Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'da yaptığı konuşmada deprem sonrası fırsatçılara dikkat çekti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium’da düzenlenen 2. İletişim Şurası’nda, depremi fırsat olarak görenlerin artık adalete hesap verdiğini ifade etti. Teknolojik gelişmelerin bilgi akışını hızlandırdığına dikkat çeken Erdoğan, bu durumun bazen bilgi kirliliğine yol açtığını belirtti.
Bilgi: Instagram'da @mersinhaber'i takip ederek anlık gelişmelerden daha hızlı haberdar olabilirsiniz.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında iletişim şurasının önemine değinerek, "İletişim Şuramızın ilki 2003 yılında yapıldı. O zamandan bu yana iletişim alanında büyük değişimler yaşandı. Geçen sene şuranın hazırlık sürecini başlattık ve 425 uzman kişi 16 ayrı çalışma grubunda görev aldı. Çalışmalarımız iletişim alanındaki güncel meselelere çözüm önerileri sunmayı amaçlıyor," dedi.
Erdoğan, bilgi akışının hızının artmasının olumlu sonuçlarının yanı sıra olumsuz etkileri de olduğunu vurgulayarak, "Sosyal medya platformları, bilgiyi nasıl yorumlayacağımızı belirliyor ve bu durum, kültürel değerlerimizi tehdit ediyor," ifadelerini kullandı.
Yaşanan olayların ardından, özellikle 6 Şubat depremlerinde sosyal medyada devlet aleyhine operasyonlar yapıldığını belirten Erdoğan, "Bu süreçte karşılaştığımız dezenformasyon ve manipülasyonlar, devletimizi ve halkımızı zora soktu," dedi. Ayrıca, deprem sonrası yaşanan fırsatçılığın cezasız kalmayacağının altını çizerek, "Bu durumu hukuksal olarak takip edeceğiz," şeklinde konuştu.
Erdoğan, doğru bilgilendirme gerekliliğine vurgu yaparak, "Dezenformasyon, toplumların güven duygusunu zayıflatıyor ve demokrasiyi tehdit ediyor," dedi. Bu nedenle, dezenformasyonla mücadelenin bir milli güvenlik meselesi olduğunu ifade etti.
Son olarak, Türkiye’nin iletişim alanındaki dijital egemenliğini güçlendirmek için çalışmalara devam edeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güçlü bir iletişim altyapısı, dijital egemenliğin en önemli unsurlarından biridir," dedi. Türkiye'nin kültürel değerlerini yansıtan projelerin dünya çapında tanıtımına da vurgu yaptı. "Artık uluslararası kamuoyu, Türkiye’yi kendi kültürümüzü yansıtan eserlerle tanıyor," dedi.