Ankara'da Nüfus Yaşlanma Hızı Hızla Artıyor, 2025'te Ortanca Yaş 34,9 Olacak
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’de yaşlanan nüfus hakkında önemli bilgiler paylaştı. 2025 yılında ortanca yaşın 34,9’a yükselmesi bekleniyor. Yılmaz, 2,5 yılda bir yıl yaşlanan bir nüfusla karşı karşıya olunduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Çankaya Köşkü’nde düzenlenen Türkiye Yüzyılı Perspektifinde Aile ve Nüfus Politikaları II: Yaşlı Bakım Modelleri Çalıştayı’na katıldı. Yılmaz, Türkiye’nin demografik yapısının önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ve yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının her yıl arttığını belirtti. 2000 yılında bu oran yüzde 5,7 iken, 2023 yılında 65 yaş üstü nüfusun toplam nüfusa oranı yüzde 10’u aşmış durumda. Bu oran, yaşlı bir toplum olma eşiğini gösteriyor. Projeksiyonlara göre, 2025 yılında bu oran 11,1’e yükselebilir. 2020 yılında 7 milyon 954 bin kişi 65 yaş üstündeyken, bu rakamın 2025 yılında 9 milyon 583 bine ulaşması bekleniyor.
TÜİK’in nüfus projeksiyonlarına göre, mevcut demografik yapı devam ederse, yaşlı nüfus oranının gelecekte artacağı öngörülüyor. Yılmaz, 2030 yılında yaşlı nüfus oranının 13,5’e, 2040 yılında 17,9’a, 2060’da yüzde 20’ye, 2080’de 33,4’e ve 2100 yılında 33,6’ya yükseleceğini ifade etti.
Nüfusun yaşlanmasıyla ilgili önemli bir gösterge olan ortanca yaşın 2000 yılında 24,8 iken, 2025 yılında 34,9’a çıkacağını belirten Yılmaz, "Nüfusumuz 25 yılda 10 yıl yaşlanmış durumda. Bu hızlı bir yaşlanma süreci ve vurgulanması gereken bir durum" dedi. TÜİK tahminlerine göre, mevcut eğilimler devam ederse, 2030 yılında ortanca yaşın 37,1’e, 2040 yılında 41,4’e, 2060 yılında 48’e, 2080 yılında 51,5’e ve 2100 yılında 52,2’ye ulaşması bekleniyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, TÜİK verilerine göre, yaşlıların önemli bir kısmının ya yalnız yaşadığını ya da yalnızca eşleriyle birlikte yaşadığını belirtti. "Yaklaşık 7 milyon 46 bin hanede en az bir yaşlı birey bulunmakta. Bunlardan yaklaşık 1 milyon 800 bini tek başına yaşıyor. Tek başına yaşayan yaşlıların artışı, yerinde yaşlanma yaklaşımını önemli hale getiriyor. Bu durum, evde ve toplum temelli bakım hizmetlerinin güçlendirilmesi gerekliliğini doğuruyor" şeklinde konuştu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile TÜİK’in Türkiye’nin yaşlı profiline yönelik gerçekleştirdiği saha araştırmasında, bireylerin yaşam koşullarına, bakım ihtiyaçlarına ve sosyal hayata katılımlarına ilişkin kapsamlı veriler elde edildi. İleri yaş döneminde yaşam tercihleri incelendiğinde, 65 yaş ve üzerindeki bireylerin yaklaşık yüzde 52’sinin evde bakım hizmeti almak istediği, yüzde 30’unun çocuklarının yanında kalmayı tercih ettiği, yalnızca yüzde 5,1’inin huzurevine gitmek istediği görüldü. Bu veriler, yaşlı nüfusun tercihlerini göz önünde bulundurduğunda, huzurevinin son çare olduğunu ortaya koyuyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2019 yılını ‘Yaşlılar Yılı’ ilan etmesiyle birlikte yaşlılık politikalarına yönelik çalışmaların kapsamlı bir dönüşüm sürecine girdiğini belirten Yılmaz, "I. Yaşlılık Şûrası ile birlikte yaşlılık meselesi; bakım hizmetlerinden aktif yaşlanmaya kadar geniş bir çerçevede ele alınmaya başlanmıştır. 2025 yılı ‘Aile Yılı’, 2026-2035 döneminin ise ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ olarak ilan edilmesiyle birlikte, yaşlılık politikaları gündemimizin ön sıralarında yer almaktadır" dedi.
Yılmaz, yaşlı bireylere yönelik yürütülen çalışmalarda, onların aileleriyle birlikte, kendi yaşam çevrelerinde aktif bir şekilde hayatlarını sürdürmelerinin esas alındığını vurguladı. Son yıllarda kurumsal bakım hizmetlerinde önemli kapasite artışları sağlandığını belirten Yılmaz, kamu ve özel sektör dahil yaklaşık 30 bin yaşlı vatandaşa kurumsal hizmet sunulduğunu ifade etti.
Evde bakım yardımı aracılığıyla 100 bini aşkın yaşlı bireye destek sağlandığını kaydeden Yılmaz, Gündüzlü Bakım ve Aktif Yaşam Merkezleri ile yaşlıların sosyal hayata katılımını destekleyen çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. 2026 yılında 42 merkezde yaşlı bireylere hizmet sunulmasının planlandığını da sözlerine ekledi. 2016 yılında başlatılan Yaşlı Destek Programı (YADES) ile yerel yönetimlerin yaşlılara yönelik hizmet kapasitesinin güçlendirildiği, evde bakım, psiko-sosyal destek ve kültürel faaliyetlerin bütüncül bir şekilde sunulduğu ifade edildi. Bu program kapsamında, 105 milyon lirayı aşan finansman desteği yerel yönetimlere proje bazlı olarak sunulmuş, 123 proje uygulanmış ve yaklaşık 165 bin yaşlı vatandaşın faydalandığı bildirildi.