İstanbul'da Aşırı Sıcaklıklar Kalp Sağlığını Tehdit Ediyor
İstanbul'da beklenen rekor sıcaklık, kalp sağlığı açısından tehlike oluşturuyor. Uzmanlar, aşırı sıcakların kalp krizi ve ritim bozukluğu riskini artırabileceği konusunda uyarıyor.
İstanbul Valiliği'nin son meteorolojik uyarısına göre, kentte hava sıcaklığının gölgede 34, güneş altında ise 48 dereceye kadar çıkması bekleniyor. Asfalt sıcaklığının 55 dereceyi bulabileceği ve yüksek nem nedeniyle hissedilen sıcaklığın 42 dereceye ulaşacağı belirtiliyor. Uzmanlar, özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve kalp hastalarının bu sıcaklıkların etkisinden korunmak için zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamalarını öneriyor.
Sıcaklıkların artması, yalnızca günlük yaşamı değil, bireylerin sağlığını da tehdit eden bir faktör haline geliyor. Son yıllarda Avrupa ve dünya genelinde yaşanan sıcak hava dalgaları, kalp ve damar hastalıkları bulunan kişiler için ciddi riskler oluşturuyor. Liv Hospital Ulus Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Alp Burak Çatakoğlu, aşırı sıcakların kalp krizi, kalp yetmezliği ve ritim bozuklukları gibi sağlık sorunlarını artırabileceğine dikkat çekiyor.
Sıcak Hava Kalbin İş Yükünü Artırıyor
Birçok kişi, kalp krizini genellikle soğuk havalarla ilişkilendirirken, bilimsel veriler aşırı sıcakların da kalp sağlığını olumsuz etkilediğini göstermektedir. Araştırmalar, sıcak hava dalgaları sırasında kardiyovasküler nedenlere bağlı ölümlerde yüzde 15 ila 20 oranında bir artış olabileceğini ortaya koyuyor.
İnsan vücudunun ideal çalışma sıcaklığının yaklaşık 37 derece olduğunu belirten Prof. Dr. Çatakoğlu, hava sıcaklığının artmasıyla birlikte vücudun kendini korumak için çeşitli mekanizmaları devreye soktuğunu ifade ediyor. Yüksek sıcaklıklarda derideki damarların genişlediğini ve terlemenin arttığını belirten Çatakoğlu, kalbin cilde daha fazla kan gönderebilmesi için daha hızlı çalışmak zorunda kaldığını vurguladı. Bu durum, sıcak günlerde kalbin dakikada pompaladığı kan miktarının normalin birkaç katına çıkabileceğini gösteriyor. Terleme ile birlikte yaşanan sıvı kaybı yerine konulmadığında, kanın yoğunlaşabileceği, tansiyonun düşebileceği ve kalbin üzerindeki yükün artabileceği belirtiliyor.
Risk Altındaki Gruplara Dikkat
Aşırı sıcakların herkes üzerinde etkili olabileceğini ancak bazı bireylerin riskinin çok daha yüksek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çatakoğlu; koroner arter hastalığı bulunanlar, stent veya by-pass operasyonu geçirenler, kalp yetmezliği ve hipertansiyon hastaları, kalp pili taşıyanlar, atriyal fibrilasyon gibi ritim bozukluğu olan kişiler, 65 yaş üzerindeki bireyler ve diyabet hastalarının sıcak havalarda daha dikkatli olmaları gerektiğini ifade etti.
İdrar söktürücü ilaç kullanan hastaların sıvı kaybının daha hızlı gelişebileceğini belirten uzman, bazı tansiyon ilaçlarının sıcak havaya uyum mekanizmalarını etkileyebileceği konusunda da uyarıda bulundu. Eğer ilaç dozlarında değişiklik yapılması gerekiyorsa, bunun mutlaka doktor önerisiyle yapılması gerektiği vurgulanıyor.
Sıcak Havalarda Kalp Sağlığını Koruyun
Kalp sağlığını korumak amacıyla yaz aylarında bazı basit ama etkili önlemler alınabileceğini söyleyen Prof. Dr. Çatakoğlu, susuz kalmamak adına düzenli aralıklarla su tüketilmesi gerektiğini belirtiyor. Kalp yetmezliği veya böbrek hastalığı olan bireylerin günlük sıvı tüketim miktarını doktorlarıyla birlikte belirlemeleri önem arz ediyor.
İstanbul Valiliği'nin de vatandaşları uyardığı gibi, günün en sıcak saatleri olan 11.00-17.00 arasında dışarı çıkılmaması önerilmektedir. Yürüyüş ve egzersizlerin sabah erken saatlerde veya gün batımından sonra yapılmasının daha güvenli olduğu ifade edilmektedir. Sıcak havalarda egzersiz yoğunluğunun azaltılması, sık dinlenme molaları verilmesi ve bulunulan ortamın serin tutulması gerektiği de vurgulanıyor. Ayrıca, beslenmenin de sıcak havalarda dikkat edilmesi gereken bir konu olduğu belirtiliyor. Karpuz, kavun, salatalık, yoğurt, ayran, salata ve soğuk çorbalar gibi sıvı içeriği yüksek gıdaların tercih edilmesi öneriliyor. Ağır, yağlı ve yüksek kalorili yiyeceklerin vücut ısısını artırabileceği ifade ediliyor. Bunun yanı sıra, aşırı kahve tüketimi, enerji içecekleri ve alkolün de vücuttaki sıvı kaybını artırabileceği unutulmamalıdır.
Pamuklu, bol ve açık renkli giysilerin tercih edilmesi, ılık-soğuk duş alınması veya bilek, boyun ve dirsek içlerine serin kompres uygulanması, vücut sıcaklığını düşürmek açısından faydalı olabilir. Özellikle yalnız yaşayan yaşlı bireylerin sıcak havalarda düzenli olarak kontrol edilmesi gerekmektedir.
Ciddi Belirtilere Dikkat Edin
Baş dönmesi, çarpıntı, aşırı halsizlik, göğüs ağrısı, nefes darlığı, bayılma hissi ve bilinç bulanıklığı gibi belirtilerin, sıcakla ilişkili ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabileceği vurgulanıyor. Bu belirtilerle karşılaşıldığında, kişinin hemen serin bir ortama geçmesi, sıvı alması ve gerektiğinde acil sağlık hizmetine başvurması gerektiği ifade ediliyor.
Prof. Dr. Çatakoğlu, göğüs ağrısı ve nefes darlığının kalp krizinin habercisi olabileceğini belirterek, sıcak havanın yalnızca rahatsızlık veren bir yaz sorunu olmadığını, kalp ve damar hastalığı bulunan kişiler için ciddi sağlık riskleri oluşturabileceğini vurguladı. Yaz aylarında alınacak birkaç basit önlem, kalp krizi, ritim bozukluğu ve kalp yetmezliği ataklarını önlemede büyük önem taşımaktadır. Sıcakla mücadelede en etkili yöntemlerden biri gölge, diğeri ise sudur.