Ayvacık ilçesine bağlı 20 haneli Söğütlü köyünde yaşayan Hakime Pala Gürel, çocukluğundan beri dinlediği masal ve hikayeleri resimlerine aktarıyor. Okuma ve yazma bilmeyen Gürel, hayvan yetiştiriciliği yaparak geçimini sağlıyor. Çizdiği resimlerle dostluk kuran Gürel, 15 yıl önce eline aldığı kalem ve boyalarla hayatında gördüklerini tuvale yansıtıyor. Çocukken dinlediği masalların da resimlerine yansıdığı bu eserler, ziyaretçileri duygulandırıyor.
Resim tutkusu, umreden döndükten sonra başlamış. Gürel, “Umreye gidince Kabe’ye aşık oldum ve oradan döndükten sonra çizim yapmaya başladım. İlk resmim Kabe oldu” diyor. İstanbul’u ziyaret ettikten sonra, gördüğü camileri de resmetmeye başlayan Gürel, farklı yüzeylere çizim yapmayı tercih ediyor. Kağıt, karton, taş ve ağaç kabukları gibi malzemeleri kullanarak eserlerini oluşturuyor.
Resim yapmanın kendisi için bir tutku haline geldiğini ifade eden Gürel, “Resim çizmeyi çok sevdiğim için evimi müze gibi yaptım. Annem vefat ettikten sonra, evimin bir bölümünü resimlerle doldurdum. İsteyen gelip görebilir” diyor. Duygularını da resimle ifade eden Gürel, “Üzüntü ve sevinç anlarımda mutlaka resim yaparım. Doğayı, hayvanları ve meyveleri inceleyerek gördüğüm her şeyi resmediyorum. Yaptığım resimlerin her birinin bir hikayesi var” şeklinde sözlerini sürdürüyor.
Çizimlerine ilgi gösteren ziyaretçileri olduğunu belirten Gürel, bazen resimlerini de sattığını ifade ediyor. Resim yapma sevgisinin hayatındaki en önemli unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Gürel, bu tutkusunu sürdürmeye devam ediyor.