Amasya'da Bakan Bayraktar, Doğal Gaz Desteğinde Değişiklik Olacağını Duyurdu
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Amasya'da yaptığı açıklamada, ihtiyaç sahibi vatandaşlar için doğal gaz desteği konusunda ayrım yapacaklarını belirtti. Bu kapsamda, dar gelirli vatandaşların desteklerinin artırılacağını ifade etti.
Bakan Alparslan Bayraktar, Amasya'da gerçekleştirdiği ziyaretler sırasında Valilik ve AK Parti İl Başkanlığına uğrayarak, doğal gaz fatura sübvansiyonu ile ilgili önemli bilgiler paylaştı. Bakan, devletin bu destekleri, ihtiyaç sahibi olanlarla olmayanlar arasında bir ayrım yaparak sürdürmeyi planladığını ifade etti. "Desteğe ihtiyaç duyan dar gelirli vatandaşlarımız, sabit gelirli bireyler ve en düşük emekli maaşını alan kesimlere, bu destekleri biraz daha artırarak ulaştıralım" dedi. Bayraktar, yüksek gelir grubundaki kişilerin destekten faydalanmasının bütçeye olumsuz etkileri olabileceğine dikkat çekti.
Öte yandan, halkın artan doğal gaz ve elektrik fiyatlarından korunması amacıyla Hazinenin önemli yükler üstlendiğini belirten Bayraktar, bu durumun devam edeceğini vurguladı. "İhtiyaç sahibi olanla olmayanı biraz ayıralım" ifadesini kullanan Bakan, fatura bilgisine sahip olmayan üst gelir grubundaki kişilere ek bir desteğe gerek olmadığını düşündüğünü aktardı.
Karadeniz Gazı Üretimi
Bakan Bayraktar, Karadeniz'de keşfedilen gazın üretiminin 2026 yılı sonuna kadar iki katına çıkarılacağını belirterek, "2027 yılı itibarıyla 8 milyon haneye yetecek kadar doğal gazı üretir hale geleceğiz. 2028'e geldiğimizde ise bu rakam 4 katına çıkacak" dedi. Türkiye'deki 17 milyon hane, artık Karadeniz gazından faydalanacak. Bunun yanı sıra, yurt dışında da petrol arama faaliyetlerinin sürdüğünü ifade eden Bayraktar, Türkiye'nin dışa bağımlılığının sona ermesi durumunda ekonomik açıdan güçleneceğini belirtti.
Kömür İthalatı Üzerine
Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin dışa bağımlı olduğu bir diğer alanın kömür olduğunu vurguladı. Ülkenin yılda yaklaşık 40 milyon ton kömür ithal ettiğini aktaran Bakan, "Kömürümüzü toprağın altında bırakmayalım, çıkaralım" çağrısında bulundu. Ancak bu süreçte çevre duyarlılığı adı altında karşıt görüşlerin ortaya çıktığını ve bu durumun istismar edildiğini ifade etti.