Ankara'da Sosyal Devlet ve Dayanışma Konulu Çalıştay Düzenlendi
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, sosyal devlet anlayışının önemini vurguladı. Göktaş, sosyal devletin sadece ihtiyaç anında devreye girmediğini, aynı zamanda toplumun dayanıklılığını artıran bir yapı olduğunu belirtti.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından düzenlenen İzleme Birimi ve Vaka Yönetimi Çalıştayı, Bakan Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Program, Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) iş birliğiyle hazırlandı. Göktaş, çalıştayın amacının, sosyal ihtiyaçları karşılamanın ötesinde çocukların geleceğini önceleyen bir vizyon oluşturmak olduğunu dile getirdi. Bu doğrultuda, sahadan gelen verilerin karar alma süreçlerine daha etkin bir şekilde yansıtılması gerektiğini ifade etti.
Sosyal Devlet Anlayışı
Bakan Göktaş, sosyal devlet anlayışının günümüzde daha da kritik bir hale geldiğini belirterek, "Küresel ölçekteki sosyal eşitsizlikler, göç, afetler ve aile yapısını zorlayan riskler, sosyal politikaları ülkelerin stratejik öncelikleri haline getirdi. Bu durum, sosyal devletin sadece ihtiyaç anında devreye girmesi gerektiğini değil, ayrıca riskleri önceden görebilen ve toplumu koruyan bir yapı olması gerektiğini göstermektedir. Türkiye, bu anlayışı en etkili şekilde uygulayan ülkelerden biridir" dedi.
Bakan Göktaş, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının, her haneye ulaşan ve ihtiyaçları yerinde tespit eden etkili bir model olduğunu vurguladı. "Bugün, 1003 vakfımız ile ülkemizin en uzak köylerine kadar giden güçlü bir sosyal koruma ağına sahibiz. Bu yapı, devletin şefkatini ve milletin dayanışma ruhunu bir araya getiren önemli bir mekanizmadır" dedi.
İhtiyaçların Tespiti
Bakan Göktaş, değişen sosyal ihtiyaçların farklı gereklilikler doğurduğunu ifade ederek, "Artık mesele, yalnızca başvuru geldiğinde destek sağlamak değil. Esas olan, ihtiyaç derinleşmeden, riskler büyümeden vatandaşlarımıza ulaşabilmektir. Bu amaçla, geçtiğimiz yıl İzleme Birimimizi kurduk. Bu birim, Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi üzerinden 30.296 kırılgan haneyi belirledi. Bu haneler 920 Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfıyla paylaşıldı. 8 ay içinde 3.542 haneyi Sosyal Hizmet Merkezlerimize yönlendirdik ve 5.582 haneye düzenli yardım bağladık" şeklinde konuştu.
Her bireyin farklı türde desteğe ihtiyaç duyduğunu belirten Göktaş, sosyal yardımı eğitimden sağlığa, istihdamdan çocuk korumaya kadar geniş bir perspektifte ele aldıklarını vurguladı. Ayrıca, sosyal risk haritalarının ihtiyaçlara daha hızlı yanıt verilmesini sağladığını dile getirdi. "Bu sistem ile çocuklardan kadınlara, engelli bireylerden ailelere kadar farklı alanlardaki hassasiyetleri dikkate alarak, hizmetlerimizi hızla devreye alıyoruz" dedi.
Gelecek Vizyonu
Bakan Göktaş, Aile ve Nüfus 10 Yılı’nı ülkenin geleceğini güçlendiren bir stratejik adım olarak gördüğünü belirtti. "Hedefimiz, ulaştığımız bu güçlü kapasiteyi daha ileri bir aşamaya taşımaktır. Aile ve Nüfus 10 Yılı’nı, aileden başlayarak ülkenin geleceğini güçlendiren bir vizyon olarak görüyoruz. Bu çalıştay da, bu hedefin önemli bir adımıdır" dedi.
Çalıştayda ele alınacak konuların, sahadaki hizmet kapasitelerini artıracağını ifade eden Göktaş, "Vaka yönetimi süreçleri, sosyal yardım ve sosyal hizmet entegrasyonu gibi konuları masaya yatıracağız. Sosyal yardım sistemimizin gücü, yalnızca dijital altyapıdan gelmiyor; sahada emek veren insan kaynağımızla ortaya çıkıyor. Bu nedenle, vakıflarımızda görev yapan çalışanlarımızın mesleki yetkinliklerini artırmak, bu sürecin en temel başlıklarından biridir" şeklinde konuştu.