Ekonomi »

İstanbul'da Yapılan Araştırmaya Göre Çalışanların %80'i İklim Kaygısı Yaşıyor

İstanbul'da gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, her beş çalışandan dördü iklim ve çevre kaynaklı kaygılar hissediyor. Çalışanların %23,6'sı ise bu kaygıyı günlük hayatını etkileyecek ölçüde yoğun yaşıyor.

Farklı sektörden 680 çalışanın katılımıyla yapılan araştırma, iklim krizinin sadece çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda çalışanların ruh sağlığını etkileyen önemli bir psikolojik yük haline geldiğini ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre, her beş çalışandan dördü, farklı düzeylerde de olsa iklim ve çevre sorunlarıyla ilgili kaygı yaşadığını belirtiyor. Bununla birlikte, her dört çalışandan biri bu kaygıyı günlük yaşamını etkileyecek kadar yoğun hissetmektedir.

Çalışanların yaşadığı kaygı, küresel ısınma, biyolojik çeşitlilik kaybı ve kaynak kıtlığı gibi çevresel felaketler ile birlikte artan belirsizliklerden kaynaklanıyor. Bu kaygı durumu, çalışanların ruhsal esenliğini olumsuz yönde etkileyen eko-anksiyete olarak tanımlanıyor. Wellbees adlı kurumsal esenlik çözümü sunan platformun araştırması, iş dünyasında iklim ve çevre kaynaklı kaygının ne denli önemli bir boyut kazandığını gösteriyor.

Mevsim Değişiklikleri Kaygıyı Tetikliyor

Araştırma, mevsim değişiklikleri ve çevresel etkenlerin çalışanlar üzerindeki etkisini de gözler önüne seriyor. Katılımcıların %56,9'u bu konularda kaygı duyduğunu ifade ederken, %18,7'si bu kaygının günlük hayatını etkilediğini belirtmektedir. Ayrıca, %4,9'u ise bu kaygıyı kararlarını alırken hissedecek kadar yoğun yaşadığını dile getirmiştir.

Bu sonuçlar, yaklaşık her beş çalışandan dördünün (yüzde 80,5) iklim ve çevre kaynaklı kaygı yaşadığını göstermektedir. 'Sık sık' veya 'her an' kaygı duyduğunu belirten çalışanlar dikkate alındığında, her dört çalışandan biri (23,6) bu kaygıyı daha yoğun hissetmektedir ve bu durum eko-anksiyete olarak tanımlanmaktadır.

Kaygı Duymayanların Oranı Düşük

Öte yandan, araştırmaya katılan çalışanların yalnızca %13'ü iklim ve çevre krizinin sadece büyük doğa olayları yaşandığında aklına geldiğini belirtmiş, bu konuda hiç kaygı duymayanların oranı ise %6,5 olarak kaydedilmiştir.

Eko-Anksiyete ve Çalışan Esenliği

Wellbees CEO'su Melis Abacıoğlu, araştırmanın sonuçlarını değerlendirirken, dünya genelinde yaşanan belirsizlik ortamının kaygı ve stresi artırdığını vurgulamaktadır. Abacıoğlu, bireylerin artık sadece kariyer ve iş güvencesi üzerinde düşünmediğini, aynı zamanda yaşadıkları çevrenin, su kaynaklarının ve gıda güvenliğinin de bu hesaplamaların içinde yer aldığını ifade etmektedir. Eko-anksiyetenin, çevre gündemine verilen duygusal tepkilerin ötesinde, iş dünyasında daha somut bir gündem haline gelmesi gerektiğini belirtiyor.

Eko-Anksiyeteyi Azaltacak Öneriler

Wellbees, çalışanlarda eko-anksiyeteyi azaltmak için bazı önerilerde bulunmaktadır. İlk olarak, iklim hedeflerinin sade ve anlaşılır bir dille anlatılması gerektiği vurgulanıyor. Karbon azaltımı ve enerji verimliliği gibi konuların çalışanların günlük iş yaşamlarına dokunan somut örneklerle ele alınması önemlidir.

Ayrıca, büyük hedeflerin küçük ve ölçülebilir adımlara bölünmesi gerektiği belirtiliyor. Bu tür hedefler, çalışanları sürece dahil ederek motivasyonlarını artırabilir. Çalışanlara karar ve fikir alanı açılması, yeşil ekipler ve gönüllülük programlarıyla desteklenmelidir.

İlerlemelerin düzenli ve şeffaf bir şekilde paylaşılması, çalışanların güven duygusunu güçlendirmektedir. Enerji tüketimindeki düşüş ve geri dönüşüm oranları gibi verilerin düzenli olarak paylaşılması, çalışanların kuruma olan bağlılıklarını artırabilir.

Son olarak, doğayla temas eden esenlik uygulamalarının geliştirilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Eko-anksiyete, sadece bilgiyle yönetilebilecek bir kaygı değil; aynı zamanda beden, duygu ve günlük yaşamla da ilişkili bir durumdur. Açık hava etkinlikleri ve doğa yürüyüşleri gibi faaliyetler bu kaygının yönetilmesine katkı sağlayabilir.


Daha fazlası ve daha hızlı bilgi için sizde;
Facebook'ta @mersihnaber 'i
Instagram'da @mersinhaber 'i veya
Twitter'da @mersinhaber 'i takip edebilirsiniz.
İlk olarak anlık gelişmeleri sosyal medya hesaplarımızdan paylaşıyoruz.. Dilerseniz sosyal medya hesapları üzerinden sizlerde bir olayı ihbar edebilir veya bir gelişmeden bizleri haberdar edebilirsiniz.