Filistinli yönetmen Annemarie Jacir'in yönettiği ve Ossama Bawardi'nin yapımcılığını üstlendiği "Filistin 36", izleyicileri 1936 yılına götüren etkileyici bir hikaye sunuyor. Türkiye, Filistin, İngiltere, Fransa, Danimarka, Katar, Suudi Arabistan ve Ürdün ortak yapımı olan bu film, özgürlük mücadelesini insan hikayeleriyle beyaz perdeye aktarıyor. Dünya galası Eylül 2025'te Toronto Uluslararası Film Festivali'nde gerçekleştirilen "Filistin 36", Türkiye'deki ilk gösterimini Boğaziçi Film Festivali'nin açılış filmi olarak yapmıştı.
Filmin, Türkiye genelinde vizyona girmeden önce 16 Temmuz Perşembe günü saat 20.00'de 12 Punto kapsamında düzenlenecek ön gösterimi ile sinemaseverlerle buluşacağı bildirildi. 12 Punto 2026 için İstanbul'a gelecek olan filmin yapımcısı Ossama Bawardi ve başrol oyuncusu Karim Daoud Anaya'nın da etkinlikte yer alacağı öğrenildi.
"Filistin 36", 2026 Oscar Ödülleri'nde Filistin'in En İyi Uluslararası Film dalındaki adayı olarak dikkat çekiyor. Film, dünyanın 86 ülkesinden başvuran yapımlar arasından seçilen 15 filmden biri olarak uluslararası başarı elde etti. Oyuncu kadrosunda Hiam Abbass, Kamel Al Basha, Yasmine Al-Massri, Karim Daoud Anaya, Jalal Altawil, Robert Aramayo, Saleh Bakri, Yafa Bakri, Billy Howle, Dhafer L’Abidine, Liam Cunningham ve Jeremy Irons gibi önemli isimler yer alıyor. Yönetmen Annemarie Jacir, daha önce "Wajib (Düğün Davetiyesi)", "When I Saw You (Seni Gördüğümde)" ve "Salt of This Sea (Bu Denizin Tuzu)" gibi Oscar adayı filmlerle tanınmıştır.
Filmin konusu, 1936 yılında Filistin'de köylerin İngiltere'nin sömürge yönetimine karşı ayaklanmasını merkez alıyor. Hikaye, Yusuf adındaki bir gencin kırsaldaki evi ile Kudüs arasında gidip gelmesi üzerinden şekilleniyor. Büyüyen huzursuzluğun ötesinde bir gelecek özlemi taşırken, Avrupa'dan gelen Yahudi işgalcilerin sayısının artması, Filistin halkının İngiltere'ye karşı en büyük ve en uzun süren ayaklanmada birleşmesine yol açıyor. Tüm taraflar, Britanya İmparatorluğu'nun ve bölgenin geleceğini belirleyecek kaçınılmaz bir hesaplaşmaya doğru ilerlerken, özgürlük mücadelesi bireysel hayatları geri dönülmez biçimde değiştiriyor.