İstanbul'da Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın AYT bölümü üzerine değerlendirmeler yapıldı.
Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) ikinci oturumu olan Alan Yeterlilik Testi’nde (AYT) adayların performans dağılımının belirleyici olacağı ifade edildi. Bahçeşehir Koleji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Direktörü Sibel Durak, 2026 AYT'nin en zorlayıcı sorularının Türk Dili ve Edebiyatı alanında olacağını belirtti.
Bahçeşehir Koleji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Direktörü Sibel Durak, Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) ikinci oturumu olan Alan Yeterlilik Testi’ni (AYT) değerlendirerek, sınavın genel yapısının Türkiye genelindeki net ortalamalar ve standart sapma değerleriyle şekilleneceğine dikkat çekti. Bu nedenle, sınav sonrası yapılan ilk değerlendirmelerde "kolay" veya "zor" algısının tek başına yeterli bir gösterge olmayacağını belirtti. Durak, "Asıl belirleyici unsurun tüm adayların performans dağılımı olacağı bilinmelidir. Ancak 2026 AYT’nin en zorlayıcı sorularının Türk Dili ve Edebiyatı soruları olduğu söylenebilir. Bu durum, Eşit Ağırlık ve Sözel puan türlerinden tercih yapacak adayların sıralamasında Türk Dili ve Edebiyatı’nın daha etkili olacağını düşündürmektedir" dedi.
Adayların sınav sürecinin sona ermesinin ardından önemli bir tercih dönemiyle karşılaşacaklarını ifade eden Durak, süreçte öğrencilerin ilgi alanları, güçlü yönleri, kişilik özellikleri ve yaşam hedefleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. "Sağlıklı bir tercih süreci için adayların üniversiteleri, bölümleri ve mezuniyet sonrası olanakları araştırmaları önemlidir. Öğrencinin hedeflediği bölüm ya da üniversiteye ilişkin beklentisi, sınav sonucu ile örtüşmeyebilir. Bu durumda alternatif seçeneklerin önceden değerlendirilmesi, öğrencinin çaresiz hissetmesini önleyerek tercih sürecini daha yönetilebilir hale getirir" diye ekledi.
Ailelerin tutumlarının da en az öğrencilerin araştırma süreci kadar önemli olduğunu belirten Durak, ebeveynlerin sınav sonuçlarına ilişkin eleştirel ifadelerden uzak durmaları gerektiğini vurguladı. "Çocuklarını dinleyen ve seçenekleri birlikte değerlendiren bir yaklaşım benimsemeleri gerekmektedir. 'Ben sana söylemiştim' gibi ifadeler, öğrencinin tercih dönemine kaygılı bir ruh hâliyle girmesine neden olabilir" dedi. Durak, YKS sürecinin yalnızca sınav performansından ibaret olmadığını dile getirerek, adayların gerçekçi alternatifler oluşturmalarının ve aileleriyle destekleyici bir iletişim içinde karar vermelerinin önemine dikkat çekti.
Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Tuğba Aktaş Cihanoğlu, 2026 AYT Türk Dili ve Edebiyatı Testi'nin, Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Türk Dili ve Edebiyatı Dersi Öğretim Programı kazanımlarıyla uyumlu hazırlandığını belirtti. Soruların genel yapısının, yalnızca temel kazanımların değil, öğretim programındaki daha detaylı bilgi basamaklarının da ölçüldüğünü ifade etti. Bu durumun, alan bilgisi güçlü olan öğrencileri ayırt etmeye yönelik bir yapı sunduğunu vurguladı.
Matematik Bölüm Başkanı Zafer Aşkın, 2026 yılı AYT Matematik sorularının, Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Matematik Dersi Öğretim Programı’ndaki kazanımlarla uyumlu hazırlandığını belirtti. Soruların, temel kavram bilgisi ile işlem becerisini ölçen nitelikte olduğunu ifade etti. Geometri Bölüm Başkanı Ömer Arat ise, bu yıl sözel ifade içeren ve çizim becerisi gerektiren soru sayısının arttığını söyledi.
Fizik Bölüm Başkanı Rafet Sayar, 2026 AYT Fizik sorularının 11. ve 12. sınıf öğretim programına uygun olarak hazırlandığını belirterek, soruların öğrencilerin konuya hâkimiyetini ölçmeyi hedeflediğini ifade etti. Kimya Bölüm Başkanı Pınar Yiğit, 2026 AYT Kimya sorularının da dengeli biçimde hazırlandığını vurguladı. Biyoloji Bölüm Başkanı Zahide Senem Göktaş, soruların temel biyoloji bilgilerini ölçen bir sınav yapısında olduğunu belirtti.
Tarih Bölüm Başkanı Kahar Alkan, 2026 AYT Tarih sorularının geçmiş yıllara benzerlik gösterdiğini ifade ederken, Coğrafya Bölüm Başkanı Ümit Soykan, coğrafya sorularının 11. ve 12. sınıf öğretim programına uygun olarak hazırlandığını belirtti. Felsefe Bölüm Başkanı Filiz Yıldırım ise, felsefe sorularının genel olarak öğrencilerin alan bilgisini ölçmeye yönelik olduğunu vurguladı.