Şırnak Cudi Dağı Sefine Bölgesi'nde gerçekleştirilen etkinlikte, Türkiye’nin farklı illerinden gelen şehit ve gazi aileleri bir araya geldi. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü ve Geleceğe Işık Saçan Kadın Derneği iş birliğiyle düzenlenen "Terörsüz Türkiye Yolunda Omuz Omuza" projesi çerçevesinde yapılan buluşmada, aileler acılarını ve umutlarını paylaştı. Cudi Dağı’ndaki Şehitlik Anıtı önünde yapılan basın açıklamasında, şehit yakınlarının duygusal konuşmaları dinleyenleri derinden etkiledi.
28 Ağustos 2017’de Cudi Dağı’ndaki terör saldırısında şehit olan Uzman Çavuş Muhammed Meriç’in annesi Zöhre Meriç, yıllar sonra oğlunun şehit düştüğü topraklara ilk kez geldiğini belirtti. Gözyaşları içinde konuşan Meriç, “Dokuz yıl önce burada görev yapıyordu. Nöbetteyken hainlerin saldırısında ağır yaralandı ve sonrasında şehit oldu. O günden beri içimiz yanıyor, yaramız hiç kapanmadı. Hep Şırnak’a gelip görmek istiyordum, sonunda geldim ve gördüm. Hamdolsun” dedi.
Cudi Dağı’na çıkmanın kendisi için tarifsiz bir duygu olduğunu ifade eden Meriç, "Buraya geldiğim için çok mutluyum. Hem bir şehit annesi olarak hem de oğlumun uğruna can verdiği bu toprakları gördüğüm için gurur duyuyorum" şeklinde konuştu.
1994 yılında Şırnak’ta şehit düşen Rahmi Sarıgül’ün eşi Ayşegül Sarıgül ise, "Burada eşini şehit vermiş bir eş olarak bulunuyorum. Şırnak’ı görmek istemiyordum, insanlardan nefret ediyordum. Ancak bu projeyle buraya geldim. Artık anneler ağlamasın, çocuklar yetim kalmasın, eşler eşsiz kalmasın, ocaklara ateş düşmesin diye bu davanın bir neferi olmak istiyorum" ifadelerini kullandı.
Eşinin şehit düştüğünde henüz genç olduklarını belirten Sarıgül, "Eşim 24 Haziran 1994’te şehit oldu. Ben 23 yaşındaydım, eşim ise 26 yaşındaydı. Samsun’a tayinimiz çıkmıştı, sadece 15 gün sonra yeni hayatımıza başlayacaktık. O günden sonra buranın adını dahi duymak istemedim" dedi.
Yıllar sonra ilk kez Şırnak’a geldiğini vurgulayan Sarıgül, yaşadığı değişimi "Duygu ve düşüncelerim tamamen değişti. Buradaki insanların kardeş olduğunu gördüm. Şehitler ölmez, vatan bölünmez" şeklinde anlattı.
Cudi Dağı’nın eteklerinde yükselen bu tanıklıklar, terörün geride bıraktığı acının dinmediğini bir kez daha gösterdi. Ancak aynı zamanda, acının içinden doğan kardeşlik iradesinin ve ortak geleceğe duyulan inancın da en güçlü ifadesi oldu.
Evlatlarını, eşlerini vatan uğruna toprağa veren aileler, Cudi’den tüm Türkiye’ye tek bir çağrıda bulundu: "Hiçbir anne evlat acısı yaşamasın, hiçbir çocuk yetim kalmasın, hiçbir yuvaya ateş düşmesin. Şehitsiz ve gazisiz bir Türkiye için omuz omuza yürümeye devam edeceğiz."