Sivas'ta Yaşanan Taşkınlar Sonucu Binlerce Dönüm Tarım Arazisi Zarar Gördü
Sivas'ta etkili olan yağışlar sonrası tarım arazilerinin zarar gördüğü belirtildi. Uzmanlar, çiftçileri gelecek yıllar için uyararak iklim değişikliğinin etkilerine dikkat çekti.
Son 60 yılın en yoğun yağışını alan Sivas’ta tarımsal üretim açısından sorunlar yaşandı. Akarsulardaki su seviyesinin artması ve yeraltı su kaynaklarının dolup taşmasıyla bazı tarım arazileri sular altında kaldı. Özellikle Kızılırmak havzasındaki taşkınlar, arazilerde su birikintilerine neden oldu ve bu durum hububat ürünlerinde zarara yol açtı. Su birikintilerinin bulunduğu bölgelerde ürünler tamamen çürürken, bazı alanlarda ise pas hastalığı gözlemlendi. Yağışlardan etkilenen binlerce dönüm araziler, dronla havadan görüntülendi.
Geçtiğimiz yıllarda kuraklık yaşayan bölgenin bu yıl aşırı yağışlarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknoloji Fakültesi Bitki Koruma Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tolga Karaköy, "Geçen yıl bu senenin tam tersine çok kurak bir iklim yaşandı. Kuraklıktan dolayı bazı bölgelerde kayıplar yaşadık. Ancak bu yıl aşırı yağışlarla karşılaştık. Bu durumu iklim değişiminin etkileri olarak değerlendirebiliriz. Özellikle nisan ayına kadar 300 ile 350 mililitre seviyesine ulaşan yağışlar, Kızılırmak Havzası’nda ciddi taşkınlara neden oldu. Mahsuller uzun süre su altında kaldı ve bitkilerin kök sistemleri çalışamaz hale geldi. Bu nedenle birçok bitki kuruyarak zarar gördü" dedi.
Kızılırmak havzası dışındaki bölgelerde farklı sorunlar yaşandığını belirten Prof. Dr. Karaköy, kıraç arazilere geçildiğinde farklı sorunların ortaya çıktığını ifade etti. Yağışın verimi artırmasını beklediklerini ancak çiftçilerin zamanında yapması gereken uygulamaların önemli olduğunu vurguladı. Yabancı ot mücadelesi ve gübreleme çalışmalarının zamanında yapılması gerektiğini belirtti. İklimsel açıdan sıcaklıkların 20 ile 24 dereceye ulaştığında pas ve septoria gibi hastalıkların görülebileceğini ifade eden Karaköy, gerekli ilaçlama tedbirlerinin alınması gerektiğini aktardı. Çiftçilerin dron kullanmasının büyük avantaj sağladığını ve tarlaların çamur olması nedeniyle araziye giremeyen çiftçilerin dronla uygulama yapmak zorunda kaldığını söyledi.
Çiftçilerin gübreleme konusunda yaşadığı sorunlara değinen Karaköy, aşırı yağışların azotlu gübrelerin yıkanmasına neden olduğunu belirtti. Bu durumun bitkilerin renklerinden anlaşılabileceğini vurguladı. Başak çıkmadan önce uygun miktarda azot verilmesi gerektiğini belirten Karaköy, fazla azot verilmesi durumunda başaklanma ve çiçeklenme döneminin gecikebileceğini ifade etti. Ayrıca, bazı bölgelerde yabancı ot ilaçlamasının yapılmadığını ve bu durumun ciddi sorunlar yaratabileceğini de sözlerine ekledi.
Prof. Dr. Tolga Karaköy, çiftçilere doğru çeşit ve sertifikalı tohum seçimi yapmaları gerektiğini hatırlatarak, tarla hazırlığı ve tohum yatağının uygun şekilde hazırlanmasının önemine vurgu yaptı. Toprak analizleri yapılması ve uygun gübreleme programlarının uygulanması gerektiğini belirtti. Çiftçilerin yağışlarla ilgili yapabilecekleri çok fazla bir şey olmadığını ifade eden Karaköy, gerekli önlemleri alarak süreci en az zararla atlatmaya çalışacaklarını söyledi. Ayrıca, zarar gören çiftçiler için tarımsal kredi borçlarının ertelenmesinin önemli bir destek olabileceğini belirtti.