Eskişehir'de Opak Madde Alerjisi Hakkında Önemli Bilgiler Paylaşıldı
Eskişehir'deki bir hastanede, opak madde alerjisi hakkında bilgi verildi. Uzman doktor, kontrast maddenin damar görüntülemedeki önemini vurguladı. Ayrıca, bu maddelere karşı alerjik reaksiyon geliştiren hastalar için önlemler alındığını belirtti. Klasik anjiyografinin güvenilirliği ve sanal anjiyografinin tanı süreçlerindeki yeri hakkında da önemli açıklamalarda bulunuldu.
Bilgi: Instagram'da @mersinhaber'i takip ederek anlık gelişmelerden daha hızlı haberdar olabilirsiniz.
Özel Ümit Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Akyüz, opak madde alerjisi hakkında bilgilendirmede bulunarak, "Damarların ve kalp damarlarının görüntülenebilmesi için kontrast madde kullanmamız gerekiyor. Hem sanal anjiyografide hem de klasik anjiyografide temel prensip aynıdır. Kontrast madde, damarların içini görünür hale getirerek tanı koyma imkânı sağlar" dedi. Akyüz, bazı hastalarda bu maddelere karşı alerjik reaksiyonların gelişebildiğini ifade etti. Daha önce kontrast maddeye bağlı alerji öyküsü bulunan hastalarda işlem öncesinde gerekli tedbirleri aldıklarını vurguladı. "Bu tür hastalarımızda alerjik reaksiyon riskini azaltmak amacıyla işlem öncesinde koruyucu ilaç tedavileri uyguluyoruz. İşlem sırasında ve sonrasında da hastalarımızı daha yakından takip ediyoruz. Böylece işlemleri güvenli bir şekilde gerçekleştirebiliyoruz" diye ekledi.
Klasik Anjiyografi Hâlâ En Güvenilir Yöntem
Sanal ve klasik anjiyografi arasındaki önemli farklardan birinin kullanılan kontrast madde miktarı olduğunu belirten Akyüz, "Klasik anjiyografide kontrast maddeyi doğrudan kalbi besleyen damarlara veriyoruz. Bu nedenle daha az miktarda kontrast madde kullanıyoruz. Sanal anjiyografide ise görüntü elde edebilmek için daha geniş bir damar sisteminin boyanması gerekiyor. Dolayısıyla kullanılan kontrast madde miktarı daha fazla olabiliyor" açıklamasında bulundu. Akyüz, klasik anjiyografinin günümüzde hâlâ en güvenilir yöntem olarak kabul edildiğini ifade ederek, "Teknolojinin gelişmesiyle birlikte sanal anjiyografi önemli bir tanı yöntemi haline geldi. Ancak kanıtsal değeri ve tanısal gücü açısından klasik anjiyografi hâlâ altın standart olarak kabul edilmektedir. Gerektiğinde damarı doğrudan görmemize ve aynı seansta müdahale etmemize olanak sağlaması nedeniyle klasik anjiyografi birçok durumda tercih edilen yöntem olmayı sürdürmektedir" dedi.
Daha önce opak maddeye karşı alerjik reaksiyon yaşamış kişilerin bunu mutlaka hekimlerine bildirmeleri gerektiğini hatırlatan Akyüz, doğru planlama ve uygun önlemlerle hem tomografi hem de anjiyografi işlemlerinin güvenli bir şekilde gerçekleştirilebileceğini sözlerine ekledi.