Hatay Reyhanlı'da Engelli Salih Kara ve Otobüs Şoförü Arasında Barış Sağlandı
Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde tekerlekli sandalyesiyle otobüse binemeyen engelli vatandaş ile otobüs şoförü arasında yaşanan tartışmanın ardından barış sağlandı. Salih Kara, otobüs şoförünün Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği'ne bağışta bulunması şartıyla uzlaştı.
Reyhanlı ilçesinde yaşayan yüzde 80 engelli Salih Kara, hastaneden çıktıktan sonra tekerlekli sandalyesiyle evine gitmek için otobüse binmek istedi. Ancak otobüs şoförü, engelli rampasının açılmasını reddetti ve Kara'nın tek başına otobüse binemeyeceğini belirtti. Bu durum üzerine iki taraf arasında bir tartışma başladı. Tartışmaya, çevredeki diğer şoförlerin de katılmasıyla gerginlik daha da arttı. Otobüs şoförünün, "Niye afra tafra yapıyorsun. Ben senin hizmetçin miyim ya niye çekiyorsun, kimse gelmeden almak yasak" şeklindeki sözleri, olayın sosyal medyada yayılmasına neden oldu.
Olayın ardından Hatay Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri, durumu inceleyerek otobüs şoförüne maddi ve idari ceza uyguladı. Ayrıca, şoförün bir daha toplu ulaşım araçlarında görev alabilmesi için gerekli süreç başlatıldı. Günler sonra, ara bulucuların devreye girmesiyle şoför Şaban Haraç ve engelli vatandaş Salih Kara arasında bir barış sağlandı. Barışma görüşmesinde, Haraç'ın "Şeytan saatime denk geldin" diyerek özür dilemesi dikkat çekti.
Salih Kara, olayın ardından yaşanan linç girişimlerine de değinerek, "Benim amacım sadece engellilere yönelik bir farkındalık oluşturmaktı. Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği'ne bağış yapılması şartını bu nedenle sundum. Şoför arkadaşa üzülmüştüm. Ekmeğinden etme niyetim yoktu, sadece görevini yerine getirmesini istemiştim" dedi. Kara, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk'ün olay esnasındaki müdahalesinin barış sürecine büyük katkı sağladığını belirtti.
Kara, "Biz bu şoför arkadaşla barışacağız ve linç girişiminde bulunanlar kötülükleriyle kaldılar" ifadelerini kullanarak, barışma sürecinde kendisine destek olanlara teşekkür etti. Şoför Haraç'ın derneğe bağışta bulunarak makbuzu kendisine göndermesi de bu olumlu gelişmeyi pekiştirdi.