Vahap Seçer Londra’da Konuştu: "Mersin Su Yönetiminde Dirençli ve Sürdürülebilir Model İnşa Ediyor"
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) yürüttüğü Yeşil Şehirler Programı’nın 10. yılı kapsamında Londra’da düzenlenen ‘Yeşil Şehirler Belediye Başkanları Toplantısı’na katıldı.
EBRD Yeşil Şehirler ağına üye belediye başkanlarını, uluslararası kuruluşları, özel sektör temsilcilerini, akademisyenleri ve gençlik örgütlerini bir araya getiren, ‘Yarına Yatırım: Herkes İçin Yeşil ve Dirençli Şehirler İnşa Etmek’ temasıyla düzenlenen toplantı; son 10 yılda Yeşil Şehirler Programı kapsamında elde edilen kazanımların değerlendirilmesi ile gelecekteki iş birliği alanlarının belirlenmesi amacıyla düzenlendi.
Yeşil Şehirler Programı’nın 10 yıllık kazanımları masaya yatırıldı
Birçok oturumun gerçekleştirildiği toplantıda; kentlerin temiz enerjiye geçişi, ulaşım, konut ve ısınma sistemlerinin elektrifikasyonu, düşük karbonlu ve iklim dirençli konut politikaları, atık su ve su yönetimi altyapısının güçlendirilmesi, döngüsel ekonomi uygulamaları, sel ve sıcak hava dalgalarına karşı dirençlilik, iklim krizine uyum süreçlerinde yapay zekâ kullanımı gibi konular ele alındı.
Program kapsamında Yeşil Şehir Görevlileri Ağı Toplantısı’na katılan Seçer, ‘Bir On Yıllık Etki: EBRD Yeşil Şehirlerinin Başarılarının Kutlanması Paneli’nde ise kentlerin deneyim paylaşımlarını takip etti. Panelde programa dahil olan kentlerin yeşil dönüşüm uygulamaları, finansman deneyimleri, kent yaşamına etkileri ve gelecek vizyonları belediye başkanlarının katılımıyla ele alındı.
Başkan Seçer’in yer aldığı ‘Sistem Yaklaşımından Yatırıma: Su Yönetiminin Önemi’ başlıklı oturumda kente yapılacak bir yatırımın kentin su güvenliğine, iklim direncine, deniz ekosistemine, enerji tüketimine ve ekonomik gelişimine nasıl katkı sağlayacağı tartışıldı. Mersin ile birlikte Fas’ın Kazablanka ve Kırgızistan’ın Oş kentlerindeki uygulamaların da ele alındığı oturumda Seçer’in yanı sıra; Kazablanka-Settat Bölgesi Konseyi Başkanı Abdellatif Mâzouz, Oş Belediye Başkanı Zhanarbek Akaev, Su Sistemleri Entegrasyonu Profesörü Prof. Dr. Ana Mijic ve Altyapı Çözümleri İş Grubu İş Geliştirme Direktörü Silvia Kuo konuşmacı olarak yer alırken, oturumun moderatörlüğünü ise EBRD Avrasya Altyapı Bölüm Başkanı Ekaterina Miroshnik yürüttü.
Başkan Seçer: “Mersin’de su yönetiminde sistem yaklaşımını benimsiyoruz”
‘Sistem Yaklaşımından Yatırıma: Su Yönetiminin Önemi’ başlıklı oturumda konuşan Seçer, Yeşil Şehirler Programı kapsamında düzenlenen toplantının kentler arasında deneyim paylaşımını güçlendirdiğini vurgulayarak, gerçekleştirilen oturumun küresel sorunlara en iyi cevap olacağını belirtti.
Mersin hakkında genel bilgileri katılımcılarla paylaşan Seçer, Mersin’in iklim değişikliğinin etkilerini yoğun biçimde hissettiğinin altını çizdi. Mersin Büyükşehir olarak su yönetimini yalnızca teknik bir altyapı meselesi olarak görmediklerini belirten Seçer, “Bizim için su; çevreyi, enerjiyi, ekonomiyi, halk sağlığını, afet yönetimini ve iklim direncini bir araya getiren stratejik bir konudur. Tam da bu nedenle Mersin’de su yönetiminde sistem yaklaşımını benimsiyoruz. Su sistemleri birbirine bağlıdır ve bir noktada alınan karar tüm sistemi etkiler. Bu yaklaşım doğrultusunda bir yatırımın kentin su güvenliğine, enerji verimliliğine, iklim direncine, deniz ekosistemlerine ve ekonomik gelişimine nasıl katkı sunduğuna bakıyoruz” sözlerini kaydetti. Çalışmaların sistem yaklaşımı ile ilerletildiğini dile getiren Seçer, söz konusu sistemin 4 temel başlıkta sürdürüldüğünü ifade etti.
“Geleceğin risklerini dikkate alarak uzun vadeli bir su altyapısı inşa ediyoruz”
Mersin’in su yönetiminde birinci önceliklerinin güçlü ve dayanıklı altyapı yatırımları olduğunu kaydeden Seçer, kentte hayata geçirilen projeleri aktardı. Mersin Büyükşehir Belediyesi, EBRD ve Uluslararası Finans Kurumu (IFC) iş birliğinde yürütülen ‘Mersin Atıksu Yönetimi ve Ekolojik Denge Projesi’nin su yönetimindeki yaklaşımlarının en önemli örneklerinden biri olduğunu ifade eden Seçer, “Yaklaşık 84 milyon Euro tutarındaki yatırım kapsamında Mersin genelinde atıksu arıtma tesislerinin kapasite artırımlarını gerçekleştiriyoruz. Aynı zamanda yeni arıtma tesisleri ile derin deniz deşarj sistemlerini hayata geçiriyoruz. Bu yatırımlar sayesinde yalnızca mevcut ihtiyaçları karşılamıyoruz. Gelecekteki nüfus artışını, iklim değişikliğinin etkilerini ve çevresel riskleri de dikkate alarak uzun vadeli bir su altyapısı inşa ediyoruz” dedi. Avrupa Birliği destekli FRIT-II programı kapsamında yürütülen çalışmalara da değinen Seçer, Mersin’in içme suyu ve kanalizasyon yatırımlarıyla büyüdüğünü, aynı zamanda altyapı kapasitesinin güçlendirildiğini dile getirdi.
“SCADA ile su yönetiminin tüm süreçlerini 7 gün 24 saat izleyebiliyoruz”
Su yönetimine dair yaklaşımda dijitalleşmenin ve veri analizinin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Seçer, Büyükşehir bünyesinde ileri teknolojinin kullanımına değindi. Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (MESKİ) bünyesinde oluşturulan İleri Teknoloji İzleme ve Kontrol Merkezi’nin (SCADA) çalışmalarını aktaran Seçer, “SCADA sayesinde suyun kaynaktan alınmasından atık suyun alıcı ortama bırakılmasına kadar tüm süreçleri 7 gün 24 saat izleyebiliyoruz. İçme suyu depoları, pompa istasyonları, enerji tüketimi, debi değişimleri, izole alt bölgeler, sayaç sistemleri ve yağmur suyu altyapıları gerçek zamanlı olarak kontrol ediliyor. Bu yaklaşım su kayıplarını azaltıyor, enerji tüketimini düşürüyor ve hizmet sürekliliğini artırıyor. Aynı zamanda iklim değişikliğinin getirdiği belirsizlikler karşısında kentimizin dayanıklılığını güçlendiriyor” ifadelerini kullandı.
Kaynakların verimli kullanılmasını ve su yönetiminde döngüselliği esas aldıklarını sözlerine ekleyen Seçer, atık suyu atık olarak değil yeniden kullanılabilecek bir kaynak olarak gördüklerini belirtti. Karaduvar ve Kızkalesi atıksu arıtma tesisleri aracılığıyla suyun yeniden kullanımına yönelik alanlar oluşturulduğunu kaydeden Seçer, “Birçok tesisimiz için yeniden kullanım izinlerini tamamladık. Ayrıca güneş enerji santralleri ve biyogaz uygulamalarıyla su altyapımızın enerji ihtiyacını daha sürdürülebilir kaynaklardan karşılıyoruz. Bu sayede hem karbon emisyonlarını azaltıyor hem de işletme maliyetlerini düşürüyoruz” diye konuştu.
“Elektronik Gemi Denetleme Sistemimiz ile kıyılarımızı 7 gün 24 saat izliyoruz”
Mersin Büyükşehir’in ekosistemlerin korunması adına yürüttüğü çalışmalara değinen Seçer, denizleri su sisteminin ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini ifade etti. Mersin’in, Türkiye’de deniz kirliliği denetimi yapma yetkisine sahip 2 büyükşehir belediyesinden biri olduğunu söyleyen Seçer, “Elektronik Gemi Denetleme Sistemimiz sayesinde kıyılarımızı 7 gün 24 saat izliyoruz. Denetim tekneleri, hava ve su altı dronları kullanarak olası kirlilik kaynaklarını erken aşamada tespit ediyoruz. Göreve geldiğimiz günden bu yana çevreyi kirlettiği tespit edilen 102 gemiye yaklaşık 390 milyon Türk Lirası idari yaptırım uygulandı” dedi.
“Kentlerin dayanıklılığı, temel hizmetleri ve kent işlevselliğini kesintisiz sürdürebilme kapasitesiyle ölçülür”
Su yönetiminde sistem yaklaşımının riskleri anlayabilmeyi gerektirdiğini belirten Seçer, 2023 yılında yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası deneyimlerin bunu kanıtladığını dile getirdi. Altyapı ve kurumsal kapasite yatırımlarının etkin işlemesinin önemini deprem döneminde gördüklerini kaydeden Seçer, “Kentlerin dayanıklılığı, temel hizmetleri ve kent işlevselliğini kesintisiz sürdürebilme kapasitesiyle ölçülür. Deprem sonrasında Mersin’in aldığı göç neticesinde, su tüketimindeki ve evsel katı atık miktarındaki yüzde 15’in üzerindeki artışa rağmen hizmetlerimizi sürdürebildik” diye belirtti. Büyükşehir olarak uluslararası iş birliklerini çok değerli gördüklerini ifade eden Seçer, “Global Covenant of Mayors, ICLEI, Med Cities, Blue Mission Med Türkiye Ağı, Ocean Rise and Coastal Resilience Coalition ve Avrupa Birliği’nin Okyanuslar ve Sular Misyonu gibi platformlarda aktif rol üstleniyoruz. Bu ağlar sayesinde finansmana, teknik bilgiye ve yenilikçi çözümlere erişim sağlıyor; deneyimlerimizi diğer şehirlerle paylaşıyoruz” sözlerini kaydetti.
“Hedefimiz; gelecek nesiller için güvenli, dirençli ve sürdürülebilir bir su sistemi oluşturmaktır”
Su yönetiminde başarının birçok faktörü aynı sistemde değerlendirebilmekle bağlantılı olduğunu söyleyen Seçer, geleceğin dirençli şehirlerinin; suyu koruyan, yeniden kullanan, veriyle yöneten ve ekosistemleri gözeten şehirler olacağının altını çizdi.
Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak hedefin gelecek nesiller için güvenli, dirençli ve sürdürülebilir bir su sistemi oluşturmak olduğunu dile getiren Seçer, “Bu dönüşüm yolculuğunda EBRD Yeşil Şehirler Programı bizim için önemli bir ortaklık platformu olmaya devam ediyor. Deneyimlerimizi paylaşmayı, birlikte öğrenmeyi ve daha dirençli şehirler inşa etmek için uluslararası iş birliklerini güçlendirmeyi sürdüreceğiz” diye konuştu.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Dr. Bülent Halisdemir’in de EBRD tarafından Mersin Yeşil Şehir Eylem Planı Yöneticisi olarak görevlendirildiği ‘Yeşil Şehirler Belediye Başkanları Toplantısı’nın ilk günü, oturumların tamamlanması, günün değerlendirmesi ve kapanış ile sona erdi.