İstanbul'da Bilinçli Ebeveynlik Anlayışı ve Mükemmeliyet Baskısı Üzerine Yapılan Araştırma
İstanbul'da yapılan bir araştırmaya göre, bilinçli ebeveynlik anlayışı giderek yaygınlaşıyor ancak bu durum, ebeveynler üzerinde mükemmeliyet baskısı oluşturabiliyor. Klinik Psikolog Cansu Kaya, annelerin çocuklarına duygusal bağ kurma ve iletişimde bulunma konusundaki çabalarını artırdığını fakat bu çabanın beraberinde kaygıları da getirip getiremediğini vurguladı.
Bilgi: Instagram'da @mersinhaber'i takip ederek anlık gelişmelerden daha hızlı haberdar olabilirsiniz.
Günümüz anneleri, çocuklarını yalnızca bakım gerektiren bireyler olarak değil, duygusal varlıklar olarak görmeye başladı. Klinik Psikolog Cansu Kaya, bu değişimin çocukların duygusal gelişimini desteklediğini ancak ebeveynler üzerinde görünmez bir mükemmeliyet baskısı oluşturabileceğini belirtti. Research İstanbul tarafından gerçekleştirilen "Yeni Nesil Anneler" araştırmasına göre, annelerin yüzde 99'u çocuklarına sık sık "seni seviyorum" demekte, yüzde 96'sı ise çocuklarıyla düzenli aktiviteler yapmaktadır. Ayrıca, annelerin yüzde 95'i koydukları kuralların nedenlerini çocuklarına açıklamaktadır. Bir önceki kuşakta bu oranlar ise sırasıyla yüzde 48, yüzde 35 ve yüzde 46 olarak kaydedilmiştir. Bu veriler, annelik anlayışındaki dönüşümün boyutunu göstermektedir.
Klinik Psikolog Cansu Kaya, ebeveynlik yöntemlerindeki değişimin yanı sıra, çocuklarla kurulan ilişkide de önemli bir dönüşüm yaşandığını ifade etti. Çocuklar artık yalnızca söz dinleyen varlıklar değil, anlaşılması gereken bireyler olarak değerlendiriliyor. Araştırmada annelerin yüzde 73'ü, kendi ebeveynlik anlayışlarının annelerinden en çok duygusal iletişim konusunda ayrıştığını belirtmişlerdir. Bu durum, çocuk ruh sağlığında duygusal bağın önemini gözler önüne sermektedir. Kaya, "Çocukların sağlıklı psikolojik gelişiminde sadece fiziksel ihtiyaçlarının karşılanması yeterli değil. Duygularının görülmesi ve ebeveynleri tarafından anlaşıldığını hissetmeleri de büyük önem taşıyor" dedi.
Araştırmanın dikkat çekici bulgularından biri de, yeni nesil annelerin yüzde 95'inin çocuklarına koydukları kuralların nedenlerini açıklamalarının olumlu etkileri üzerineydi. Kaya, bu yaklaşımın çocukların kuralları korkudan değil, anlayarak benimsemelerine yardımcı olduğunu vurguladı. Geçmişte çocuklardan kurallara sorgusuz uyması beklenirken, günümüzde neden-sonuç ilişkisini kavrayabilen çocukların kuralları daha kolay kabul ettiklerini belirtti. "Kuralların nedenlerini açıklamak, çocuğun düşünme becerilerini desteklerken ebeveyn-çocuk ilişkisini de güçlendiriyor" ifadelerini kullandı.
Ayrıca, araştırmada fiziksel cezaların kullanımındaki düşüş de dikkat çekti. Bir önceki kuşakta yüzde 53 oranında görülen fiziksel ceza uygulamaları, günümüzde yüzde 15 seviyesine gerilemiştir. Klinik Psikolog Cansu Kaya, fiziksel cezanın kısa vadede davranışı durdurduğunu, ancak uzun vadede olumsuz etkileri olabileceğini vurguladı. "Fiziksel ceza çocuklarda korku yaratır ve bu durum, özgüven sorunları ve kaygı belirtilerine yol açabilir. Günümüzde disiplin anlayışı, cezadan çok rehberlik ve sınır koymaya yöneliktir" diye ekledi.
Yeni nesil annelerin, günümüzün değişen şartlarının farklı bir ebeveynlik yaklaşımını gerekli kıldığını düşündüğünü ifade eden Kaya, annelerin yüzde 67'sinin bu konuda hemfikir olduğunu belirtti. Eğitim, teknoloji, beslenme ve sosyal gelişim konularında bilgiye erişimin artması, annelerin çocuk yetiştirme süreçlerinde daha bilinçli hareket etmelerini sağlıyor. Ancak bu durumun zaman zaman yoğun bir kaygıya dönüşebildiğini belirten Kaya, dijital çağda annelerin kendilerini sürekli değerlendirme eğiliminde olduğunu vurguladı. "Yeni nesil anneler çocuklarının gelişimiyle ilgili çok daha fazla bilgiye ulaşabiliyor. Bu avantaj olsa da, en doğru kararı verme çabası kaygıyı artırabiliyor" dedi.
Kaya, mükemmel olmaya çalışmak yerine yeterince iyi anne olmanın önemine dikkat çekti. Araştırma sonuçlarının annelik anlayışındaki dönüşümün devam edeceğine işaret ettiğini belirten Kaya, annelerin yarısının çocuklarının ileride farklı bir ebeveynlik anlayışı benimseyeceğini düşündüğünü söyledi. "Burada önemli olan ebeveynlerin kendilerini sürekli mükemmel olmak zorundaymış gibi hissetmemeleridir. Çocukların ihtiyaç duyduğu şey, kusursuz ebeveynler değil; sevgi sunabilen, sınır koyabilen ve gerektiğinde hata yaptığını kabul edebilen ebeveynlerdir. Yeterince iyi ebeveynlik, hem anne hem de çocuk için sağlıklı bir gelişim zemini oluşturur" diyerek sözlerini tamamladı.