Oğlunun tedavi sürecinin başladığını belirten Hasan Arslan, "Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gördü. İyi bir tedavi almak için araştırmalar yaptık. Kahramanmaraş Valisi’nin eşi de bu süreçte yardımcı oldu. Etlik Şehir Hastanesi'ne götürülmesi kararlaştırıldı. Amacımız, çocuğumuzun sağlıklı bir şekilde Kahramanmaraş’a dönmesi. Şu anda, çocuğumuz gözlerini açıyor ama bilinci yeterince açık değil. Kahramanmaraş’tan ambulans uçakla Ankara'ya dünden itibaren getirdik. Devletimize teşekkür ediyoruz" dedi.
Doktorların Kararları Bekleniyor
Hastanedeki tedavi sürecinin devam ettiğini vurgulayan Arslan, "Doktorlar süreci yönetiyorlar. Biz de ne olacağını bekliyoruz. Doktorlarımızın vereceği kararlara göre hareket edeceğiz" şeklinde konuştu. Arslan, olay sonrası hayatta kalan diğer bir çocuğun da kendileriyle iletişim kurduğunu belirterek, "Osman Tunahan Bakacak burada. Onun babasıyla görüşüyoruz. O da bizim çocuğumuzu karşıladı, Allah razı olsun. Olaydan sonra tanıştık, arkadaş gibi olduk" ifadelerini kullandı.Hasan Arslan, vefat eden öğretmen ve öğrencilere rahmet dileyerek, diğer çocukların sağlığına kavuşmasını temenni etti. Kendi çocuğunun da sağlık durumunun iyileşmesini hayal ederek gözyaşları döktü. Oğlunun bilincinin kapalı olduğunu ve gözlerini açıp kapattığını hatırlatan Arslan, doktorların bir kurul oluşturarak ne yapacaklarına karar vereceklerini sözlerine ekledi.
59 Gün Hastane Süreci
Olay günü yaşananları anlatan Hasan Arslan, "Öğrendiğimizde beynimizden vurulmuşa döndük. Çocuğumuz nasıl kafasına darbe aldı, biz de aynı şekilde hissettik. 59 gün oldu, evimize hala girmedik. 15 Nisan'dan bu yana hastane hastane dolaşıyoruz. Sadece çocuğumuzun elini tutmak, onu görmek bile bizi mutlu ediyor" dedi.Okul Güvenli Bir Yerdi
Karne döneminin geldiğini ve oğlunun derslerinin iyi olduğunu dile getiren Arslan, "Çocuğum sadece matematik dersi için okula gitmişti. Normalde o gün okul yokmuş, ama çocuklar yarısı gitmiş. O gün çocuğum annesine ‘gitmeyeyim anne’ demiş ama annesi ‘oğlum git, matematik dersi var’ demiş. Çocuk matematik dersini çok seviyordu. Okulu da çok seviyordu. Okul, en güvendiğimiz yerdi" diye konuştu.