Diyarbakır'da Devlet Destekleriyle Manda Sayısı 21 Bin 500'e Ulaştı
Diyarbakır'da devlet destekleri sayesinde manda sayısı 21 bin 500'e yükseldi. Bu durum, besicilerin emekleriyle kentin simgesi haline gelmiştir.
Bilgi: Instagram'da @mersinhaber'i takip ederek anlık gelişmelerden daha hızlı haberdar olabilirsiniz.
Diyarbakır, Türkiye genelinde 21 bin 500 manda ile ikinci sırada yer alıyor. Besicilerin devlet destekleri sayesinde manda yetiştiriciliği her geçen gün artış gösteriyor. Küçükbaş ve büyükbaş hayvancılığının yanı sıra mandacılık da kentin önemli bir parçası haline geldi. İlk sırada Samsun bulunurken, Diyarbakır'daki manda yetiştiriciliği, düşük girdi maliyetleri ve hastalıklara karşı dirençli yapısı ile dikkat çekiyor. Manda et ve süt ürünleri, yüksek protein ve kalsiyum içeriği ile tercih ediliyor.
Diyarbakır Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği Başkanı Recep Birtane, kentin manda varlığı bakımından Türkiye'de ikinci sırada olduğunu vurguladı. Bu durumun sadece bir istatistik olmadığını, aynı zamanda Diyarbakırlı yetiştiricilerin emeğini temsil ettiğini belirten Birtane, mandacılığın kentin simgesi haline geldiğini ifade etti. Birtane, manda sayısının artış gösterdiğini belirterek, "Neden manda? Çünkü girdi maliyetleri düşük ve sağlık açısından avantajlı. Manda, en verimsiz yemi en verimli yeme dönüştürebilen tek hayvan. Ayrıca hastalıklara karşı dayanıklı bir yapısı var ve doğal beslenme ile sağlıklı ürünler sunuyor" dedi.
Birtane, mandacılıkta bir bütünleşme olduğunu ve bunun Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan desteklerle mümkün hale geldiğini aktardı. Yetiştiricilerin talepleri arasında, devletin 20 yıldan fazla süredir uyguladığı anaç manda desteğinin geri getirilmesi ve sübvansiyonlu kredilerin daha da düşürülmesi yer alıyor. Bu desteklerin sektördeki başarıyı artıracağına inandığını söyledi.
Manda yetiştiricilerinden Oya İyibaş, bu işin çocukluk döneminden itibaren, ailesinin mirası olarak sürdüğünü ifade etti. Mandaların nazlı ve ilgi isteyen hayvanlar olduğunu belirten İyibaş, "Mandaların sütü yağlı ve kaymağı yoğun, bu da doğal ortamın katkısıyla sağlanıyor" dedi. Manda etinin yüksek protein ve kalsiyum içerdiğini vurgulayan İyibaş, damızlık dışı hayvanların kesilerek değerlendirilebileceğini sözlerine ekledi.
İhsan Aslan, manda sütü ve yoğurduna alışanların vazgeçemeyeceğini belirterek, manda ıslah projesi kapsamında günlük ve haftalık defter tuttuklarını söyledi. Kayıtlı süt verimleri ve manda kilo artışlarının takip edildiğini ifade eden Aslan, düşük faizli sübvansiyonların kendilerini rahatlattığını belirtti. Çoban bulma konusunda devlet desteği olursa daha fazla yönelme olacağına dikkat çekti.
Bedia Aslan ise manda yetiştiriciliğinin hem zor hem de güzel olduğunu belirterek, kadınların sağma ve yetiştirmede zorlandığını söyledi. Destek ve sigorta olursa herkesin bu işe yönelme imkanı bulacağını ifade etti.