Sivas'ta İşitme Kaybı Okul Başarısını Olumsuz Yönde Etkiliyor

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mansur Doğan, işitme kaybının eğitim ve sosyal gelişim üzerindeki olumsuz etkilerini vurguladı. İşitme kaybının erken teşhisinin önemine dikkat çeken Doğan, çocukların sosyal iletişim ve zeka gelişiminin de bu durumdan olumsuz etkilendiğini belirtti.

Sivas'ta İşitme Kaybı Okul Başarısını Olumsuz Yönde Etkiliyor
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mansur Doğan, işitme kaybının eğitim ve sosyal gelişim üzerindeki olumsuz etkilerini vurguladı. İşitme kaybının erken teşhisinin önemine dikkat çeken Doğan, çocukların sosyal iletişim ve zeka gelişiminin de bu durumdan olumsuz etkilendiğini belirtti.

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mansur Doğan, 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu. İşitmenin, seslerin kulak tarafından algılanması ve beyin tarafından anlamlandırılması süreci olduğunu ifade eden Doğan, kulakların hem işitme hem de denge açısından hayati bir öneme sahip olduğunu belirtti. İşitme duyusunun, insan gelişiminde kritik bir rol oynadığını vurgulayan Doğan, bebeklerin işitme duyusunun 6 aylıkken gelişmeye başladığını söyledi. Konuşmayı öğrenmek için seslerin duyulmasının temel şart olduğunu belirten Doğan, işitme kaybı olan bireylerin konuşma becerilerinin gelişmesinin zor olduğunu dile getirdi.

Doğan, işitme kaybının erken tanısının kritik olduğunu vurgulayarak, bu durumun çocukların zeka gelişimini, okul başarısını ve sosyal iletişimini olumsuz etkilediğini ifade etti. Erken teşhis ile tedavi sürecinin hızlandırılmasının, çocukların sosyal gelişimine büyük katkı sağladığını aktaran Doğan, işitme kaybı yaşayan bireylerin genellikle içine kapanık hale geldiklerini ve bu durumun hırçınlık gibi olumsuz davranışlara neden olabileceğini belirtti. Ayrıca, işitme kaybı olan çocukların konuşma bozuklukları yaşayabileceklerini ve okul başarılarının düşebileceğini de sözlerine ekledi.

Türkiye'de 2014 yılından itibaren yenidoğan işitme tarama testinin uygulanmaya başlandığını hatırlatan Doğan, bebeklerin doğar doğmaz işitme taramasından geçirildiğini ve bu sayede işitme kayıplarının erken tespit edilerek tedavi sürecinin başlatıldığını ifade etti. İşitme engelliliğinin en yaygın engellilik durumlarından biri olduğunu belirten Doğan, dünya genelinde 32 milyondan fazla, Türkiye'de ise 2 milyonu aşkın işitme engelli birey bulunduğunu vurguladı.

Doğan, işitme kaybının yalnızca çocuklarda görülen bir problem olmadığını, 65 yaş üstü bireylerin yaklaşık üçte birinin yaşa bağlı işitme sorunları yaşadığını da belirtti. Yüksek sese uzun süre maruz kalan genç bireylerde ve işçilerde de işitme kaybı görüldüğünü ifade eden Doğan, her yaş grubunda işitme kaybı ile karşılaşılabileceğini söyledi. Bu nedenle, işitme kaybı hisseden bireylerin bir kulak burun boğaz uzmanına başvurmalarının erken tanı ve tedavi açısından oldukça önemli olduğunu ifade etti.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

İlgili Haberler


Mersin Haber ,Mersin