Uzman Prof. Sızmaz, hastalığın başlangıçta genellikle sessiz ilerlediğini belirtti. "İlk evrede hastalar herhangi bir şikayet hissetmeyebilir. Bu nedenle hastalık çoğunlukla rutin göz muayenelerinde tespit edilir. Ancak ilerleyen dönemlerde cisimlerin şeklini bozuk görme, düz çizgileri eğri veya kırık algılama gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Tedavi edilmediği takdirde merkezi görmede kalıcı kayıplar oluşabilir" ifadelerini kullandı.
Sigaradan Uzak Durmanın Önemi
Yaşa bağlı makula dejenerasyonunun en önemli risk faktörlerinin yaş, genetik yatkınlık ve sigara olduğunu vurgulayan Sızmaz, "Bu risk faktörleri arasında önlenebilir tek olanı sigaradır. Sigaradan uzak durulması, hastalığın gelişim riskini azaltmak açısından kritik bir öneme sahiptir" dedi.
Erken Tanı ile Görme Korunabilir
Hastalığın iki farklı formu bulunduğunu belirten uzman, "Kuru ve yaş tip olmak üzere iki formu vardır. Yaş tipte göz içine uygulanan ilaç tedavileriyle görme korunabilmektedir. Yeni geliştirilen ilaçlar sayesinde enjeksiyon aralıkları da uzamıştır. Kuru tipte ise antioksidan vitamin tedavileriyle hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir" şeklinde konuştu.
Göz Muayenesi İhmal Edilmemeli
Risk grubundaki bireylerin düzenli göz kontrollerini yaptırmaları gerektiğini hatırlatan Sızmaz, "Yeşil yapraklı sebzeler, omega-3 yönünden zengin balıklar ve antioksidan içeren gıdalar, göz sağlığını destekler. Günümüzde erken tanı ve uygun tedavi sayesinde yaşa bağlı makula dejenerasyonu, önlenebilir görme kaybı nedenleri arasında yer almaktadır" dedi.