Sağlık »

Londra'da Geliştirilen DNA Testi Milyonlarca Hastayı Kurtarabilir

İngiltere merkezli University College London tarafından geliştirilen yeni DNA testi, kemoterapiden fayda görmeyecek meme kanseri hastalarını önceden tespit ederek gereksiz tedavi alımlarını azaltmayı hedefliyor.

İngiltere'deki University College London (UCL) öncülüğünde yürütülen bir çalışma, meme kanseri tedavisinde önemli bir yenilik sunuyor. Geliştirilen yeni DNA testi sayesinde, kemoterapiden fayda sağlamayacak hastaların önceden belirlenmesi mümkün hale geliyor. Böylece, milyonlarca meme kanseri hastasının gereksiz yere kemoterapi tedavisi almasının önüne geçilmesi hedefleniyor.

Kemoterapide Yan Etkiler ve Yeni Uygulama

Bilim insanları, kemoterapinin yan etkileri arasında yorgunluk, mide bulantısı, saç dökülmesi ve bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi durumların bulunduğunu vurguluyor. Yeni DNA testi, hangi hastaların bu yan etkilerden kaçınabileceğini belirlemek için geliştirilmiştir. UCL'nin yürüttüğü uluslararası çalışmada, meme kanseri hastalarının tedavi süreçlerinin daha etkili hale getirilmesi amaçlanıyor.

Testin Uygulandığı Katılımcılar ve Sonuçlar

Çalışmaya katılan 4 bin 429 hastanın 3’te 2’sinin kemoterapi olmadan tedavi edilebileceği ortaya konuldu. Bu hastalar arasında yapılan değerlendirmelerde, düşük risk puanı alanların kemoterapiye ihtiyaç duymadıkları belirlendi. Bu grubun 5 yıllık sağ kalma oranı yüzde 93,7 olarak ölçülürken, kemoterapi alan hastalarda bu oran yüzde 94,9 oldu.

64 yaşındaki Karen Bonham, Prosigna adlı DNA testinin erken evre meme kanseri hastalarından hangilerinin kemoterapi görmeden tedavi edilebileceğine yönelik "Optima" denemesine katıldı. Bonham, test sonucunda kemoterapi uygulanmayacak hasta grubuna alındığını öğrendiğinde büyük bir rahatlama hissettiğini belirtti. Sonuç olarak, 8 yıl boyunca radyoterapi ve hormon tedavisi aldı ve kanserden tamamen kurtuldu.

Çalışmanın Önemi ve Geleceği

UCL Kanser Enstitüsü'nden Profesör Rob Stein, ulaşılan sonuçların kişiselleştirilmiş tedaviye doğru önemli bir adım olduğunu ifade etti. Yapılan çalışmaların, İngiltere'deki sağlık sisteminde yılda 5 binden fazla hastanın gereksiz yere kemoterapi almasının önüne geçebileceği öngörülüyor. Ancak testin 40 yaş altındaki hastalar için ne kadar etkili olduğu henüz netlik kazanmadı.

Prosigna gen testi, hastalardan alınan tümör dokusundaki belirli genlerin aktivitesini analiz ederek kanserin moleküler alt tipini belirliyor ve tedavi sürecine yön veriyor. Çalışma, birçok hastanın kemoterapinin fiziksel ve duygusal yükünden korunabileceğini gösteriyor.

Meme Kanseri Tedavi Yöntemleri

Meme kanserinin temel tedavi yöntemi cerrahi müdahale ile tümörlerin çıkarılmasıdır. Bunun yanı sıra, hastalığın tekrarlama riskini azaltmak için çoğu zaman kemoterapi önerilmektedir. Uzmanlar, kemoterapinin bazı meme kanseri türlerine sahip hastalar için çok az fayda sağladığını belirtmektedir.


Daha fazlası ve daha hızlı bilgi için sizde;
Facebook'ta @mersihnaber 'i
Instagram'da @mersinhaber 'i veya
Twitter'da @mersinhaber 'i takip edebilirsiniz.
İlk olarak anlık gelişmeleri sosyal medya hesaplarımızdan paylaşıyoruz.. Dilerseniz sosyal medya hesapları üzerinden sizlerde bir olayı ihbar edebilir veya bir gelişmeden bizleri haberdar edebilirsiniz.