Antalya Falezleri'ndeki Yapılaşma Hakkında Kritik Uyarı Yapıldı
Antalya'daki Tufa Kıyı Falezleri'nde artan yapılaşma nedeniyle kritik uyarılar yapılıyor. Uzmanlar, bu durumun doğal mirasa zarar verme riski taşıdığını belirtiyor.
Bilgi: Instagram'da @mersinhaber'i takip ederek anlık gelişmelerden daha hızlı haberdar olabilirsiniz.
Antalya’nın doğal güzelliklerinden biri olan Tufa Kıyı Falezleri, son yıllarda falez sınırlarına yakın inşa edilen ahşap yapılar, platformlar ve asansörlerle gündem olmaya devam ediyor. Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nihat Dipova, falezlerin doğal yapısına yapılan müdahalelerin sadece görsel kirlilik yaratmakla kalmayıp, aynı zamanda jeolojik miras, kıyı güvenliği ve sürdürülebilir turizm açısından da ciddi riskler oluşturduğunu vurguladı. Bu nedenle, bölgenin korunması için ekolojik restorasyon sürecinin başlatılması gerektiğini ifade etti.
Kaçaktan Öte Bir Durum Var
Dipova, falezlerdeki yapıların sıradan ruhsatsız yapılar gibi değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. "Burada kaçaktan öte bir durum var. Bu yapılar, mühendislik hizmeti alınmadan veya ruhsat işlemi yapılmadan inşa edilen yapılar değil. Hazine arazisi olan bir alana yapılmış yapılar ve neredeyse tamamı ticari işletme niteliğinde" dedi. Falezlerin doğal yapısının korunmasının önemine dikkat çeken Dipova, bu alanların eşsiz olduğunu ve her müdahalenin doğal mirasa zarar verdiğini ifade etti.
Dipova, Pamukkale travertenleri üzerinden örnek vererek, "Pamukkale travertenlerinin üzerine kafe ya da güneşlenme terası yapmayı nasıl düşünemiyorsak, Antalya falezleri için de aynı hassasiyeti göstermemiz gerekiyor. Antalya Tufa Kıyı Falezleri’nin ikizi yok, dünyada tek" şeklinde konuştu. Falezlerin görünürlüğünün azaltıldığını ve bu durumun Antalya’nın turizm değerine zarar verdiğini belirtti.
Doğal Restorasyon Gerekliliği
Dipova, doğal yapıyı korumanın önemi üzerinde durarak, "Doğal alanlar da restore edilir. Antalya falezlerinde de tahrip edilen yerler temizlenip eski görüntüsüne kavuşturulabilir" dedi. Ayrıca, falezlerde yaşanan tahribatın giderilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Dipova, falezlerin dış görünümünün sabit bir kaya kütlesi gibi algılandığını, ancak uzun vadede burada dinamik bir süreç işlediğini belirtti. "Zaman zaman büyük kaya bloklarının denize düştüğünü unutmamalıyız" diyerek, bu durumun tehlikelerine dikkat çekti. Ayrıca, falezlerdeki yapılaşmanın doğal dokuya zarar verdiğini ve kentin turizm değerine olumsuz etkide bulunduğunu vurguladı.
Falezlerdeki Yapılaşma Riskleri
Dipova, falez hattındaki yapılaşmanın başlangıçta hafif malzemelerle yapıldığını ancak zamanla daha büyük yapılar haline dönüştüğünü belirtti. "Bu gidişle 50 metrede bir asansör, 50 metrede bir de beach platformu görebiliriz. Oysa bunların hiçbiri yasalarımızın izin verdiği uygulamalar değil" dedi. Ayrıca, bir alanın koruma statüsünün düşürülmesinin yapılaşma hakkı anlamına gelmediğini ve bu tür yapıların yapılmasının mümkün olmadığını ifade etti.
Antalya'nın simge değerleri arasında falezlerin önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Dipova, kentin turizm gelirini sürdürülebilir biçimde koruyabilmesi için doğal mirasına sahip çıkması gerektiğini belirtti. "Antalya’nın simge değerleri denildiğinde, havaalanında turistlere sorsanız, ilk sıraya falezleri koyarlar" şeklinde konuştu.
Dipova, "Bu işin sonu yok" diyerek, falez hattına sürekli yeni tesislerin eklenmesinin çözüm olmadığını vurguladı. Her kıyı kullanımında bir taşıma kapasitesi bulunduğunu belirterek, sürekli yeni tesis eklemeye çalışmanın kısır döngüye yol açabileceğini ifade etti.