AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis ile birlikte gerçekleştirilen basın toplantısında, Orta Doğu’daki savaşların ve enerji krizinin zirvenin ana gündem maddeleri arasında yer aldığını vurguladı. Costa, bu tür toplantıların bölgedeki güvenlik durumunu değerlendirmek ve Avrupa’yı etkileyen gelişmeleri ele almak için önemli olduğunu belirtti.
Costa, Orta Doğu’daki ateşkeslerin olumlu gelişmeler olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, "Avrupa Birliği, çatışmanın bir parçası değildir ama çözümün bir parçası olacaktır. Bu çatışmaya müzakere yoluyla çözüm bulmaya yönelik diplomatik çabaları desteklerken prensiplerimiz açıktır. Gerçek barış, ancak uluslararası hukukun tutarlı ve ilkeli bir şekilde savunulmasıyla sağlanabilir" dedi.
AB’nin önceliklerinin Hürmüz Boğazı’nın açılması, bölgede sürdürülebilir barışın sağlanması ve İran’ın nükleer silah edinmemesi olduğunu aktaran Costa, zirvede ayrıca AB Anlaşması’nın ortak savunma maddesini ele aldıklarını söyledi. Costa, "Toplantımızda birliğin jeopolitik ve güvenlik ortamına yanıt verme hazırlığını da ele aldık. Bu, karşılıklı yardım maddesinin pratikte nasıl uygulanacağının daha net tanımlanmasını da içeriyor" şeklinde konuştu.
Orta Doğu’daki çatışmanın fosil yakıt fiyatları üzerindeki etkilerinin de gündeme geldiğini ifade eden Costa, "Mart ayında Avrupalı liderler, bu krize karşı önlem alınması konusunda anlaşmıştı. Bu hafta Ursula von der Leyen de önemli tedbirler önerdi. Koordinasyon kilit önemde ve yanıtımızı güçlendirmeye hazırız" dedi.
Basın toplantısında İspanya’nın NATO üyeliğinin askıya alınması ihtimaline ilişkin soruya cevap veren Costa, "Merkezimiz NATO’nun merkeziyle aynı şehirde ancak biz bağımsız bir kurumuz. NATO ile iş birliği yapıyoruz ama NATO’nun iç meselelerini tartışmıyoruz" şeklinde yanıt verdi.
Costa, Avrupa’nın ortak savunma alanında yürüttüğü çalışmanın AB Anlaşması’ndaki Karşılıklı Yardım maddesinin nasıl işletileceğini ifade etti. "Hristodulidis’in açıkladığı gibi, elbette bunun nasıl devreye sokulacağını, nasıl kullanılacağını bilmemiz gerekiyor. Karşılıklı yardım maddesinin nasıl kullanılacağına ilişkin el kitabını tasarlıyoruz" dedi.
AB Konseyi Başkanı, "Aslında burada Kıbrıs’ta ilk testimizi yaşadık. Kıbrıs, Hizbullah tarafından tehdit edildiğinde, Yunanistan ve ardından Fransa, İtalya, İspanya ve Hollanda, Kıbrıs’a yardım etmek ve Kıbrıs’ın dış saldırılara karşı savunmasına destek olmak için askeri teçhizat ve kuvvet seferber etti" şeklinde konuştu.
Basın toplantısında GKRY lideri Nikos Hristodulidis, Rum yönetiminin AB devlet ve hükümet başkanlarının gayriresmi toplantısına ilk kez ev sahipliği yaptığını belirtti. Zirvede Ukrayna ve İran’daki savaşlara ilişkin gelişmelerin ele alındığını ifade eden Hristodulidis, "Birlik olarak gerilimi azaltma, kalıcı barış sağlama ve seyrüsefer özgürlüğünü koruma konusunda nasıl harekete edeceğimizi tartıştık" dedi.
Hristodulidis, bu sabah Konsey adına AB Komisyonu Başkanı ve Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Roberta Metsola ile birlikte "Tek Pazar, Tek Avrupa" yol haritasını imzaladıklarını söyleyerek, "Bu yol haritası, somut takvimler içeriyor ve Avrupa’nın rekabet gücünü artırma konusundaki kararlılığımızı gösteriyor" dedi.
Zirvede ayrıca AB Anlaşması’nın ortak savunmaya ilişkin 42.7 nolu maddesini de ele aldıklarını söyleyen Hristodulidis, "Ortak güvenliğin sadece kağıt üzerinde kalmayacağı konusunda mutabakat sağladık. Bir üye devletin egemenliği tehdit edildiğinde, mesele bir yanıt verilip verilmeyeceği değil, ne kadar hızlı yanıt verileceği olacaktır" dedi.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, zirvede krizin ekonomi üzerindeki etkisi ve enerji konularına dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Leyen, Orta Doğu’daki çatışmanın başlangıcından bu yana AB’nin fosil yakıt ithalat faturasının 25 milyar eurodan fazla artış gösterdiğini belirtti.
Leyen, "54 gün için 25 milyar euro ilave fatura ile karşı karşıyayız. Bu nedenle son haftalarda ve aylarda tartıştığımız orta vadeli strateji çok açık. İthal fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmalıyız" dedi.
Leyen, Avrupa için cevabın her türden yenilenebilir enerji ve nükleer enerji olduğunu ifade etti. AB’nin toplam enerji arzının üçte ikisinin fosil yakıtlardan oluştuğunu kaydeden Leyen, "Bu değişmeli ve değişecek. Bu yüzden birliğin elektrifikasyonunu hızlandıracağız" şeklinde konuştu.
Leyen, birliğin ortak savunmasını da tartışmaya açtıklarını ifade ederek, AB Anlaşması’nın ilgili maddesinin "ne zaman ne olur ve kim ne yapar" konusunda açık olmadığını ve çalışmaların bu konuya odaklandığını söyledi.
ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı’nın açılmasını da içeren bir anlaşma sağlanması durumunda İran’a yönelik yaptırımların hafifletilmesi konusuna değinen Leyen, "İran, komşularına saldırmaya ve kendi halkına baskı uygulamaya devam ediyor. Bu nedenle yaptırımların hafifletilmesinin gerilimin azaltıldığının doğrulanmasına bağlı olması gerektiğine inanıyoruz" dedi.
Yaptırımların en başından İran’ın davranışları nedeniyle kabul edildiğini vurgulayan Leyen, "Bu yılın ilk ayında 17 bin gencin öldürüldüğünü unutmamalıyız. Dolayısıyla yaptırımların kaldırılmasından söz edebilmemiz için bunun nedeni ortadan kalkmalıdır" diye ekledi.
AB Konseyi Başkanı Costa da bu düşünceye katıldığını belirterek, "Tamamen katılıyorum, çok erken. İran konusunda iyi bir deneyimimiz yok" dedi. Costa, "Rejimin niteliğini, kendi halkına karşı uyguladığı şiddeti ve çok yakın zamanda öldürdüğü binlerce insanı görmezden gelemeyiz" diyerek, herhangi bir yaptırımın hafifletilmesinden söz etmek için çok erken olduğunu ifade etti.
