Kayseri'de Başkan Gülsoy, Ekonominin Dayanıklılığı Üzerine Açıklamalarda Bulundu
Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine dayanarak, ekonominin dayanıklılığını vurguladı. Gülsoy, büyüme oranlarının sektörler bazında farklılık gösterdiğini belirtti.
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı birinci çeyrek büyüme verilerini değerlendirdi. Edinilen bilgilere göre, Türkiye ekonomisi 2026 yılının ilk çeyreğinde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 oranında büyüme kaydetti. Bu durum, ekonominin dinamizmini koruduğunun açık bir işareti olarak nitelendirildi. Gülsoy, açıklamalarında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) verilerine de dikkat çekerek, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,1 ve yıllık bazda ise yüzde 2,6 artış olduğuna vurgu yaptı.
Özellikle cari fiyatlarla GSYH'nin ilk çeyrekte 16 trilyon 999 milyar 977 milyon TL'ye, dolar bazında ise 389 milyar 598 milyon dolara ulaştığını belirten Gülsoy, yıllıklandırılmış milli gelirin 1,6 trilyon doları aşmasının umut verici olduğunu ifade etti. Sektörel bazda büyüme rakamlarını analiz eden Gülsoy, en hızlı büyümenin teknoloji ve dijitalleşmenin liderliğinde gerçekleştiğine dikkat çekti. 2026 yılı birinci çeyreğinde, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 9,5, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 5,2, tarım sektörü yüzde 4,6, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 3,7, inşaat sektörü yüzde 3,2, gayrimenkul faaliyetleri ise yüzde 3,0 oranında artış gösterdi.
Hizmet ve tarım sektörlerindeki pozitif seyre rağmen sanayi sektöründeki daralma dikkat çekti. Gülsoy, küresel konjonktür ve takvim etkilerinin sanayi sektörünün yüzde 0,8 oranında azalmasında etkili olduğunu belirtti. Küresel talepteki yavaşlama ve jeopolitik risklerin sanayiciler üzerindeki baskıyı artırdığını vurguladı. Başkan Gülsoy, özellikle ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan gerilimlerin dünya ekonomisini etkilediğini belirtti. Enerji fiyatlarındaki belirsizlikler ve artan maliyetlerin, korumacı politikaları beraberinde getirdiğini ifade etti. Bu durumun, üretim ve ihracat kapasitesinde düşüşlere yol açtığını belirten Gülsoy, işçilik yükleri ve finansmana erişim zorluklarının sanayicileri ve tüccarları zorladığını dile getirdi.
Türkiye’nin rekabet gücünü koruyabilmesi için reel sektörün yeni destek paketleriyle canlandırılması gerektiğini söyleyen Gülsoy, ekonomi yönetiminin kararlı duruşu ve bütçe disiplinini takdirle karşıladıklarını belirtti. Yılın ilk dört ayında faiz dışı bütçe dengesinin geçen yıla göre fazla vermesinin takdire şayan olduğunu vurguladı. Enflasyonla mücadelede geçici yavaşlamaların olabileceğini, ancak fiyat istikrarını kalıcı hale getirme hedefini desteklediklerini söyledi. Türkiye’yi uluslararası firmalar için bir üretim üssü ve bölgesel merkez haline getirecek yeni düzenlemeleri heyecanla beklediklerini sözlerine ekledi. İş dünyası olarak ülkenin refah seviyesini artıracak her adımda devletin yanında olduklarını belirtti.