Zonguldak'ta 2 İşçinin Ölümüyle Sonuçlanan Maden Faciası Davasında Sanık Tahliye Edildi
Zonguldak'ta meydana gelen maden faciasına ilişkin duruşmada tutuklu sanık H.D., ocağın gerçek sahibinin başka biri olduğunu belirtti. Mahkeme, bu itiraf üzerine sanığın tahliyesine karar verdi.
Bilgi: Instagram'da @mersinhaber'i takip ederek anlık gelişmelerden daha hızlı haberdar olabilirsiniz.
Zonguldak'ın Kilimli ilçesinde 16 Şubat'ta yaşanan maden göçüğü sonucunda 2 işçi hayatını kaybetmiş, 1 işçi de yaralanmıştı. Olayla ilgili dava, Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Duruşmaya tutuklu sanık H.D. ve diğer sanıklar ile hayatını kaybeden işçilerin yakınları katıldı.
Sanık H.D., savunmasında ocağı B.C. isimli bir kişiden devraldığını ve şirketin gerçek sahibinin H.B. olduğunu ifade etti. H.D., "Ben sadece evrak üzerinde yetkili kişiyim. Ocak H.B.'ye aittir, maaşımı ondan alıyorum" dedi. H.D., herhangi bir ihaleye girmediğini ve sahayı devralırken kimseye para ödemediğini de belirtti.
Mahkemede söz alan Olcay Kiret, babası Ziya Kiret'in göçükte hayatını kaybettiğini belirterek, sorumluluğun H.B.'de olduğunu söyledi. Kiret, "Ocak sahibi H.D. değildir, gerçek sahibi H.B.'dir. Bununla ilgili delillerimiz var" şeklinde konuştu.
Onur Kiret de babasıyla aynı ocakta çalıştığını ve ocağın asıl sahibinin H.B. olduğunu gösteren WhatsApp yazışmaları bulunduğunu ifade etti. Mahkeme heyeti, Kiret’in cep telefonunu inceleyerek H.B. ile yaptığı yazışmaların dosyaya eklenmesine karar verdi. Ziya Kiret’in eşi Şafak Nur Kiret ise eşinin mühendisten habersiz çalışmanın söz konusu olamayacağını vurgulayarak şikayetçi oldu.
Maden ocağında mesai saatinden önce girişi iddia eden sanık H.D., "Kazazedeler mesai saatine girmeden ocağa girmişlerdir. Mühendisimiz, mesai başlamadan önce gerekli düzenlemeleri yapmaktadır" dedi.
Sanık T.A., 31 Ocak 2026'da şirketten ayrıldığını ve o dönem daimi nezaretçi olduğunu savundu. T.A., "Kaza anında tahkimat zayıflayarak kırıldı" dedi. Diğer sanık E.S. ise işçilerin mesai saatinden habersiz çalıştığını belirtti.
Duruşma esnasında müşteki ve sanık avukatları arasında tartışma yaşandı. Gerginlik, karşılıklı bağrışmalara yol açtı. Sanık avukatı, dosyayı masaya vurarak salonu terk ederken, müşteki avukatı da sesini yükseltti.
Tanık olarak dinlenen İsmet Kabuk, ocağın H.D. adına kayıtlı olduğunu bildiğini ancak işe H.B.'nin aldığını aktardı. Kabuk, çalıştıkları tavanın çöktüğünü ve tahkimat malzemelerinin yeterli olduğunu ifade etti.
Mahkeme heyeti, tutuklu sanık H.D.’nin tahliyesine karar vererek duruşmayı 22 Eylül'e erteledi.