Güncel »

Bursa Aile Platformu, İstanbul Sarıyer'deki Okuldaki Cinsiyet Değiştirme Olayına Tepki Gösterdi.

Bursa Aile Platformu, İstanbul'un Sarıyer ilçesindeki özel bir ortaokulda görevli bir öğretmenin cinsiyet değiştirmesine yönelik tepkisini dile getirdi. Yapılan açıklamada, bu durumun yalnızca bir münferit olay olmadığı, cinsiyetsizliği yaymaya yönelik bir programın planlandığı ifade edildi.

Bursa Aile Platformu, İstanbul Sarıyer'deki özel bir ortaokulda görev yapan bir öğretmenin isim ve cinsiyet değişikliğine yönelik tepkisini dile getirdi. Yapılan açıklamada, bu durumun münferit bir olay olmanın ötesinde, cinsiyetsizliği yaymayı hedefleyen bir girişim olduğu vurgulandı. "İstanbul Sarıyer’deki özel bir ortaokulda; cinsiyet değişikliği geçiren bir kişinin pedagojik süreçler hiçe sayılarak çocuklara öğretmenlik yapacağı ilan edilmesi, kamuoyunda haklı bir endişe yaratmıştır. Ayrıca, cinsiyetsizliği çocukların ve ailelerin zihninde normalleştirmeyi amaçlayan bir programın planlandığı görülmektedir" ifadelerine yer verildi.

"Çocukları cinsel kimlik karmaşasına sürüklemek kabul edilemez bir pedagojik şiddettir."

Okulun düzenlediği seminerlerin aileler arasında endişeye yol açtığı belirtilerek, "Anne-babaların haklı tepkilerini bastırmak için okul yönetimi, 'bilgilendirme' kisvesi altında düzenlediği ve içeriği şüpheli olan seminerler, cinsiyetsizlik ideolojisinin eğitim kurumlarına yerleşme çabalarının somut kanıtıdır. Sözde eğitimci olan bu kişilerin, çocukların sağlıklı kimlik gelişimi ve kaliteli eğitimine odaklanmak yerine cinsiyetsizlik ideolojisini yayma çabaları kabul edilemez bir pedagojik şiddet biçimidir. Sarıyer'deki bu olay, buz dağının yalnızca görünen kısmıdır. Sinsi adımlarla ilerleyen LGBT dayatması, belirli metropollerle veya özel okullarla sınırlı değildir. Geçtiğimiz yıl Eğitim-Sen aracılığıyla okullarda 'Toplumsal Cinsiyet Eşitliği' eğitimleri verilmek istenmiş, ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in kararlı duruşu sayesinde bu girişimlere engel olunmuştur. Bugün ise farklı isimler ve kılıflar altında benzer girişimler sürmektedir. 'Gönüllülük faaliyeti', 'sosyal destek' veya 'kız çocuklarının eğitimi' gibi başlıklarla yürütülen projelerin hedefinde yine çocuklarımız bulunmaktadır" denildi.

Aileyi ve biyolojik gerçekliği tahrip eden her girişimin, derin bir infiale ve şiddet sarmalına zemin hazırladığı ifade edilerek, "Okullardaki eğitim ikliminin, öğretmenlerin ve akran gruplarının ergenlik çağındaki çocuklar üzerindeki büyük etkisi bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bilimsel veriler, okul ortamındaki sosyo-kültürel iklimin, öğretmen tutumlarının ve idari uygulamaların çocukların cinsel kimlik algıları üzerinde doğrudan bir etkisi olduğunu göstermektedir. Toplumsal düzenin temel taşı olan aileyi ve biyolojik gerçekliği tahrip eden her girişim, nihayetinde derin bir infiale ve şiddet sarmalına yol açmaktadır. LGBT propaganda ve dayatmasının etkisiyle çocuklarda meydana gelen ağır psikolojik tahribat, trajik olaylarla sonuçlanmaktadır. Dünyada artan okul saldırıları gibi dehşet verici olayların arka planında, çocukların biyolojik gerçekliğinden koparılarak radikal ideolojilerin içine hapsedilmesi yatmaktadır. Ortaya çıkan bu tablo, gençlerin kimlik krizleri, dijital radikalleşme, yalnızlık ve psikolojik kırılganlıklar üzerine daha fazla düşünmemiz gerektiğini göstermektedir. Bu acı hadiselerin satır araları ve akademik literatürdeki güncel bulgular, cinsiyetsizlik dayatmasının doğrudan bir nesil güvenliği krizi olduğunu ortaya koymaktadır. Okullarımızda 'toplumsal cinsiyet' maskesiyle uygulanan cinsiyetsizlik ideolojisi, çocukların gelişim evrelerinde cinsel kimlik karmaşalarına yol açmaktadır" denildi.

"Çocuklarımızın bu yıkıcı ideolojik deneylerin nesnesi hâline getirilmesine asla izin vermeyeceğiz."

Bursa Aile Platformu, aile kurumunu ve nesilleri koruyacak köklü anayasal ve hukuki adımların ivedilikle hayata geçirilmesini talep etti. "Bu yıkıcı kuşatmanın okullarımızdan ve toplumumuzdan tamamen temizlenmesi için geçici idari tedbirler ve bürokratik önlemler yeterli değildir. Açıkça haykırıyoruz: Yasal düzenlemelerde geç kalınan her gün, ailelerimiz ve evlatlarımız çok ağır bedeller ödemektedir. Her gecikme, bir çocuğumuzun zihinsel ve psikolojik dünyasının kararması, bir ailenin daha ağır bir sonuçla karşılaşması demektir. Bizler; çocuklarımızın eğitim kurumlarında nitelikli bilimsel eğitim almasını, güçlü sosyal beceriler edinmesini ve yarının dünyasına hem zihinleriyle hem de gönül dünyalarıyla hazırlanmalarını istiyoruz. Bizler, çocuklarımızın en temel insani hakkı olan güvenli eğitim hakkını savunuyoruz; cinsiyetsizlik propagandasına maruz kalarak kendi biyolojik gerçekliğine, ailesine, kültürüne ve medeniyetine yabancılaşmasını değil! Bunun için anne-babalar ve sivil toplum kuruluşları olarak teyakkuzda olmaya devam edeceğiz. Çocuklarımızın bu yıkıcı ideolojik deneylerin nesnesi hâline getirilmesine asla izin vermeyeceğiz. Çocuklarımızın zihinsel egemenliğinin ve sağlıklı kimlik gelişiminin muhafazası, hiçbir rehavete ve ideolojik dayatmaya kurban edilemez. Çocuklarımızın güvenli eğitim hakkını, ailelerin söz hakkını ve milletimizin değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz" ifadeleri kullanıldı.


Daha fazlası ve daha hızlı bilgi için sizde;
Facebook'ta @mersihnaber 'i
Instagram'da @mersinhaber 'i veya
Twitter'da @mersinhaber 'i takip edebilirsiniz.
İlk olarak anlık gelişmeleri sosyal medya hesaplarımızdan paylaşıyoruz.. Dilerseniz sosyal medya hesapları üzerinden sizlerde bir olayı ihbar edebilir veya bir gelişmeden bizleri haberdar edebilirsiniz.