Kocaeli'de Su Ekosistemini Koruma Amacıyla 50 Bin Alabalık Salındı
Kocaeli'de yürütülen "Orman İçi Sularda Balıklandırma Projesi" çerçevesinde, Kiraz Dere’ye bu yıl 50 bin kırmızı benekli alabalık bırakıldı. Proje, su ekosisteminin korunmasına katkı sağlamayı hedefliyor.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen balıklandırma projesi kapsamında, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Bolu Abant Alabalık Üretim İstasyonu ile iş birliği yapılarak bir balıklandırma töreni düzenlendi. Etkinliğe yaklaşık 400 kişi katıldı ve burada yaklaşık 50 bin kırmızı benekli yavru alabalık, doğal yaşam alanıyla buluştu.
Proje dahilinde, Kartepe ve Başiskele ilçelerindeki derelerden temin edilen damızlık kırmızı benekli alabalıkların, daha önce Bolu Abant Alabalık Üretim İstasyonu'na transfer edildiği belirtildi. İstasyon, burada yapılan üretim çalışmaları sonucunda elde edilen yavru balıkları, belirli bir gelişim seviyesine ulaştıktan sonra doğal ortama salmaktadır. 2024 ve 2025 yıllarında toplam 16 bin yavru balığın bırakıldığı Kiraz Dere’ye, bu yıl tek seferde 50 bin alabalık kazandırıldı.
Balıklandırma Faaliyetleri Sürüyor
Törende konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, denizlerde ve iç sularda balıklandırma çalışmalarının devam ettiğini ifade etti. Denizlerde balıkların yuva yapabilmesi için resifler oluşturduklarını ve her yıl levrek, kalkan, çipura gibi türlerden 6 bin balığı İzmit Körfezi’ne bıraktıklarını aktaran Büyükakın, "Nehirlerdeki balıklandırma çalışmasını daha önce iki kez yapmıştık. 16 bin kırmızı benekli alabalığı bıraktık. Şimdi ise 50 bin balığı Kiraz Dere’ye bırakacağız. Alabalıklar, kayaların arasına girerler ve bu da çocuklar için harika bir deneyimdir. Doğadan aldığımızı doğaya geri bırakmalıyız” dedi.
Sürdürülebilirlik Vurgusu
Başkan Büyükakın, sürdürülebilirlik konusuna da dikkat çekerek, kısa vadede popüler olanın değil, uzun vadede doğru olanın seçilmesi gerektiğini belirtti. "Ne yaptığımızın farkında olmalıyız. Kısa vadede popüler olanı değil, uzun vadede doğru olanı seçerek devam etmeliyiz. Gençler, belki de bunun en güçlü takipçileri olacak. Sürdürülebilirlik, büyümek ve gelişmek ile doğanın dengesinin uyumlu bir şekilde yürütülmesi anlamına gelir" değerlendirmesini yaptı.