Sağlık »

Ankara'da Uzman Doktor Tiroit Hastalıklarının Belirtilerine Dikkat Çekti

Ankara'da tiroit hastalıklarının belirtileri çarpıntı, kilo değişimi ve halsizlik olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu belirtiler için erken tanının önemini vurguladı.

Acıbadem Bayındır Kavaklıdere Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ebru Menekşe, tiroit hastalıklarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Çarpıntı, ani kilo değişimleri, halsizlik, saç dökülmesi ve sürekli yorgunluk gibi belirtilerin, tiroit hastalıklarının habercisi olabileceğini belirtti. "Tiroit bezindeki fonksiyon bozuklukları tüm vücudu etkileyebilir. Bu nedenle hastaların sadece tek bir branş tarafından değil, multidisipliner yaklaşımla değerlendirilmesi gerekir" diye ekledi.

Boynun ön kısmında bulunan tiroit bezinin, metabolizma, kalp ritmi, vücut ısısı ve kilo kontrolü gibi birçok önemli sistemi etkilediğini ifade eden Menekşe, "Tiroit hastalıkları bazen yalnızca halsizlik ya da kilo kaybı gibi görünen belirtilerle kendini gösterebiliyor. Bu nedenle erken tanı büyük önem taşıyor" dedi.

Doğru Tedavi ile Ameliyat Gerekmeyebilir

Tiroit hastalıklarının yönetiminde endokrinoloji uzmanlarının önemli bir rol üstlendiğini vurgulayan Menekşe, "Hipotiroidi, hipertiroidi, tiroititler ve nodüler hastalıklar gibi çeşitli klinik tabloların doğru şekilde değerlendirilmesi gerekiyor. Uygun ilaç tedavisi ve düzenli takip ile birçok hastada cerrahi ihtiyacı ortadan kaldırılabiliyor veya hasta zamanında ameliyata yönlendiriliyor" şeklinde konuştu.

Tiroit Ameliyatları Hassas Bir Bölgedir

Cerrahi gereken durumlarda deneyimin kritik olduğuna dikkat çeken Menekşe, "Tiroit ameliyatları, ses tellerini kontrol eden sinirlerin ve kalsiyum dengesini sağlayan paratiroit bezlerinin bulunduğu hassas bir bölgede yapılır. Bu yapıların korunması, ameliyat başarısı açısından son derece önemlidir" dedi.

Uzman ekiplerle gerçekleştirilen ameliyatların komplikasyon riskini azalttığını ifade eden Menekşe, "Bu nedenle tiroit cerrahisinin deneyimli merkezlerde yapılması gerekmektedir" diye ekledi.

Tanı Sürecinde Ultrason ve Biyopsi Önemi

Tanı sürecinde radyoloji ve patoloji birimlerinin katkısının büyük olduğunu belirten Menekşe, "Yüksek çözünürlüklü ultrasonografi ve ince iğne biyopsisi ile nodüller detaylı bir şekilde değerlendirilebiliyor. Elde edilen veriler, ilgili branşların ortak değerlendirmesiyle yorumlanıyor ve hastaya en uygun tedavi planı oluşturuluyor" dedi.

Tedavi Sonrası Takip Önemlidir

Tiroit hastalıklarının çoğu zaman uzun süreli takip gerektirdiğini vurgulayan Menekşe, "Hormon düzeylerinin düzenli kontrol edilmesi, görüntüleme sonuçlarının karşılaştırılması ve hastaya özgü risklerin izlenmesi, tedavi başarısını doğrudan etkiler" ifadesini kullandı.

Özellikle tiroit kanseri hastalarında multidisipliner takibin önemine değinen Menekşe, "Cerrahi sonrası nükleer tıp ve endokrinoloji uzmanlarıyla birlikte yürütülen süreç, hastalığın kontrol altında tutulmasında kritik rol oynamaktadır" dedi.

Her Hastaya Özel Tedavi Planı Gerekmektedir

Multidisipliner yaklaşımın kişiselleştirilmiş tedavi imkanı sunduğunu belirten Menekşe, "Farklı uzmanlık alanlarının ortak değerlendirmesi sayesinde daha doğru kararlar alınabiliyor. Bu yaklaşım, hem tedavi etkinliğini artırıyor hem de komplikasyon risklerini azaltıyor" şeklinde sözlerini tamamladı.


Daha fazlası ve daha hızlı bilgi için sizde;
Facebook'ta @mersihnaber 'i
Instagram'da @mersinhaber 'i veya
Twitter'da @mersinhaber 'i takip edebilirsiniz.
İlk olarak anlık gelişmeleri sosyal medya hesaplarımızdan paylaşıyoruz.. Dilerseniz sosyal medya hesapları üzerinden sizlerde bir olayı ihbar edebilir veya bir gelişmeden bizleri haberdar edebilirsiniz.