İstanbul'daki Beyazıt Yazma Eserler Kütüphanesi, Osmanlı Cihan Devleti'nin kültürel ve askeri tarihine ışık tutan sancak mushaflarına ev sahipliği yapıyor. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı tarafından düzenlenen "Sancak Mushafları" sergisi, geçmişte sancak alemlerinde, gemi direklerinde ve askerler tarafından taşınan 45 eserle zenginleştirildi. Bu eserler, Osmanlı'nın askeri geçmişine dair önemli bilgiler sunuyor.
Sergideki eserler arasında, minyatür boyutlarıyla dikkat çeken 2,7 santimetre boyunda ve 9,3 gram ağırlığında bir sancak mushafı da yer alıyor. Ayrıca, sergide en eski eser olarak 20 Aralık 1347 tarihli bir mushaf bulunuyor. Gubari hat ile yazılmış bu mushaflar, Osmanlı Devleti dönemini ve daha önceki İslam devletlerinin kültürel mirasını yansıtıyor.
Sancak Mushaflarının Özellikleri
Osmanlı donanmasında ve savaş alanlarında kullanılan sancak mushafları, farklı formlarda ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Altın, gümüş, bakır, pirinç, deri ve kadife gibi malzemelerle yapılan muhafazalar, dikkat çekici unsurlar arasında yer alıyor. Sergide Kösem Sultan’a ait olduğu değerlendirilen gümüş bir sancak mushafı da bulunuyor. Sergi, her gün 08.30-22.00 saatleri arasında açık olup, haziran ayı sonuna kadar Beyazıt Yazma Eserler Kütüphanesi'nde ziyaret edilebilir.
Beyazıt Yazma Eserler Kütüphanesi Bölge Müdürü Salih Şahin, serginin Türkiye'de ve dünyada ilk kez açıldığını belirtti. "Sancak Mushafları Sergisi, Türkiye Yazma Eserler Kütüphanelerimizde bulunan minyatür Kur'an-ı Kerimlerden oluşuyor. Sergide farklı ebatlarda yazılmış mushaflar sergilenmektedir. Sancak mushafları, Osmanlı ordusunun kara ve deniz kuvvetlerinde korunma amacıyla kullanılmıştır. Sancak terimi, tarihimizde askeri sembollerle ilişkilidir ve Peygamber Efendimizin Sancak-ı Şerif’inden ismini almıştır" diye konuştu.
Kullanım Alanları ve Anlamı
Şahin, sancak mushaflarının nasıl kullanıldığını detaylandırdı. "Sancak mushafları, sancak aleminin içine yerleştirildiği gibi en yüksek sancak direğine de konuluyordu. Askerler, bu mushafları boyunlarına koruyucu olarak takarlardı. Çünkü Kur'an-ı Kerim’de birçok koruyucu ayet bulunmaktadır. Türk ordusunda sancağın önemi büyüktür; bayrak devleti, sancak ise dini temsil eder. Bu bağlamda, sancaktar savaş alanında en önde giderdi. Eğer sancaktar yaralanırsa, arkadaki sancaktar sancağı alarak yere düşmesini engellerdi."
Tarihsel Değer ve Yazım Tekniği
Sancak mushaflarının yazım tekniklerine de değinen Şahin, "Bu eserler, gubari hat denilen çok küçük boyutlu bir hat yazı biçimiyle yazılmıştır. Genç hattatlar tarafından, cava hat kalemi ya da kirpi dikenleriyle yazılmıştır. Bu hatlar çok küçük olmasına rağmen mercek yardımıyla okunabilmektedir. Sergide yer alan gümüş tabaka üzerine yazılmış Fatiha ve Yasin suresi içeren sancak mushafı, 1. Ahmed’in eşi Kösem Sultan’ın koleksiyonundan gelmektedir. Sergide yer alan farklı formdaki sancak mushaflarını inceleyebilirsiniz. Bu eserler, özel kağıt ve mürekkep kullanılarak yazılmıştır" dedi.
