İzmir Tire'de Teknolojinin Gölgesinde Hasır Dokumacılığına Devam Ediliyor
İzmir'in Tire ilçesinde hasır dokumacılığı, Zuhal Narin'in çabalarıyla yaşatılmaya çalışılıyor. Çocuk yaşta bu mesleğe adım atan Narin, doğal hasırın önemini vurgularken, gençlere bu zanaatı sürdürmeleri çağrısında bulunuyor. Narin, geleneksel ürünlerin yapımını sürdürüyor ve plastik malzemelerin sağlıksız olduğuna dikkat çekiyor.
Hasır dokumacılığının geleneksel zanaat olarak yaşatılması için mücadele veren Zuhal Narin, Tire'nin Boynuyoğun köyünde doğarak bu mesleğe 10 yaşında annesinin yanında başladı. Çocukluğunda arkadaşlarıyla oynamak yerine tezgah başında geçen Narin, bugün atölyesinde çeşitli hasır ürünler üretiyor. Seccade, çanta, Amerikan servisi ve sandalye gibi ürünlerle geleneksel dokumacılığı günümüze uyarlayan Narin, hasırın geçmişte her evde vazgeçilmez olduğunu belirtiyor. "Eskiden halı yoktu, hasır vardı. Yemek orada yenir, orada uyunurdu" diyen Narin, hasırın sağlığa olan katkılarını vurguluyor. Narin, "Şimdi ise plastik ürünler çıktı, rengarenk ama sağlıksız. Bizim hasırımız mikrop barındırmaz" şeklinde konuştu.
Usta-Çırak İlişkisi Tehlikede
Narin, Boynuyoğun köyünde geçmişte her evin bir atölye olduğunu ve birçok tezgahın aynı anda çalıştığını ifade ederek, bu geleneğin sona ermesinin kendisini üzdüğünü belirtti. Kendi çocuklarına bu sanatı öğretmesine rağmen onların farklı alanlara yöneldiğini dile getiren Narin, usta-çırak ilişkisinin kopma noktasına geldiğini aktardı. Halk Eğitim Merkezi'nde dersler vererek sanatını yeni nesillere aktarmaya çalışan Narin, "Mesleğimle gurur duyuyorum. Gençlerin bu işi sadece hobi olarak değil, meslek olarak sürdürmesini diliyorum. Öğrenciler tezgaha oturduğunda keyif alıyor fakat devamlılık sağlanamıyor. Dileğim, bu güzelliğin bizden sonra da yaşaması ve yeni nesillere aktarılmasıdır" ifadelerini kullandı.