Van Akdamar Adası’nda Adnan Tönel’in Ezber Bozan Rögar Kapağı Sergisi Açıldı

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Tönel, Akdamar Adası’nda dünyanın farklı yerlerindeki rögar kapaklarına ait fotoğraflardan oluşan sergisini sanatseverlerin beğenisine sundu.

Van Akdamar Adası’nda Adnan Tönel’in Ezber Bozan Rögar Kapağı Sergisi Açıldı
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Tönel, Akdamar Adası’nda dünyanın farklı yerlerindeki rögar kapaklarına ait fotoğraflardan oluşan sergisini sanatseverlerin beğenisine sundu.

Prof. Dr. Adnan Tönel, sanatçı kimliğinin yanı sıra bir akademisyen olarak da tanınmaktadır. Günlük yaşamda sıkça göz ardı edilen rögar kapaklarını "bilinmeyen dünyanın kapısı" olarak tanımlayan Tönel, bu kapakların altında yatan dünyanın "eşitliği" temsil ettiğini vurguluyor. Akdamar Adası’ndaki sergi, bu özgün bakış açısının temelini oluşturuyor.

1997 yılına dayanan projenin başlangıç hikâyesini paylaşan Tönel, bir öğrencisinin hediye ettiği rögar kapağı fotoğrafının ilham kaynağı olduğunu ifade etti. Bu fotoğraf, Tönel’i farklı ülkelerdeki rögar kapaklarını belgeleme yolculuğuna yönlendirdi. Yıllar içinde, değişik kıtalardan birçok fotoğrafı arşivine ekledi.

Koleksiyonu zamanla İstanbul Nişantaşı’ndaki eGale’de, TBMM Beylerbeyi Sarayı’nda, İFSAK’ta ve Bursa’daki 17. Fotoğraf Günleri’nde sanatseverlerle buluşturdu. Akdamar Adası’ndaki sergide ise yeni ülkelerden örneklerin yer aldığı dikkat çekiyor.

Rögar kapaklarının yalnızca estetik değil, aynı zamanda tarihi ve toplumsal izler taşıdığını belirten Tönel, bu nesnelerin Antik Yunan’dan Fransız Devrimi’ne kadar uzanan bir sürecin tanığı olduğunu dile getirdi. Antik dönemde bu kapakların insan yaşamını kolaylaştırmak amacıyla kullanıldığı biliniyor.

Tönel, rögar kapaklarının toplumların kültürel hafızasını yansıtan objeler olduğuna dikkat çekti ve şunları ekledi: "Rögar kapaklar benim için; alt ve üstün, kayboluşun, pandoranın, ötekinin, geleceğin, büyünün, gizemin geri dönüştürülmüş haldeki kapıları gibi. Bu eserler gerçekten çığır açıcı olabilir." Tönel, kapakların üzerindeki semboller ve yazılarla şehirlerin kimliğini de taşıdığını belirtti.

Türkiye’de eski dönemlere ait rögar kapaklarının önemli bir kültürel değer taşıdığını vurgulayan Tönel, 1930’lu yıllardan kalan örneklerin müzayedelerde satıldığını ifade etti. Osmanlı dönemine ait kapakların Topkapı Sarayı’nda bulunduğunu, günümüzde ise standartlaşmanın ön plana çıktığını belirtti.

Yurt dışında rögar kapaklarının bir statü unsuru olarak görüldüğünü dile getiren Tönel, örneğin Prag’daki rögar kapaklarının tasarımının ve değerinin farklı olduğunu söyledi. Kıbrıs’ta çektiği fotoğraflarda ise Rum ve Türk tarafındaki kapakların farklı semboller taşıdığını belirtti. Bu ayrışmanın sembolik anlam taşıdığını ifade ederek, "Ama bu çeşitliliğin altında aynı su, aynı kanalizasyon sistemi bulunuyor" dedi.

Tönel, Almanya’nın Münih kentinde rögar kapaklarının reklam amaçlı kullanıldığını ve pazarlama aracı haline getirildiğini de belirtti. Rögar kapaklarının geçmişinin Antik Yunan’a kadar uzandığını söyleyen Tönel, bu yapıların şehir düzeni ve bazı dönemlerde savunma amacıyla kullanıldığını anlattı.

Fransız Devrimi sırasında sokak çatışmalarında rögar kapaklarının savunma aracı olarak kullanıldığını dile getiren Tönel, bu yönüyle kapakların siyasi tarihte de önemli bir yer tuttuğunu ifade etti. Bazı rögar kapaklarının bir sanat eseri gibi tasarlandığını belirten Tönel, Avrupa şehirlerinde desenli ve özgün kapakların kente katkı sağladığını kaydetti. Türkiye’de ise kapakların genellikle standart üretildiğini, artan metal fiyatları nedeniyle yaşanan rögar kapağı hırsızlıklarının geçmişin estetik mirası ile günümüz ekonomik gerçekleri arasındaki çelişkiyi ortaya koyduğunu vurguladı. Tönel, rögar kapaklarının hem geçmişe tanıklık eden hem de günümüzün sıradanlığı içinde gözden kaçan ayrıntılar olduğunu düşündüğünü belirtti. "Unutulmamalı ki rögarlar bölünmüş bir dünyayı birleştiriyor" şeklinde ifade etti.

Van
Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin