İstanbul'da Karı Koca, Aynı Hastalık Nedeniyle Aynı Gün Ameliyat Oldu
İstanbul'da yaşayan Serdar ve Zübeyde Cesur çifti, safra kesesi taşı nedeniyle aynı gün ameliyat oldu. Uzmanlar, bu hastalığın artan genç yaşlarda görüldüğüne dikkat çekiyor.
Bilgi: Instagram'da @mersinhaber'i takip ederek anlık gelişmelerden daha hızlı haberdar olabilirsiniz.
İstanbul'un Bayrampaşa ilçesinde yaşayan 55 yaşındaki Serdar Cesur, uzun yıllar boyunca sırt ve göğüs ağrısı ile kusma gibi rahatsızlıklar yaşadı. Doktora gittiğinde safra kesesinde taş tespit edildiğini öğrendi ancak tedavi sürecine başlayamadı. Serdar Bey, bu sağlık sorunlarıyla yaşamaya devam ederken, 49 yaşındaki eşi Zübeyde Cesur da benzer belirtiler yaşamaya başladı. Bu nedenle çift, randevu alarak Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü'nden Prof. Dr. Gökhan Tolga Adaş'a muayeneye gitti. Yapılan detaylı incelemelerde, Serdar Bey'in safra kesesindeki taşın yanı sıra eşinin de taş taşıdığı belirlendi. Prof. Dr. Adaş ve ekibi, çiftin ameliyat olması gerektiğini anlattı ve sonuç olarak her ikisi de ameliyat kararı aldı. 12 Mayıs Salı günü, karı koca aynı anda safra kesesi taşı için operasyona alındı. Ameliyatlar başarılı bir şekilde geçerken, 2 çocuk sahibi olan çiftin aileleri de bu duruma sevindi. Serdar Cesur'un safra kesesinden yaklaşık 5 santimlik bir taş çıkarıldığı ifade edildi. Çift, aynı hastalıktan aynı gün ameliyat olmanın deneyimlerini paylaştı. Prof. Dr. Adaş, taburcu ettikleri hastalarının sağlık durumu ile ilgili açıklamalarda bulunurken, vatandaşlara önemli tavsiyelerde bulundu. Adaş, safra kesesi taşlarının geçmişe göre daha genç yaşlarda görüldüğünü vurguladı.
"Artık İhmal Etmeyelim Dedim"
Yaşadıklarını paylaşan Zübeyde Cesur, "Bayağı sancılı bir süreçti, doktorum 'Acil ameliyat' demişti. Hemen gelememiştik, şimdi eşimle geldik. Eşimde vardı, bende de olunca artık ihmal etmeyelim dedim. Sancım çok kötüydü, arada sancıları eşimi de etkiliyordu, evde kıvranıyordu. İkimiz birden ameliyat olduk, çok şükür kurtulduk. Görünce şaşırdım, 2,5 santime bile büyük diyorduk ama çıkan taş 5 santim. Bayağı şaşırdık ama o ihmal etti, herhalde o süreçte büyüdü. İhmal etmemek gerek çünkü sancılar çok kötü. 2-3 sene önce ablam da ameliyat olmuştu. Muayeneye geldik, Gökhan Hocamla tanıştık ve güzel bir süreç yaşadık. 'İkinizi birden ameliyat yaparız' dedi" şeklinde konuştu.
"Rahatsızlığı Olanlar Hiç Durmasın"
Serdar Cesur, hissettiklerini "Kusma, sırtımda ve göğsümde çok şiddetli bir ağrı oldu" şeklinde ifade ederek, "Yerlere kadar yattım, o derece diyeyim. Ağrılarım nedeniyle ameliyat olmaya karar verdim. Yağlı ve hamur işi yiyeceklerden sonra rahatsızlık veriyordu. Meslekten dolayı ağır işler yapıyordum. Eşimle durumumuz tamamen bir tesadüf. Eşim, beni ameliyat olmaya ikna etti. 1 sene önce kendisi de benzer belirtiler gösterdi. Hep geciktirdim, keşke geciktirmeseydim çünkü taşım yaklaşık 5 santime kadar büyümüş. Çıkan taş bizi de şok etti. Bu tarz rahatsızlıkları olanlar hiç durmasın, bir an önce ameliyatlarını yaptırsınlar" dedi.
"Asistanken 35-40 Yaşın Altında Hasta Gelmezdi, Şimdi 20, 22, 25 Yaşları"
Prof. Dr. Gökhan Tolga Adaş, "Safra kesesi, karaciğerin altında bulunan bir organ olup, ana görevi küçük bir depo vazifesi görmektir. Enfeksiyonlar, karaciğerin normal çalışmaması ve kişinin diyetinin dışında yağlı besinlerle beslenmesi gibi etmenler bu süreçte önemli rol oynamaktadır. Bu etmenlerin günümüzde giderek daha fazla etkili olduğunu görüyoruz. Safra kesesi taşlarının artışındaki yaygınlık da bunu işaret ediyor. Biz asistanken, 90’lı yıllarda 35-40 yaşın altında hasta gelmezdi ama şimdi 20, 22, 25 yaşında birçok hasta geliyor. Bu rahatsızlık sadece safra kesesi taşı ile sınırlı kalmıyor, ana kanala da etki ediyor. Günlük beslenme alışkanlıkları, hızlı kilo alma ve verme gibi durumlar sağlığı olumsuz etkileyebilir" şeklinde konuştu.
"Kadınlarda Daha Sık Görülüyor, Çıkartılmasının Kişiye Bir Zararı Yok"
Prof. Dr. Adaş, "Erkeklere göre safra kesesi taşları kadınlarda daha sık görülmektedir, özellikle doğum yapmış kadınlarda. Şişkinlik ve karın ağrısı tipik belirtiler arasında yer alıyor. Bu rahatsızlıklar yemeklerden sonra daha belirgin hale gelmektedir. Bazı hastalar, '2 kürek kemiğimin arasına vuruyor' şeklinde ifade ediyor. Bunun dışında büyük abdestte değişiklikler de görülebilir. Eğer safra taşı karaciğerden gelen ana kanala düşerse sarılığa, pankreas kanalını tıkarsa pankreatite yol açabilir. Bu durumlar hasta hayatını ciddi şekilde tehdit edebilir. Ultrason, bu taşların tespitinde oldukça etkili ve zararsız bir yöntemdir. Taşlar tespit edildiğinde hastalarla görüşerek ameliyat kararı alıyoruz. Safra kesesi tamamen çıkartıldığında bunun kişiye zararı yok" ifadelerini kullandı.
"İkisi de Aynı Hastalıktan Teşhis Alınca Ben de Şaşırdım"
Prof. Dr. Adaş, hastalarına ilişkin olarak, "Poliklinikte randevu alarak karı koca geldiler. İkisi de aynı hastalıktan teşhis alınca ben de şaşırdım. Kadın hastanın ameliyatı daha kolay geçti, erkeğin ise durumu biraz daha gecikmişti. Onun da taş büyüklüğü 3 santimi geçiyordu. Büyük taşlar uzun süre kaldığında, safra kesesinin mukozasında harabiyet yaparak kanserleşme riskini artırabilir. Bu nedenle yeme, içme ve hareket gibi tüm alışkanlıkların kontrol altında tutulması önemlidir. Son yıllarda diyet alışkanlıklarının bozulması, fast food tüketiminin artması ve ağır yağlı yiyeceklerin sık tercih edilmesi bu rahatsızlıkların görülme sıklığını artırıyor. Öncelikle genç nüfus, obezite, kolesterol yüksekliği ve metabolik sendrom açısından dikkatli olmalıdır" dedi.