İstanbul'da İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ebru Hacer İnal, zayıflama iğnelerinin doktor kontrolünde kullanılmasının önemine dikkat çekti.
Dr. Ebru Hacer İnal, zayıflama iğnelerinin Tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması ve kilo kontrolünde yararlı sonuçlar sağladığını belirterek, bu ilaçların mutlaka doktor gözetiminde kullanılması gerektiğini vurguladı.
Maltepe Ersoy Hastanesi’nde görevli olan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ebru Hacer İnal, zayıflama iğneleri hakkında önemli bilgiler vererek, hastaların dikkat etmesi gereken noktaları açıkladı. Zayıflama iğnelerinin Tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması ve kilo kontrolünde umut verici sonuçlar sağladığına dikkat çeken Dr. İnal, bu ilaçların potansiyel yan etkilerinin göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti. "Bu ilaçların kullanımı için mutlaka bir hekim tarafından tedavi sürecinin izlenmesi önemlidir" ifadesini kullandı.
Dr. İnal, zayıflama iğnelerinin en yaygın yan etkilerinin bulantı, kusma, kabızlık ve şişkinlik olduğunu belirtti. İlk haftalarda bu tür şikayetlerin görülebileceğini ancak zamanla azalacağını söyledi. İlaçların genellikle sindirim sistemindeki GLP-1 ve GIP reseptör agonisti olarak etki ettiğini ve bu sayede karaciğer yağlanması, kan şekerinin kontrolü, kan lipidlerinin düzenlenmesi ve tansiyonun düşürülmesi gibi önemli sonuçlar elde edilebildiğini dile getirdi.
İlaçların kullanımının takibinde düzenli kan testlerinin yapıldığını aktaran Dr. İnal, "İlaçlara başlamadan önce safra kesesi, pankreas ve göz muayenesinin yapılması şarttır. Uygun olan hastalar için tedaviye başlanır" dedi. Zayıflama iğnelerinin haftada bir kez subkutan yani cilt altına hasta tarafından uygulanabileceğini belirtti. Dr. İnal, "İlaçlar bırakıldığında kilo geri alınabileceği için sağlıklı beslenme ve fiziksel aktiviteye devam edilmesi önemlidir" diyerek hastaları uyardı.
Son olarak, bu ilaçların klasik anlamda bağımlılık yapmadığını ancak yine de doktor kontrolünde kullanılması gerektiğini belirten Dr. İnal, zayıflama iğnelerinin sadece kilo kaybı için değil, metabolik bozuklukları düzelten bir tedavi olarak düşünülmesi gerektiğini vurguladı.