Sincan ilçesinde yaşayan 31 yaşındaki H.Y., 13 yıl boyunca dini nikahlı eşi B.M. (35) tarafından hem fiziksel hem de psikolojik şiddete maruz kaldığını iddia etti. Eşinin uyuşturucu madde ve alkol bağımlısı olduğunu öne süren H.Y., 11 ve 13 yaşındaki kız çocuklarının da eşinin ailesi tarafından kendisinden alıkonulduğunu savundu. H.Y., ileride boşanma ihtimaline karşı mal varlığı paylaşımını engellemek amacıyla resmi nikah istemediğini belirtti. Eşinin ailesinin de kendisine şiddet uyguladığını ifade eden H.Y., durumu defalarca yetkililere bildirdiğini, sorumluların hak ettiği cezayı almasını umduğunu ve çocuklarına kavuşma hayalini sürdüreceğini aktardı.
H.Y., "Büyük kızıma hamile kaldığımda hastanedekiler durumu anlayıp bizi ihbar etmesin diye kayınpederim tarafından kaçırıldık" diye konuştu. Eşinin anne tarafından akrabası olduğunu söyleyen H.Y., 16 yaşındayken tanıştıklarını, resmi nikah işlemlerinin de ertelediğini belirtti. Şiddet görmeye başladıktan sonra durumu ifade etmekten korktuğunu dile getiren H.Y., resmi nikahı olmadığı için çevresindekiler tarafından sürekli aşağılandığını kaydetti. Uğradığı fiziksel şiddetin yanı sıra psikolojik baskılara da maruz kaldığını ifade etti.
H.Y., "Bana, ‘Nikah yapılacak kadın değilsin’ diyordu" ifadesini kullandı. Pantolon giydiği için bile darbedildiğini söyleyen H.Y., eşinin sık sık eve gelmediğini ve başka kadınlarla görüştüğünü belirtti. Bu tür durumlarda kendisine şiddet uygulandığını ve sürekli aşağılandığını ifade eden H.Y., çocuklarının özlemi nedeniyle tekrar kocasıyla bir araya dönmek zorunda kaldığını aktardı. Ailesinin evine gittiğinde de rahat vermediğini, sürekli tahrik edildiğini ifade eden H.Y., tekrar kocasının yanına dönmek zorunda kaldığını ekledi.
Eşinin resmi nikah kıymamak için duyduğu korkunun, mal varlıklarının bölünme kaygısı olduğunu belirten H.Y., "Eşim, beni darbettiği anlarda bu korkuyu da dile getirdi" dedi. H.Y., ilk hamile kaldığı dönemde şiddet görmeye başladığını, hastanede yaşadığı sorunlar nedeniyle kayınpederinin tehditler savurduğunu belirtti. Korkusundan dolayı doktorlara düşme durumu yaşadığını söylemek zorunda kaldığını ifade etti.
H.Y., ailesinin ve kendisinin sürekli tehdit ve hakaretlere maruz kaldığını savundu. "Daha önce çok kez şikayetçi oldum, çocuklarımı kurtarmaya çalışıyordum" diyen H.Y., eşinin geçmişte kendisine hakaretler ettiğini, duruşmalarda uzlaşma sağlanmaya çalışıldığını ifade etti. Eşinin tehditleri arasında "Yüzüne kezzap atacağım" cümlesinin de olduğunu aktaran H.Y., çocuklarının varlığından dolayı sürekli sustuğunu belirtti.
H.Y., evlatlarından uzun süredir ayrı kaldığını ve yaşadığı şiddetin cezasını çekmesini istediğini vurguladı. Çocuklarının psikolojisinin bozulduğunu, kendilerini göremediklerini belirten H.Y., yaşadıkları rezilliklerden utandığını ve bu nedenle evlatlarını vermek zorunda kaldığını ifade etti.
B.M. tarafından darbedildiği anlara ait görüntüler de ortaya çıktı. Bu görüntülerde H.Y.'nin pantolon giydiği için darbedildiği anlar yer alıyor. H.Y., yaşadığı tüm bu durumların son bulmasını ve çocuklarına kavuşmayı umuyor.
