İstanbul'da 53 yaşındaki İbrahim Çay, bir süre önce yaşadığı rahatsızlıklar nedeniyle doktora başvurdu. Yapılan tetkiklerde karaciğerinde sorun olduğu tespit edilen Çay, tedavi sürecinin ardından karaciğer nakline ihtiyaç duydu. Medical Park Göztepe Hastanesi Organ Nakli Direktörü Prof. Dr. Deniz Balcı'nın ekibi, hastayı Ulusal Organ Nakli Bekleme Listesi’ne alarak canlı verici arayışına başladı. Kardeşi Mustafa Çay'ın yapılan tahliller sonrasında uygun olduğu belirlendi, ancak ağabeyinin kilosu nedeniyle yeterli olamayacağı ifade edildi. Bunun üzerine hastanın kuzeni 38 yaşındaki Ömür Kepenek’ten de tahlil yapıldı ve onun da verici olabileceği anlaşıldı. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra 17 Şubat’ta yapılan ameliyat yaklaşık 17 saat sürdü ve başarıyla tamamlandı. Hem aile hem de sağlık ekibi büyük bir mutluluk yaşadı. Prof. Dr. Deniz Balcı, bu tür nakillerin nadir olduğunu belirtti ve süreci detaylandırdı.
İbrahim Çay'ın Zorlu Süreci
53 yaşındaki İbrahim Çay, yaşadığı zorlu süreci şöyle anlattı: "Mide yanması nedeniyle hastaneye gittiğimde, karaciğerimde sorun olduğunu öğrendim. 4 ay boyunca tedavi gördüm, ancak tedavilere yanıt vermeyince nakil kararı alındı. Ailemdeki tek donör kardeşimdi ama onun karaciğeri de yeterli değildi. Durumum kötüleşti ve Deniz Hocam ile görüşmelerimiz devam etti. Halamın oğlu ve kardeşimden karaciğer alındı. Tek kişinin karaciğeri yetmedi ve alternatif bir teknik uygulanacağı belirtildi. Ameliyatım şubat ayının 17’sinde gerçekleşti, şu ana kadar bir sorunum yok. Organ bağışı konusunda herkesin dikkat etmesi gerekiyor. Karaciğer, kendini yenileyen bir organ. Bu süreçten sonra ailem organ bağışında bulundu. Şu an mutluyum, yeniden hayata döndüm, çok zor bir süreçti." dedi.
Prof. Dr. Deniz Balcı'nın Açıklamaları
Prof. Dr. Deniz Balcı, "Hastamızda ileri derece karaciğer yetmezliği vardı ve nakil artık gerekliydi" diyerek sözlerine başladı. "Organ nakli listesine kendisini yazacağımızı ama ülkemizde organ bağışının yetersiz olduğunu vurguladık. Geçen süre zarfında verici adayları ile görüşmeler yaptık ama hastalığı ilerledi. Hastamızın durumu ağırlaştı ve başka bir şehirde yoğun bakımda yattığı bilgisini aldık. Merkezimize bir an önce transfer edilmesi için harekete geçtik. Tek bir vericiden karaciğer nakli mümkün olmadı. Bu nedenle iki canlı vericiden karaciğer nakli planladık. Karaciğer naklinde en önemli faktör hastanın kilosu ve karaciğer yetmezliğinin derecesidir." ifadelerini kullandı.
Nadir Bir Prosedür
Prof. Dr. Balcı, "Organ bağışından karaciğer gelmeyince iki ayrı kişiden alarak karaciğeri tamamladık" dedi. "Bu prosedürler dünyada çok nadir uygulanıyor ve biz de ilk defa bu şekilde ağır bir hastada gerçekleştirdik. Kardeşi ve kuzeni gönüllü oldular. Bir tanesinden sağ lobunu, diğerinden sol lobunu alarak ameliyatı gerçekleştirdik. Ameliyat yaklaşık 16-17 saat sürdü ve 8 kişilik bir cerrahi ekip tarafından yapıldı. Yoğun bakım ekibi günlerce süren bir mesai harcadı. Kontrollerde her iki karaciğerin uyumlu çalıştığını görüyoruz. Bu tür ameliyatların yapılması, organ bağışının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor." dedi.
Organ Bağışının Önemi
Mustafa Çay, ağabeyine donör olduğunu ve sürecin nasıl geliştiğini anlattı: "Ağabeyimin mide ağrısı ile başlayan süreci, 4 aylık bir süreçte karaciğer sirozu teşhisi ile devam etti. Kan grubum uyuyordu ama benim karaciğerim de yetmedi. Halamızın oğlu ile birlikte donör olarak nakil gerçekleşti. Şu an bir sorun yok. Bir can kurtarmak, yaşanan acıları unutturuyor. Toplumun organ nakli konusunda duyarlı olması gerekiyor." dedi.
Ömür Kepenek ise "İbrahim ağabeyin rahatsızlığını duyduktan sonra uyumlu olup olmadığımı öğrenmek için tahlil yaptırdım. İkimizin karaciğerinden nakil yapıldı. 3’ümüz de şimdi daha iyiyiz. Organ nakli konusunda tereddüt etmemeliyiz." şeklinde konuştu.
