Diyarbakır’da, Karacadağ bölgesindeki bazalt taşlı arazilerde, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescilli olan Karacadağ pirincinin ekimine başlandığı bildirildi. Bu pirinç, kendine has rengi, aroması ve lezzeti ile tanınmakta. Ekim, sulama ve hasat süreci, bölgenin taşlı arazi yapısı nedeniyle genellikle insan gücü ile gerçekleştiriliyor. Tohumun maliyeti 140 bin lira olarak belirlenirken, geçen yıl pirincin kilosu 120 ila 350 lira arasında satıldı. Verimli olması için 7 yılda bir ekilen tarlalar, göletlerde toplanan kar suyuyla sulanıyor.
Çiftçi Muhittin İzol, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, bu mevsimde pirinç ekim çalışmalarına başladıklarını ve şu an için bin dönüm araziye ekim yaptıklarını ifade etti. Karacadağ pirincinin sağlıklı ve doğal bir ürün olduğunu vurgulayan İzol, tarlalarının traktörle açıldığını, tohumu ise elle attıklarını belirtti.
İzol, tarlaya suyun bırakıldığını aktararak, "Suyumuz kanalla göletten geliyor. 5,5 ay boyunca sulama yapıyoruz. Ardından olgunlaşma süreci başlıyor. Biçim işlemi tamamlandıktan sonra pirinçler kurutulup kamyonla fabrikaya taşınıyor. Bu pirincin özelliği, elle atılması ve gübresiz olmasıdır. Eğer bazı alanlar yeterince gelişmezse, hayvan gübresi kullanıyoruz" dedi.
Tohum atma sürecinin bir ay sürdüğünü belirten İzol, "Bir taraftan tohum atarken, diğer taraftan su bırakıyoruz. Suyumuz, Karacadağ suyudur ve gölette kar ile yağmur suyu biriktiriyoruz. Bu yıl su miktarı oldukça yeterli. Karacadağ pirinci, lezzet açısından benzersizdir. Yiyenlerin başka pirinç tercih etmediğini gözlemliyoruz. Bence, Karacadağ pirinci gibi bir ürün dünyada yoktur. Bu yıl kilosunu 300 liraya satmaktayız. 1985 yılından beri bu işi yapıyoruz. Silvan ve Bismil ilçelerinde de pirinç yetişiyor, ancak orası ova. Bizim bölgemiz dağlık, bu nedenle her tarla 7 yılda bir ekiliyor. Bu döngüyü sağlamazsak, pirinç kalitesi düşecektir. Toprağı dinlendirmek amacıyla 7 yılda bir ekim yapıyoruz" şeklinde konuştu.
