalarının beyne gitme riskini azaltmak amacıyla "beyin koruyucu filtre" sistemleri kullanıldığını vurguladı. Bu sayede hastalar, açık cerrahiye ihtiyaç duymadan kasıktan girilerek sağlığına kavuştu. İşlemler, girişimsel kardiyoloji uzmanı Hakan Göçer tarafından başarıyla gerçekleştirildi.
İşlemler yaklaşık 2 saat sürdü. Hastaların boyun bölgesindeki daralmış şah damarlarına özel kateter sistemleriyle ulaşılarak damar içine stent yerleştirildi. Beyin koruyucu filtre kullanımı sayesinde, pıhtı ya da plak parçalarının beyne gitme riski minimize edildi. Dr. Göçer, işlem sonrasında her iki hastanın nörolojik açıdan yakından takip edildiğini ve bu süreçte hastalarda felç bulgusu, konuşma bozukluğu veya ciddi bir komplikasyon gelişmediğini aktardı. Hastalar, işlemin ertesi günü hastaneden taburcu edildi.
Şah Damarı Darlıkları ve İnme Riski
Dr. Hakan Göçer, şah damarı darlığının ihmal edilmemesi gereken bir sağlık sorunu olduğunu vurguladı. Darlıkların tedavi edilmediği takdirde inme riskini ciddi şekilde artırabileceğini belirten Göçer, günümüzde birçok hastanın uygun merkezlerde açık ameliyata gerek kalmadan kasıktan girilerek tedavi edilebildiğini ifade etti.
Erken tanının önemine de dikkat çeken Dr. Göçer, geçici konuşma bozukluğu, kol veya bacakta güçsüzlük, yüzde kayma, ani görme kaybı ve dengesizlik gibi şikâyetlerin şah damarı darlığının habercisi olabileceğini vurguladı. Bu tür belirtilerle karşılaşıldığında vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmanın önemini belirten Göçer, erken tanı ve uygun tedavinin inme riskini azaltmada önemli bir rol oynadığını sözlerine ekledi.