Adana’nın Seyhan ilçesinde, Temmuz 2025'te yaşanan bir kavga sonrasında bıçaklama olayında taraflar birbirlerini suçlamaya devam ediyor. Edinilen bilgilere göre, motosikletle ilerleyen K.K. (17) ile Yunus A. arasında başlayan tartışma kısa sürede büyüyerek kargaşaya dönüştü. Tartışmaya katılan diğer kişiler arasında Yunus Ş. ve tarafların akrabaları da bulunuyordu. Olayın karmaşası sırasında, Yunus A.’nın kardeşi Mahsum A., karşı tarafın ağabeyi Mustafa Ş.’yi (31) karnından bıçakladı. Yaralıya müdahale etmeye çalışan bir kadının yardımıyla olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Mustafa Ş., üç ameliyatın ardından hayatta kalmayı başardı.
Olay sonrası Mahsum A. serbest bırakılırken, bıçaklama olayının kayınbiraderi K.K. tarafından üstlenildiği iddia edildi. Tutuklanan K.K., mahkeme ifadesinde suçu kabul etmediğini ve baskı altında ifade verdiğini öne sürdü. Bu gelişme sonrasında K.K. tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Ayrıca, olayın ardından Mahsum A.’nın evi kundaklandı. Taraflar arasında yaşanan husumet giderek büyürken, Mahsum A.’nın polis koruması altında Diyarbakır’a gittiği öne sürüldü. Olayla ilgili olarak karşı tarafın "kan parası" olarak 100 deve istemesi dikkat çeken detaylar arasında yer aldı.
2017 yılında PKK terör örgütü tarafından Diyarbakır’da şehit edilen Mehmet Devren A.’nın kardeşleri Yunus A. ve Mahsum A., trafikte tartıştıkları kişilerin kendilerine musallat olduklarını belirterek zor günler geçirdiklerini ifade etti. Olayın diğer tarafı olan Mustafa Ş. ve kardeşi Yunus Ş. ise iddiaları reddederek kendilerinin mağdur olduğunu öne sürdüler. Mustafa Ş. ve Yunus Ş., kan parası talep etmediklerini ve Mahsum A.’nın evini kundaklamadıklarını da vurguladı.
Bıçaklanan Mustafa Ş., olayı şöyle anlattı: "Ben kardeşimi kurtarmak için gittiğimde bana da saldırdılar. Mahsum beni karnımdan bıçakladı. Yere düştüğümde darbetmeye devam ettiler. Sokaktaki insanlar bana yardım etmeye çalışırken, ‘Müdahale etmeyin, bırakın, ölsün’ dediler. Mahsum, kayınbiraderinin suçu üstlenmesini istedi. Bizim kundaklama olayıyla hiçbir alakamız yok. Ben o sırada yoğun bakımdaydım ve ailem yanımdaydı. Kardeşim ise elektronik kelepçeyle evdeydi. Kesinlikle kan parası istemedik. Olayın kapanmasını ve iftiraların son bulmasını istiyoruz" dedi.
Karıştığı kavga nedeniyle ev hapsi cezasına çarptırılan Yunus Ş. ise, "Mahalleden bir arkadaşım işten dönerken bu kişiler tarafından tehdit edildi. Dayak yiyince benden yardım istedi. Konuşmak için yanlarına gittiğimizde bana saldırdılar. Ağabeyim olayı duyup geldiğinde onu da dövüp bıçakladılar. Suçlu olmadığım halde bana ev hapsi cezası verildi. Ayağımda elektronik kelepçe var. Artık hayatımın normale dönmesini istiyorum" şeklinde konuştu.
