İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev alan kadın itfaiye personeli, Anneler Günü’nde hem alevlerle mücadele eden hem de çocuklarını büyüten güçlü kadınlar olarak karşılaştıkları zorlukları paylaştı. İtfaiyecilik mesleğinin getirdiği disiplin ve dayanıklılığı anneliğin şefkatiyle birleştiren bu kadınlar, iki sorumluluğu da büyük bir özveriyle sürdürüyor. Yangınlara ve diğer afetlere müdahale ederken çoğu zaman çocuklarından uzak kalan itfaiye memuru anneler, görev bilinci ile annelik duygusu arasında dengeli bir ilişki kurmayı başardıklarını ifade ettiler.
"Çocuğum uyuduğunda bile özlüyorum"
İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı'nda 6 yıldır itfaiye memuru olarak görev yapan Elif Kamile Şahbudak, yangınlara müdahale ederken 2 yaşındaki oğlu Görkem’i büyütmenin zorluğuna dikkat çekti. Uzun saatler evinden uzak kaldığını belirten Şahbudak, en zor duygunun özlem olduğunu vurgulayarak, "Çocuğum evde uyurken bile onu özlüyorum. Görevim gereği 24 saat boyunca ayrı kalmak zorundayım. İnsan çocuğuyla uyumayı sever. O anı yaşayamayınca bir boşluk hissediyorsunuz. Ancak Görkem, itfaiyeci bir annenin çocuğu olduğu için mutlu. Buraya geldiğinde çok seviniyor. Sahada olmak zor ama sevmediğiniz bir işi yapmak bence çok daha zor. Bu nedenle tüm yorgunluğumuzu unutabiliyoruz. Annelik, yaptığımız işten biraz daha zor ama aynı zamanda dünyanın en güzel duygularından biri" diye konuştu.
"Çocuk vakalarında daha hassas oluyoruz"
Anne olduktan sonra mesleki bakış açısının değiştiğini belirten Şahbudak, özellikle çocukların yer aldığı vakalarda duygusal olarak daha fazla etkilendiğini dile getirdi. "Anne olduktan sonra empati duygumuz daha da arttı. Sahada profesyonel olmak zorundayız ama bazı olayların ardından duygusal olarak etkilenebiliyoruz" dedi. Doğum sonrası göreve dönüş sürecinin kendisi için kolay olmadığını da anlattı: "İlk günlerim ağlayarak geçti. Ama 'yapamayacağım' deseydim muhtemelen geri dönemezdim. Bu mesleğin gerekliliği bu; devam etmek zorundaydım."
"İlk günden itibaren buraya ait olduğumu hissettim"
İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda 16 yıldır görev yapan itfaiye memuru Damla Ertuğrul, hem mesleki deneyimi hem de annelik yolculuğuyla dikkat çekiyor. Eşi İlker Ertuğrul’un da itfaiyeci olduğunu belirten Ertuğrul, sahada geçen yılları, aile yaşamını ve anneliği anlattı. İtfaiyeciliğin hayatında çok özel bir yere sahip olduğunu söyleyen Ertuğrul, mesleğe başlama sürecini şu sözlerle dile getirdi: "Hayallerimin arasında yoktu ama göreve başladığım ilk günden itibaren buraya ait olduğumu fazlasıyla hissettim. İyi ki buradayım, iyi ki itfaiyeciyim."
"İtfaiyeci anneler daha kahraman"
Eşi İlker Ertuğrul ile birlikte uzun yıllar sahada görev yaptıklarını söyleyen Ertuğrul, bu sürecin hem zorlu hem de güçlü bir bağ oluşturduğunu ifade etti. 10 yaşında Ender ve 6 yaşında Eren isminde iki oğlu olan Ertuğrul, çocuklarının gözünde itfaiyeci olmanın ayrı bir anlam taşıdığını belirterek, "Eren arkadaşlarına 'annem itfaiyeci. O bir süper kahraman gibi' diyor. Bu beni çok mutlu ediyor. Bütün anneler kahraman ama itfaiyeci anneler daha kahraman. Kendi çocuğunu evde bırakarak, başka çocukları kurtarmaya gitmek; insanların canını, malını kurtarmaya gitmek kolay değil. Evladından ayrı başka bir yerde uyumak da öyle. Mesleğimiz zor ama her şeye rağmen inanılmaz keyifli" dedi.
"İtfaiye benim evim"
Mesleğin hayatındaki yerini güçlü bir şekilde tanımlayan Ertuğrul, sözlerini şöyle sürdürdü: "İtfaiye benim evim. Hamilelik zamanlarımı bile burada geçirdim. İyi ki itfaiyeciyim, iyi ki anneyim ve iyi ki itfaiyeci bir anneyim." Çocuklarına bırakacağı en büyük mirasın mesleği ve duruşu olduğunu söyleyen Ertuğrul, "Ömür boyu çocuklarım beni anlatsın istiyorum. Anlatacaklarından da eminim. İtfaiyecilikte vardiyalı sistem uygulanıyor. Bu nedenle ya babaları ya da anneleri evde yoktu. Bu da aslında çocuklarımı daha güçlü, daha bilinçli yaptı."
Damla Ertuğrul’un 6 yaşındaki oğlu Eren, "Annemi çok seviyorum, onuna gurur duyuyorum" derken, 10 yaşındaki oğlu Ender de, "Annem benim için bir kahraman. Bence başkaları için de kahraman, çünkü itfaiyeci. Yangınlarda insanları kurtarıyor. Annemi o yüzden çok seviyorum" dedi.
