Medicana International Ankara Hastanesi'nde yapılan açıklamalarda, menopoz döneminin sadece hormonal değişimlerle değil, aynı zamanda kardiyometabolik açıdan da önemli değişikliklerle geldiği vurgulandı. Dr. Zeynep Şeyma Turinay Ertop, 40 yaş öncesinde gelişen prematür menopozun ilerleyen dönemlerde koroner kalp hastalığı riskinde artışla bağlantılı olduğunu ifade etti. Bu durum, kadınların kalp sağlığını yeniden değerlendirmesi gerektiğini gösteriyor.
Hormon Tedavisinin Rolü
Dr. Ertop, hormon tedavisinin kalp sağlığına etkilerine dair değerlendirmelerde bulundu. Hormon tedavisinin kardiyovasküler koruma amacıyla değil, menopoz semptomlarının kontrolü amacıyla düşünülmesi gerektiğini belirtti. Özellikle sıcak basmaları ve gece terlemeleri gibi yakınmaları olan hastalar için etkili bir tedavi seçeneği olduğunu ifade etti. Ancak her hastanın bu tedavi için uygun olmadığını da vurguladı. Tedavi kararının hastanın yaşı, menopozdan geçen süre, genel kalp-damar riski gibi faktörler göz önünde bulundurularak verilmesi gerektiğini söyledi.
Risk Belirlemenin Önemi
Menopoz dönemindeki kadınlarda kalp sağlığının değerlendirilmesinde "herkese aynı test" yaklaşımının doğru olmadığını belirten Dr. Ertop, riskin doğru bir şekilde belirlenmesi gerektiğini dile getirdi. İlk aşamada, kan basıncı, lipid profili, kan şekeri gibi temel verilerle toplam riskin belirlenmesi gerektiğini söyledi. Asemptomatik kadınlara rutin olarak bazı testlerin yapılmasının bilimsel olarak doğru bir yaklaşım olmadığını belirtti. Bu testlerin, klinik gerekliliğe göre seçilmiş hasta gruplarında uygulanması gerektiğini vurguladı.
Menopoz Bir Fırsattır
Menopoz yakınmaları olan kadınların, jinekolojik açıdan olduğu kadar kardiyovasküler açıdan da bütüncül bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğini ifade eden Dr. Ertop, bu dönemin korkutmak değil, farkındalık oluşturmak için bir fırsat sunduğunu söyledi. Menopozun tansiyon, kolesterol, kan şekeri gibi faktörlerin gözden geçirilmesi için önemli bir dönem olduğunu belirtti. Özellikle erken menopoz öyküsü olan kadınların düzenli takibi, risk faktörlerinin erken saptanması ve kişiselleştirilmiş koruyucu yaklaşımlar sayesinde menopoz dönemini daha sağlıklı ve güvenli bir şekilde geçirebileceğini sözlerine ekledi.
