Yaşam »

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi'nde "İrade Bizim, Zafer Bizim" başlıklı konferansta 15 Temmuz'un önemi vurgulandı.

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi tarafından düzenlenen "İrade Bizim, Zafer Bizim" konulu konferans, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla gerçekleştirildi. Dr. Lütfü Özşahin, Türkiye’nin darbe geçmişini tarihsel bir çerçevede değerlendirerek, 15 Temmuz’un millet iradesinin darbeci unsurlara karşı verdiği mücadelenin sembolü olduğunu ifade etti.

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) tarafından 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen "İrade Bizim, Zafer Bizim" konulu konferans, akademisyenler, öğrenciler ve davetlilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Konferansta konuşan Dr. Lütfü Özşahin, Türkiye’nin askeri darbeleri, dış müdahaleler ve demokrasi bilinci üzerine derinlemesine bir değerlendirme yaptı.

Özşahin, konuşmasının başında Türkiye'deki askeri darbelerin yalnızca iç siyasi faktörlerle açıklanamayacağını vurguladı. 1960, 1971, 1980 ve diğer darbe girişimlerinin uluslararası boyutlarının da bulunduğunu belirtti.

Darbelerin arkasında Batı'nın etkisinin olduğunu savunan Özşahin, "1960 darbesinden itibaren Türkiye’de meydana gelen askeri müdahalelerin arkasında dış destekler bulunuyor. Bu, yalnızca hükümetleri değiştirmeye yönelik bir girişim değildir. Asıl amaç, Türkiye'nin kendi tarihi ve toplumsal değerleri doğrultusunda bağımsız bir siyasi yapı oluşturmasını engellemektir" dedi.

Gladio Yapılanmaları ve Darbeler

Özşahin, "Gladio" olarak bilinen ve NATO ülkelerinde farklı isimlerle faaliyet gösterdiği öne sürülen "Stay Behind" yapılanmalarına da değindi. Bu yapıların tarihsel bağlamda incelenmesi gerektiğini ifade eden Özşahin, Türkiye’deki darbe süreçlerinin anlaşılabilmesi için bu yapıların önemine vurgu yaptı.

Bu yapılanmaların farklı ülkelerde farklı isimlerle örgütlendiğini belirten Özşahin, ortak amaçlarının ülkeleri siyasi ve toplumsal istikrarsızlığa sürüklemek olduğunu ifade etti. Türkiye’nin stratejik konumu nedeniyle uzun yıllar dış müdahalelere açık hale getirilmeye çalışıldığını savunan Özşahin, darbelerin yalnızca siyasi iktidar değişiklikleri olarak değerlendirilmesinin eksik bir bakış açısı olduğunu dile getirdi.

Tarih Bilinci ve Siyaset

Darbe süreçlerinin doğru bir şekilde analiz edilebilmesi için tarih bilincinin önemine dikkat çeken Dr. Özşahin, Osmanlı tarihçisi Ahmet Cevdet Paşa’nın "Tarih bilmeyen siyasetçi, pusula bilmeyen gemi kaptanı gibidir" sözünü hatırlattı. Türkiye’nin darbeler tarihinin yeterince incelenmediğini belirten Özşahin, bu süreçlerin akademik çalışmalarla kapsamlı bir şekilde ele alınması gerektiğini ifade etti.

Özşahin, Türkiye’de darbeleri mümkün kılan toplumsal ortamın da incelenmesi gerektiğini belirterek, üniversitelerin bu konuda önemli bir sorumluluk taşıdığını vurguladı. Türkiye’nin uzun yıllar ekonomik ve askeri ambargolarla karşı karşıya kaldığını dile getiren Özşahin, bu durumun hem devletin hem de toplumun gelişimini olumsuz etkilediğini savundu.

Türk Ordusunun Rolü

Türk ordusunun tarih boyunca milletle bütünleşmiş bir kurum olduğunu vurgulayan Özşahin, ordunun asla millete silah doğrultamayacağını söyledi. "Türk ordusu milletin bağrından doğmuştur. Dolayısıyla hiçbir yapı, milletin imkânlarıyla elde edilen silahları yine bu millete çeviremez" ifadelerini kullandı.

15 Temmuz 2016’da yaşanan darbe girişiminin Türkiye için tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirten Özşahin, milletin ilk defa darbecilere karşı doğrudan bir mücadele verdiğini ifade etti. 15 Temmuz’un sadece bir başarısız darbe girişimi değil, aynı zamanda millet iradesinin yeniden ortaya konduğu tarihi bir mücadele olduğunun altını çizdi.

15 Temmuz ve Anadolu İstiklali

15 Temmuz’u "Anadolu İstiklali" olarak nitelendiren Özşahin, bu tarihin yalnızca bir darbe girişiminin engellenmesi değil, aynı zamanda milletin iradesini kurtardığı ve darbeci unsurlara karşı durduğu gün olduğunu söyledi. Bu yönüyle 15 Temmuz’un bir Anadolu devrimi niteliği taşıdığına dikkat çekti.

Özşahin, 15 Temmuz sonrasında Türkiye’de darbe anlayışına karşı toplumsal farkındalığın arttığını ve bundan sonra hangi siyasi görüşten olursa olsun hiçbir darbeci yapının milletin iradesini kolaylıkla hedef alamayacağını belirtti. Geçmiş darbelerin toplum üzerindeki derin izlerine de değinen Özşahin, 1960 darbesinin ardından yaşananları hatırlatarak, darbelerin hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamayacağını ifade etti.

Son olarak, hiçbir siyasi veya toplumsal gerekçenin seçilmiş yönetime silah doğrultmayı haklı gösteremeyeceğini vurgulayan Özşahin, darbe dönemlerinde yaşanan acıların Türkiye’nin demokrasi tarihine önemli dersler kattığını belirtti.


Daha fazlası ve daha hızlı bilgi için sizde;
Facebook'ta @mersihnaber 'i
Instagram'da @mersinhaber 'i veya
Twitter'da @mersinhaber 'i takip edebilirsiniz.
İlk olarak anlık gelişmeleri sosyal medya hesaplarımızdan paylaşıyoruz.. Dilerseniz sosyal medya hesapları üzerinden sizlerde bir olayı ihbar edebilir veya bir gelişmeden bizleri haberdar edebilirsiniz.