Sivas'ta Biyometrik Veri Kullanımına Dikkat Çekildi, Yasal Düzenlemeler Gündemde
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nden Doç. Dr. Sefer Darıcı, biyometrik verilerin korunmaması halinde ciddi riskler doğurabileceğini belirtti. Yasağa uyulmaması durumunda çeşitli yaptırımların uygulanabileceğini ifade etti.
Doç. Dr. Sefer Darıcı, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Yeni Medya Bölüm Başkanı olarak, mesai takibinde kullanılan biyometrik verilerin güvenliği konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye'deki birçok kurumda personel takibi için parmak izi, yüz tanıma ve iris taraması gibi biyometrik veriler kullanılmaktadır. Ancak bu verilerin depolanması ve korunmasında ciddi açıklar meydana gelebiliyor. Kişisel Verileri Koruma Kurulu, bu konuda bir ilke kararı alarak mesai takibinin biyometrik veri işlenerek yapılmasının yasal dayanağının olmadığını kamuoyuna duyurdu.
Yasa gereği, biyometrik verilerin yerine daha az müdahale gerektiren alternatif sistemlerin kullanılması gerektiği belirtildi. Bu çerçevede, şifreli kartlar, geleneksel imza ve kağıt bazlı devam çizelgeleri gibi yöntemlerin tercih edilmesi gerektiği vurgulandı. Veri sorumluları, bu ilkelere uygun teknik ve idari tedbirleri almakla yükümlü olup, aksi durumlarda 6698 sayılı Kanun kapsamında yaptırımlar uygulanacaktır.
Doç. Dr. Darıcı, biyometrik verilerin yüksek koruma gerektirdiğine dikkat çekerek, bu verilerin yanlış ellere geçmesi halinde ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Kurulun, mesai takibi amacıyla biyometrik veri işlenmesi konusundaki kararının Resmi Gazete'de yayımlandığını hatırlatarak, özellikle kamu ve özel sektörde bu konuda dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. İşçi-işveren ilişkilerinin doğası gereği açık rızanın özgür iradeye dayanıp dayanmadığı konusunda tereddütler bulunduğunu ifade etti.
Veri sorumlularının, veri minimizasyonu ve ölçülülük ilkelerine uyması gerektiğini belirten Darıcı, alternatif ve daha az müdahaleci yöntemlerin kullanılmasının önemine değindi. Özellikle birçok kamu kurumunda, üniversitede ve özel sektörde biyometrik verilerin kullanımının yaygın olduğunu vurguladı. Çalışanların rızasıyla toplanan bu verilerin, güç dengesizliği nedeniyle gerçek anlamda özgür iradeyle verilmediği yönündeki endişeleri de dile getirdi. Sonuç olarak, ilgili kurumların gerekli değişiklikleri yapması gerektiğine dikkat çekti.