İstanbul'da Sabri Ülker Vakfı'nın Sağlık İletişimi Programı, binlerce sağlık profesyoneline ulaştı.
Sabri Ülker Vakfı, sağlık okuryazarlığını artırmak amacıyla başlattığı "Sağlık Profesyonellerine Yönelik Beslenme ve Sağlık İletişimi Programı" ile binlerce hekim ve eczacıya ulaşmayı başardı. Programın çıktıları, sağlık profesyonellerinin bilimsel beslenme bilgilerini topluma aktarma konusunda önemli bir rol üstlendiğini gösterdi.
Önemli Veriler Paylaşıldı
Sabri Ülker Vakfı tarafından düzenlenen toplantıda, sağlık okuryazarlığı düzeyinin Türkiye'deki nüfusun yarısından fazlasının "yetersiz" veya "sorunlu-sınırlı" seviyede olduğunu ortaya koyan Sağlık Bakanlığı araştırmasına atıfta bulunuldu. Türkiye'de sağlık alanında yaşanan bilgi kirliliği, güvenilir bilginin toplumla buluşturulmasını daha da gerekli hale getiriyor. Bu doğrultuda, 2022 yılında başlatılan program ile sağlık profesyonellerinin bilgi birikimi artırılarak toplum sağlığına katkı sağlanması hedefleniyor. Şu ana kadar yayımlanan 62 eğitim modülü, 90 bin kez izlendi. Bu veriler, Sabri Ülker Vakfı Genel Sekreteri Begüm Mutuş’un ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda paylaşıldı ve sağlık profesyonellerinin bilimsel bilgiyi açık ve anlaşılır bir şekilde aktarmalarının toplum sağlığı üzerinde önemli bir etki yarattığı vurgulandı.Uzun Vadeli Katkılar
Toplantıda konuşan Begüm Mutuş, sağlık okuryazarlığının artırılmasında sağlık profesyonellerinin kritik rolüne dikkat çekti. Mutuş, "Bilimsel ve güvenilir bilginin toplumla buluşmasında sağlık profesyonelleri en güçlü kaynakların başında geliyor. Bu nedenle, bu profesyonellerin beslenme ve sağlık iletişimi alanında güçlendirilmesi, toplum sağlığına uzun vadeli katkı sağlayan önemli bir yatırım olarak değerlendirilmektedir" dedi. Programın, aile hekimlerinden iç hastalıkları uzmanlarına kadar geniş bir kitleye ulaşarak, sağlık alanındaki bilgi kirliliği ile mücadeleye yönelik bir sosyal etki modeli sunduğu ifade edildi.Programın Etkileri
Sabri Ülker Vakfı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. F. Nur Baran Aksakal ise programın sağlık profesyonelleri üzerindeki etkilerini paylaştı. Aksakal, "Eğitimlere katılan aile hekimlerinin yüzde 88,4’ü, iç hastalıkları uzmanlarının ise yüzde 99,3’ü programın, hastalarına beslenme konusunda daha iyi hizmet sunmalarına yardımcı olduğunu belirtiyor" şeklinde konuştu. Ayrıca, katılımcıların çoğu, edindikleri bilgileri klinik uygulamalarına dahil ettiklerini ifade etti.Güç Birliği ve Eğitim Projesi
Begüm Mutuş, sağlık profesyonelleriyle güç birliği yaptıklarını belirtirken, bilgi kirliliğinin sağlık yaşamı nasıl tehdit edebileceğine de dikkat çekti. Sağlık profesyonellerinin en güvenilir bilgi kaynakları arasında yer aldığını ve bu alandaki donanımlarının artırılmasının önemli olduğunu belirtti. Eğitim programının, sağlık ve beslenme konusundaki iletişimi güçlendirmeye yönelik bir proje olarak değerlendirildiği vurgulandı.Doğru Beslenmenin Önemi
Prof. Dr. F. Nur Baran Aksakal, doğru beslenmenin önemine değinerek, "Beslenme hayatın vazgeçilmez bir ögesi" ifadesini kullandı. Aksakal, "Hekimlere danışılmaksızın güncel diyetler ve sağlık alanında popüler olan takviyeler hakkında bilinçli olunması gerektiğini" söyledi. Aile hekimleri, iç hastalıkları uzmanları ve eczacılara yönelik eğitimlerin bu bağlamda büyük bir öneme sahip olduğu ifade edildi. Eğitim programlarının, sağlık profesyonellerinin bilgi düzeyini artırarak, hastalarına daha doğru bilgi sunmalarını sağladığı kaydedildi.